...................
...................
İHANET NEDİR
Zülfü Livaneli
Vatan gazetesi, 01 04 2006
                         
...................
...................

Bildiğiniz gibi, ben ''vatan haini" gibi sert nitelemeleri gelişi güzel kullanmam.

Çünkü bu kavramlar genellikle siyasete göre belirlenir ve iktidarı elinde tutan gücün, karşıtlarını suçlaması için kullandığı bir silaha dönüşür. Bir zamanlar Gazi Mustafa Kemal'in bile İstanbul hükümeti tarafından "vatan haini" ilan edildiğini, Kurtuluş Savaşımızı destanlaştıran Nazım Hikmet'e bile bu damganın vurulduğunu hatırlayınca tereddüt etmemiz doğaldır.

Ancak bugün kuralımı bozacağım ve bazı kişileri vatana ihanetle suçlayacağım.

Bunlar kimler mi?

Tahrikçiler.

Hangi konumda olursa olsun; Türkiye'nin şu zor günlerinde insanları şiddete davet eden herkes "vatan haini"dir.

Çünkü "tahrik" kan dökülmesi anlamına geliyor.

Bu ülkenin yurttaşlarının acı içinde kıvranması sonucunu doğuruyor.

Ve giderek hepimizi önce manevi sonra da maddi bir iç savaş tehlikesine doğru sürüklüyor.

Siyasetçiler ister iktidarda ister muhalefette olsun; hiçbir kin ve nefret çağrısı yapmadan, insanları sağduyuya davet etmelidir.

(Milliyetçi kesimlere ne pahasına olursa olsun sokağa inmeme çağrısı yapan Devlet Bahçeli yi örnek almak gerekiyor.)

Basın mensupları kesinlikle yangına körükle gitmemeli ve yatıştırıcı yayın yapmalı.

Öyle günlerden geçiyoruz ki hangi kesime, hangi görüşe mensup olursa olsun herkes, ağzından çıkacak sözlerin kana ve kurşuna dönüşebileceğini hesap etmeli.

Eğer toplum düzeyinde bir Türk-Kürt ayrımı çıkarsa, zihniyetlerdeki bu ayrım bir cam çatlağı gibi giderek büyür ve tahmin edilemeyecek noktalara ulaşır.

Bunun anlamı ülkenin temeline dinamit konması demektir.

İstanbul'da, Ankara'da rahat ofislerde oturup güvenlik güçlerine "Ne duruyorsunuz, asın vurun kırın öldürün!" çağrıları yapmak ya da yurt dışından halkı yeni eylemlere kışkırtmak kolaydır ama sorumsuz bir davranıştır.

Ülkenin temel çıkarlarıyla bağdaşmaz.

Bu ülkenin bölünmesini, kardeş kavgası içine ve bir kaos ortamına sürüklenmesini istemeyen herkes bugünlerde hayatının en sorumlu ve ciddi davranışlarını sergilemeli.

Burası bizim evimiz ve biz bu evde bir cehennem yaratılmasını istemiyoruz.