...................
...................

ADİGEYLİ ÖĞRENCİLERDEN KAN BAĞIŞI
Jaç’emıkho Aminet
Adige Mak
, 21.03.2008

Çeviri: HAPİ Cevdet Yıldız

                         
 
...................
...................
AC Devlet Başkanı, temel besin maddeleri fiyatlarının yükselmemesi ve sabit tutulabilmeleri amacıyla geçen yıl bir kararname (ukaz) yayınlamıştı, halen de yürürlükte bu kararname. Buna göre önemli besin ürünlerine yüzde 10’u aşan bir zam yapılmayacaktı. Kararnameye genellikle uyulduğu yetkililerce dile getiriliyor. Bu sözleri doğruluk payını kent pazarında da soruşturalım dedik, fiyatları araştırdık.

Pazar yerinde kemiksiz etler hazırlanmış, raflara dizilmiş. Etin kilosu 130 Ruble’den başlıyor, 180-200 Ruble’ye kadar çıkıyor. Kaynatmaya ve et suyu elde etmeye yarayan etli kemik fiyatı 30 ile 50 Ruble.

Pazardaki etler sahipleri tarafından kesilmiş hayvanlara ait değil, satın alınıp yeniden satılan etler. Eti kilo başına 105 ile 110 Ruble arasında kendilerinin aldıklarını söylüyorlar satıcılar. Yüzde 10 zam ilavesiyle etin 120-125 Ruble’ye satılması gerekiyor. Alıcı ya da tüketici böyle olsun istiyor.

Satıcı ise nakliye kesim ve temizleme parası gibi ilave girdilerden söz ediyor. Bu durumda çıplak bir yüzde 10 zam kurtarmıyor.

Maykop “Kent Pazarları” Genel Müdürü Mıhamet TULPER de pazar esnafını haklı buluyor ve şu açıklamada bulunuyor: Gıda maddeleri alıp satan aracı esnaf, sanılanın aksine kazanamıyor. Ben kendim deneme amacıyla pazarda et sattırdım, bir şey kazanamadım. Etin pahalı olmasının nedeni esnaf olamaz.

Fiyatı malın sahibi belirler. Üst kararla (narh sistemi ile) fiyatlar belirlenemez. Pazar koşullarında adil bir satıcı-alıcı ilişkisi çözüm olur deniyor. Olabilir mi?

Şimdi süt ürünlerine ayrılmış raflara bakıyoruz. Süt, peynir ve tereyağı bol. Sanki anlaşmışlar gibi teneke peynirinin kilosu her yerde 150 Ruble. Bunları daha ucuz fiyattan köylüden alıyoruz diyor esnaf. Peki, bunları kendi üretip satanlar ne durumda? Hepsi sözbirliği etmiş gibi, fiyatlar aynı, iyi peynir 150-160 Ruble, kaliteli peynirse 220 Ruble.

Tavuk eti de pahalı. Katkısız, doğal yoldan beslenmiş tavuk yok gibi, yine de fiyat değişmiyor. Tavuk eti 130 Ruble ama 150-180-200 Ruble’ye kadar satanlar da var. Hindi de satılıyor ama en ucuzu 1.000 Ruble. Yumurta da ucuz değil, 10 yumurta için 32 ile 40 Ruble arası para isteniyor.
Meyve ve sebze ise el yakıyor. Kış boyunca fiyatlar zaten düşmez. Fiyat indirimi de olmuyor.

Patatesin kilosu 18-20 Ruble, havuç 20-30, soğan 16-20 Ruble, ayçiçeği yağının litresi 53 ile 60 Ruble arasında değişiyor. Fiyatlar hayli artmış. Elma 35 Rubleden başlıyor, armut ve üzüm ise daha da pahalı. Sera çıkışlı domates ve salatalık fiyatı 55-75 Ruble arası.

Gıda maddeleri fiyatları durmadan artıyor. Aylık gelirler ise 3 bin ile 4bin Ruble (yaklaşık 40 ile 50 dolar) arasında değişiyor, fiyatlar ağır geliyor ve herkes yakınıyor. Bu yıl geçtiğimiz Şubat ayında maaşlara yüzde 14 zam yapıldı ama ocak ayında elektrik ve diğer hizmetle yapılan yüzde 40 zam her şeyi alıp götürdü.

Fiyat artışı ve geçim derdi yerel yöneticileri ve belediyeleri aşan bir sorun. Çözüm RF Merkezi Yönetimi’ne kalmış bir şey.