...................
...................
MEMNUN OLDUM

Mahir Kaynak

Star Gazetesi, 14 Ekim 2006

                         
...................
 
...................
Fransa’nın anlamsız kanunu çıkarma süreci tepkiyle karşılandı ama ben bir beklentisi gerçekleşen insanların duyguları içindeyim. Eğer Batı’nın ülkemizi beğenip övgüyle söz etmesi kendinize güveninizi artırıyorsa, öneminizi ve değerinizi başkalarının takdiriyle anlıyorsanız üzülmeniz doğaldır. Benin için ne övgünün ne de yerginin anlamı yok. Gelecek için bir öngörüm var ve bu gerçekleştikçe kendime güvenim artıyor ve bundan mutluluk duyuyorum.  
 
‘Türkiye ne olacak?’  
 
Herkesin sorusu ‘Türkiye ne olacak’ biçimindeyken ben bunun anlamsız bir soru olduğunu ve her ülkenin kaderinin dünyanın içinde belirleneceğini ve bu gelecekte yerimizin ne olacağını düşünüyorum.  
 
Türkiye AB’nin bir güç odağı olacağını düşündü ve bizim yerimizi de onun içinde belirledi. Herkesin böyle düşündüğü bir ortamda eğer başka bir model gerçekleşir ve Avrupa dağılır, bölgemizde bizim etrafımızda bir yapı oluşursa bundan hiç kimse kendine övünme payı çıkaramaz ve bunu gerçekleştirdiğini iddia edemez. Ulusalcılar, içe kapanma modellerinin yeni oluşumu öngördüğünü söyleyemez.  
 
Solcuların, sol düşüncenin kapitalizm karşıtlığını yok sayıp, evrenselliği kapitalizmde araması, PKK ile mücadele ederek ülkeyi bölünmekten kurtardığını iddia edenlerin Kuzey Irak’taki oluşumu kabul edip ülkemizdeki uzantılarıyla birlikte hareket ederek terörü engellediğini söylemeleri ve kendilerini başarılı saymaları doğal mı?  
 
Gördüğümüz manzara bir savaşa katılıp kahramanca dövüşen, daha sonra komutanları ve onların stratejik kararlarını yok sayıp savaşı kendilerinin kazandığını anlatan askerleri hatırlatıyor. Olayın tümü hakkındaki ileri sürülenlerin hepsi yanlış ama ülkenin daha iyi bir konuma geldiği de yadsınamaz.  
 
Ermeni soykırım iddiasının Ermenilerle bir ilişkisi yok. Onlar sadece bir figüran olarak kullanılıyorlar. Bu Fransa’nın tavrıdır ve stratejik hesaplarının olmadığının kesin bir delilidir. Ortadoğu’da etkili olacağı bir ülke kalmamıştır ve en önemli kaleyi, yani Türkiye’yi, kendi kararlarıyla hem bir müttefik olmaktan çıkarmış hem de AB’den dışlamışlardır. Ülkemizdeki AB yandaşlarının çabaları bu durumu değiştiremeyecektir.  
 
Bu proje gerçekleşmeyecek  
 
Tavrımı AB karşıtlığı olarak algılamak yanlıştır. Bir şeyin olmayacağını söylemek ona karşı olmak anlamına gelmez ve ben sadece bu projenin gerçekleşmeyeceğini söylüyorum. Fransa’nın tavrı, Merkel’in asıl hedefinin ülkemizin imtiyazlı ortaklığı olmasına rağmen sırf ahde vefa nedeniyle üyeliğimize destek vereceğini söylemesi neyin olacağının önemli ipuçları.  
 
Türkiye’de söylem önemlidir ve herkes sözleriyle değerlendirilir. Eylemler ve onun sonuçlarıyla kimse ilgilenmez. Vardığınız yerin söylediklerinizin tam tersi olmasında hiçbir sakınca yoktur. Biz söyleriz başkaları hedefine ulaşır. İnsanların ne olduğunu sorarız ama yaptıkları ve bunların sonuçları bizi ilgilendirmez.