...................
...................
GEÇMİŞ, YÜZÜMÜZÜ KIZARTIYOR ŞİMDİ
Şener Levent
Güneş, 3 Ocak 1991
                         
...................
 
...................

Türkiye'de 'Benim Dağıstanım' adlı kitabıyla tanınan Dağıstanlı ozan Hamzatov prestroikayı değerlendiriyor:

MOSKOVA- Türk okuyucusunun daha çok "Benim Dağıstan'ım" isimli yapıtı ile tanıdığı Dağıstanlı ünlü ozan Resul Hamzatov, perestroikayı değerlendirirken, "Gorbaçov iyi insan, en azından onu eleştirebiliyoruz" diyor. Perestroikanın bugünkü zor koşullarını geçmişin kötü mirasına bağlayan Hamzatov, "Bizi yükseklere çıkaran asansör bozuk, esaslı tamir istiyor" şeklindeki sözleriyle açıklıyor duygularını.

Resul Hamzatov, yerli basında yer alan söyleşisinde, şimdilerde iş üretmekten çok laf üretildiğinden, durmadan toplantı yapıldığından da yakınarak şöyle diyor:

"Gerçeği konuşuyoruz"

'Biz ağır bir hastaya reçeteler yazıyoruz... Eczanelerde ise ilaç yok. Bundan yakınanları da 'azıcık bekleyin mutlaka olacak' diye teselli ediyoruz. Oysa bu ilacı önce bulmak ve reçeteyi de sonra yazmak gerekmez mi? Eskiden durum şuydu: Bir kişi konuşur, bin kişi çalışırdı. Şimdi ise binlerce akıllı kafa çıktı ortaya ve çalışacak kimsede kalmadı. Ama yine de seviniyorum buna. Hiç bir şeyden korkmadan artık gerçeği konuşuyoruz. Gorbaçov'un sayesinde..."

Gorbaçov'un hem anlaşılır, hem anlaşılmaz olduğunu söyleyen Hamzatov’un Sovyet lideri ile ilgili değerlendirmeleri de şöyle:

'Çok şeyler istiyor, ama iyi niyetli tasarılarını filizlendirmeye toprak her zaman hazır değil. Acele etmiyor ve doğrusu da bu. Acele ırmak denize ulaşmaz. Durup dinlenmeden çalışıyor. Tüm bunları nasıl yetiştirebildiğine doğrusu şaşıyorum. Şu anda aynı değerde başka bir cumhurbaşkanı adayımız yok. Gorbaçov tarihe geçecek. Eğer Yeltsin ile de ortak bir dil bulabilseydi, ülke için daha iyi olurdu, ama en azından hakkında böyle rahat konuşabilmemiz bile, onun iyi bir insan olduğunu göstermeye yeter."
Adı tıpkı Cengiz Aytmatov gibi hiçbir zaman "rejim muhalifi" ne çıkmamış olan ve döneminin hiçbir iktidarını eleştirmeyen, bazı aydınlar ve yazarlar ülkede sürekli kovuşturulurken her zaman ödüllendirilen, Brejnev dönemini parlamento çatısı altında geçiren Resul Hamzatov’un bir yakınması da şimdi "aşın" eleştiriler... "Zaman zaman haklı olabilirler belki, ama genellikle düşüncenin dar kalıpları içinde görünüyorlar" diyor ve şunları ekliyor:

"Birden herkes büyük bir eleştirmen kesildi. Bunda bir kötülük yok, ama yalnız eleştirmek için eleştirmek doğru değil. Hiçbirşeyi ayırmadan ne varsa yadsıyorlar, iş nereye vardı bakın. Büyük Ekim Devrimi'ni ve İkinci Dünya Savaşı zaferimizi bile karalıyorlar, çamur atıyorlar. Gorki ve Mayakovski için söylemedikleri kalmadı. Fadeyev'i birden katil ilan ettiler. Büyük ozan Nikolay Tihonov'un Leningrad'daki evinin anı tahtası saldırıya uğradı. Benim yurdumda (Dağıstan'da) kan davası doğal bir yasaydı bir vakitler. Ancak dağlılar bile bunun vahşetini ve akıldışılığını anladı. Oysa şu uygar ülkede herkes geçmişle kan davası gütmekte. Herkes birbirinden intikam almaya çalışmakta. Stalin Lenin'den, Kruşçev Stalin'den, Brejnev Kruşçev'den...

Geçmişin hesabını iyilikle, dostlukla, sevgiyle ve güvenle vermeli. Geçmiş, yüzümüzü kızartıyor şimdi. Gelecekte de bugün için mi kızaracak yüzümüz? Örneğin, dostluk kavramı geçmişte sahteydi, diyorlar. Yalan. Gerçek bir dostluk vardı o zamanlar. Ve ulusal anlaşmazlıklardaki birçok güçlükler de bu dostluk sayesinde aşılırdı. Ya şimdi öyle mi? Nerede gök gürlese dolu yağıyor Rusya'ya. Soğuk olmayan yerler bile Sibirya karı ile örtülüyor. Sanki tüm felaketlerin sorumlusu Rusya. Anlaşmazlık bölgelerindeki sorunları çözmek için Moskova'dan adamlar gönderilmemeli. Her halka güvenmek gerekir. Ve en önemlisi şu: Hepimiz hatalarımızı zamanında görmeye alışmalıyız. Gelecekte bunun ağır bedelini ödememek için. Yolda at ve arabacı değiştirilmez sözü ne kadar doğruysa bu da öyledir. Her şeyden önce yolu düzeltmek gerekir."