...................
...................
RUS DEMİRYOLLARI VE EMPATİ

Abdülhamit Bilici
Zaman,  07.06.2006

a.bilici@zaman.com.tr

                         
...................
...................

Moskova’da insanlarla konuştukça ve ülke hakkında bilgi edindikçe, Rusya hakkında konuşurken çok dikkatli olmak gerektiğine karar verdim.

Bu itirafın, Rusya’nın çok konuşulan otoriter yapısı ya da bugün Kremlin’de KGB kökenli bir devlet başkanının oturuyor olmasıyla hiç ilgisi yok. Özellikle, tarihteki ilişkiler nedeniyle bizim gibi belli önyargılara sahip olanların, Rusya hakkında konuşurken, bu ülke ve toplum hakkında hüküm verirken daha da fazla dikkatli olması gerekiyor.

Belki inanmayacaksınız, ama dünya medya zirvesi için bulunduğumuz Moskova’da, bu dersi Rus demiryolları şirketinin bir yetkilisi ile konuşurken çıkardım. Tabii bu şirketin halkla ilişkiler biriminde çalışan nazik Rus vatandaşı, bunun farkında olmadı. Ama anlattıkları, gerçekten Rusya’nın başlı başına orijinal bir vakıa olduğunu gösteriyordu. Mesela Rus Demiryolları’nın kaç çalışanı olduğu konusunda siz olsanız nasıl bir tahminde bulunursunuz? 50 bin, 100 bin, 200 bin, 500 bin...

Eğer bu rakamlardan birini tahmin etti iseniz yanıldınız; çünkü Rus demiryollarının çalışan sayısı tam olarak 1,3 milyon. Evet yanlış okumadınız, 1 milyon 300 bin. Son rakamı bilmiyorum; ama neredeyse Türkiye’deki toplam memur sayısına yakın muazzam bir büyüklük. Bu dev şirketin yılda ne kadar yolcu taşıdığı konusunda ne dersiniz? Evet Rus Demiryolları yılda 1,3 milyar yolcu, 1,3 milyar ton da yük taşıyor. Evet yine yanlış okumadınız. Küçük bir karşılaştırma açısından, buraya, Türk Demiryolları’nın (TCDD) yılda 15 milyon tondan az yük taşıdığını not edeyim. TCDD’nin yolcu sayısını neden vermediğimi sormayın, kurumun internet sitesindeki bilgiler o kadar karışık ve detaylı ki bu basit bilgiyi bulamadım. Ama öyle anlaşılıyor ki, şehirler arası taşınan yolcu sayısı 2005 için 6 milyondan az görünüyor.

Şirket yüzde yüz devlete ait ve bana aktarıldığına göre yolcu taşıma hizmetinde zarar ediyor; ancak yük taşımadaki kârıyla bunu kapatıyor. Dünyada Çin Demiryolları’ndan sonra en çok çalışana sahip şirket. Rusya’nın kârlılık açısından 4. büyük şirketi. 2004 kârı 2,7 milyar dolar. Şirketin internet sitesinde işçi işveren ilişkilerinin mükemmel olduğu kaydı düşülmüş. Çalışanları şimdiye kadar hiç greve gitmemiş. Son bir bilgiyi daha paylaşayım: 85 bin km uzunluğuyla ABD’yi izleyen şirket, Rusya’nın 11 saat diliminde hizmet veriyor.

Dudakları uçuklatan bu bilgileri, Rus Demiryolları’nın halkla ilişkiler faaliyetine katkıda bulunmak için paylaşmıyorum. Sadece Rusya deyince bir kez daha düşünmek gerektiğini hatırlatmaya çalışıyorum. Rusya’nın ünlü romancıları, şairleri, bestecileri ve bilim adamlarıyla dünyaya yaptığı katkıyı da bu büyüklüklere eklerseniz karşınıza bambaşka bir tablo çıkıyor. Bu büyüklükten baktıkça, Rusların içinden geçtikleri kriz ortamından ne kadar fazla psikolojik tahribata uğradıklarını, neden Batı’dan gelen acımasız eleştiriler karşısında çok sinirlendiklerini, kendilerini güçlü şekilde temsil eden Putin’e neden bu kadar büyük sempati beslediklerini çok daha iyi anlıyorsunuz.

Hadiseye bu açıdan bakınca, pazartesi günü, büyük Rus çarlarının, kudretli Sovyet liderlerinin otağı olan Kremlin’de 53 yaşındaki genç Rus lider Putin’e, Batılı meslektaşımızın medya ve özgürlükler konusunda yaptığı ağır eleştirileri de bir daha gözden geçirme gereği duyuyorsunuz. Rusya’nın hâlâ içinden çıkmaya çalıştığı bu kaos döneminde, bu ülke medyasının payına düşenleri bir sonraki yazıda ele alalım. Zaten burada dünya medya zirvesi için bulunuyoruz ve tren yollarından çok Rus medyası üzerinde durmamız gerekiyor. Ama şimdilik şu kadarını söylemekle yetineyim.

Bir ülke hakkında iyi ya da kötü şeyler yazmak o kadar kolay ki. Asıl zor olan, empati yapmak ve anlamaya çalışmak. Türkiye olarak hakkımızda yapılan, anlama gayretinden ve empatiden uzak değerlendirmeleri çok iyi biliyoruz. Öyle görünüyor ki, Batı’nın Rusya’ya üst perdeden yaptığı eleştiriler, bu ülkede Rus milliyetçiliğini yükseltmekten başka bir işe yaramıyor. Bir sinevizyon için seçilen karelerde, insanların ısrarla Rusça konuşma gayretlerinde bunun işaretlerini görmek mümkün. Kanaatim, yanlı/yanlış değerlendirmelerin kurbanı olmuş ve halen bunlarla mücadele eden Türkiye olarak, kuzey komşumuza empati ile bakmamızda sayısız fayda var.