...................
...................
ACIMIZI KULLANAN ERMENİLERE ÇOK KIZIYORUM

Hrant Dink

Yeni Şafak Gazetesi, 17 Ekim 2006

                         
...................
 
...................
17 Ekim 2006 Tarihli Yeni Şafak Gazetesi’nde yer alan Hrant Dink röportajını dikkatle okuyup irdelemeyi yararlı buluyorum.  Bu, Ermeni sorununun bizim sorunumuzla bire-bir örtüştüğünü düşündüğüm anlamında alınmasın. Ben röportajı, Hrant Dink yaklaşımının anavatandakilerin yaklaşımını, dünya görüşünü, paradigmasını ve diaspora ile paradigma farklılığını anlamaya katkısı olabileceği yönünde değerlendirdim…

Bakalım siz nasıl değerlendireceksiniz?

Necdet Hatam

Not: İtalik olanları ben vurgulamak istedim.


Acımızı kullanan Ermenilere çok kızıyorum
 

Norveç Björnson Akademisinin 'ifade özgürlüğü' ödülünü alan gazeteci Hrant Dink, Fransa Parlamentosu'ndan çıkan ve soykırımı inkara ceza getiren yasaya tepkili. Ama asıl tepkisi, atalarının acısını 'pazarlayan' Ermenilere. 
 

FADİME ÖZKAN
Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa tasarısının Fransa Parlamentosunda kabulü aslında hiç de şaşırtıcı olmadı. Siyasi gözlemciler yasanın parlamentodan rahatlıkla geçeceğini epeydir söylüyorlardı. Sonuçta Fransa, sözde Ermeni soykırımını 2001 yılında tanımıştı. Lyon'da sık ziyaret edilen bir Ermeni anıtı vardı, Fransa Ermeni lobilerinin en güçlü olduğu Avrupa ülkesiydi ve Türkiye'nin AB üyeliğine hiç de sıcak bakmıyordu... Geçtiğimiz perşembe günü inkar yasası Parlamentosundan çıkan Fransa, Türkiye'de büyük tepkiye yol açtı açmasına ama tüm dünyayı da kendisine güldürdü. Özgürlüklerin beşiği olmakla övünen bir ülkenin temel bir özgürlüğün kullanılmasını cezalandırmaya kalkması haklı bir kınama ve aşağılamayı da, bu ayna da başka kimler var sorusunu da beraberinde getirdi.

'Türkiye'de 1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü' dediği için eleştirilen yazar Orhan Pamuk'un Nobel edebiyat ödülüne layık görüldüğünün açıklanmasıyla Türkiye aynı gün içinde büyük bir çalkalanma daha yaşadı. Verilen tepkiler içinde en dikkat çekici olanlardan biri de Ermeni gazeteci Hrant Dink'e aitti. Fransa'nın çıkardığı yasayı kınayan ve ifade özgürlüğü mücadelesi için Fransa'ya gidip yasayı ihlal edeceğini açıklayan Dink, Nobel edebiyat ödülünün ilk kez bir Türk yazara verilmesinden duyduğu mutluluğu, pek çok Türk'ün aksine coşkuyla ifade etti.

Dink de yeni bir ödülün sahibi aslında. Norveç Edebiyat ve İfade Özgürlüğü Akademisi olarak da bilinen Björnson Akedemisi bu yıl "Björnson Ödülü"nü Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'e vereceğini açıkladı.

Türkiye'yle ilişkilerinin bozulması pahasına Ermeni soykırımını inkara ceza getiren yasanın Fransa Parlamentosu'ndan çıkarılma amacı nedir? Fransa'nın Türkiye'nin AB üyeliğine nasıl baktığı biliniyor. Türkiye'yi köşeye sıkıştırıp aşırı tepkiler verilmesini sağlayarak, hem AB'de Türkiye sempatisini kırmak, hem de Türkiye içindeki AB karşıtlığını artırarak Türkiye'nin AB yolundan kendiliğinden çekilmesini sağlamak istenmiş olabilir mi?

Tespitlerinize katılıyorum. Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan Avrupalılar -ki içlerinde Ermeniler de var- Türkiye'nin bırakın AB'ye girmesini, değişmesini dahi istemiyorlar. Değişmediğini ortaya koymak için de ellerinden geleni yapıyorlar. Ermeni meselesi de kullandıkları araçlardan biri. Aynı çaba Türkiye'nin içinde de var. Onlar da Türkiye ne kadar kötü görünür diye çabalıyorlar. Bunlar birbirlerine karşılar ama birbirlerinden besleniyorlar.

Ermenistan'da yasaya sevinenler de var

Değişimin önünü kesmenin dışında başka bir amaç olabilir mi? Fransa da seçime gidiyor ve orada da milliyetçilik yükselişte?

Onun için ben bunu gayri ahlaki bir duruş olarak görüyorum ve Ermenilere de çok kızıyorum. Atalarımızın yaşadığı dramın nasıl böyle pervasızca, küçük siyasetlerin malzemesi olarak kullanılmasına izin verirler! Bu yükü halk olarak sırtımızda onurla taşımamız, kimsenin kullanmasına izin vermememiz lazım. İzin verdiğimizde iş, onu kullanan biz Ermenileriz noktasına geliyor ki bu beni çileden çıkartıyor!

Ermenistan'da inkar yasasına tepkiler nasıl?

Sevinenler de var ama maçta gol atmak gibi duygusal bir tepki bu. İnsanlar bunun maç olmadığını algılıyorlar artık. Eminim Ermenistan hükümeti de “Böyle bir yasaya gerek yoktu” diyebilecek noktada şu an. Ama 2007'de orada da seçim var ve her şeyi resmi beyanla söylemek mümkün değil.

Türkiyeli Ermeniler yasadan rahatsız

Türkiye'deki Ermeni toplumu nasıl baktı bu yasaya?

Biz bu ülkeyi rahatsız edecek şeylerden elbette rahatsızlık duyuyoruz. Artı bir rahatsızlığımız daha var. Biz farkındayız artık ve bu sorunun malzeme edilmesinden rahatsızız. İkincisi, biz bu sorunun Türkiye'de Türkler ve Ermeniler arasında diyalogla çözülmesini arzu edenleriz. Bu tür yasalar yüzünden diyalog zemininin zorlaştığını görüyoruz, üzülüyoruz.

Yasadan sonra yurt dışından çok gelip gideniniz oldu. Medya ne düşündüğünüzü merak ediyor. Size en çok neyi soruyorlar?

“Türkiye'nin öfkesi acaba içerideki azınlıklarına mı patlayacak” diye merak ediyorlar. Böyle bir ruh halimiz hiç yok. Biz Türkiye'nin öfkesinin doğru zeminlere kayacağını düşünüyoruz. Bu sorunu kullanan Batı, emperyal zihniyet. Biz birlikte yaşadığımız toplumun öfkesinin bize yönelebileceğini aklımızdan hiç geçirmedik. O açıdan siz de merak etmeyin, biz kaygılı mıyız değil miyiz diye. Hayır, asla! Bu konularda artık inisiyatif de alıyor, cesur ve ilkeli çıkışlar yapıyoruz. Tasarının görüşülmesinden önce ve sonra Türk Ermeni Patrikliği yasayı kınadı. Bireyler olarak tek tek bizler çıkıp karşı olduğumuzu söyledik.

Böyle bir yasa Ermenistan'da bile yok

Ermenistan'da buna benzer herhangi bir yasa var mı?

Türk basınında Ermenistan'da da böyle bir yasa kabul edildi diye bir iki haber çıktı ama yok böyle bir yasa. Kabul edilen o yasa, Türkiye'nin de nihayet geçen sene kabul ettiği uluslar arası soykırım sözleşmesiydi.

Böyle bir yasayı çıkartmaya niyetlenmesi Fransa'yı Ermenilerin gözünde 'cennet ülke' haline sokar mı? Cazibe merkezi olur ve göç alır mı mesela?

Fransa soykırımı 2001'de kabul etti . Türkiye'den Fransa'ya Ermeni göçü oldu mu ki! Türkiye'deki Ermenilerin ruh halini dışarıdakiler değil, içindekiler belirler. Türkiye'de de son üç haftadır -gerçi bunlar bizi kaçıracak şeyler değil ama yine de çok rahatsız etti- özellikle Baykal'ın, parti sözcülerinin vakıflar yasasıyla ilgili Meclis kürsüsünden söyledikleri çirkindi. Bizi yurttaş yerine koymayan, rehine yerine koyan tavırları çok yakışıksızdı.

Utanıyorum! Deveciyan kim ki beni kullanıyor?

Patrik Deveciyan'ın Fransa Parlamentosunda söyledikleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Deveciyan'ın 301'i hatırlatıp 'Türkiye kendine baksın' demesi benim için utanç vericiydi! Ben o maddeden yargılanıyorum, muhtemelen beni kastetti. İyi de, ben niye böyle bir şeyin malzemesi olayım ki! Kim ki o adam beni kullansın? Bu bana utanç verdi. Ama benim devletime de utanç versin canım. Ben de tavrımı koydum: Beni kullanamazsınız. Ben ifade özgürlüğümü kullandığım, soykırım var dediğim için bu ülkede yargılanıyorum. Ama o yasaya karşı çıkmak için Fransa'ya gelir, gereken suçu işlerim, dedim. İlkeli durmak lazım. Bizim bazı aklı evvellerimiz de çıktı ya hani, “Gideriz Fransa'ya ifadeyi engelleyen yasaya karşı çıkarız” diyen. İyi! Biraz da buradakine karşı çıkın bakalım! Hırant Dink'in davasını destekleyin de, 301'le mücadele siz de edin!

Bırakın Fransa'yla Avrupa uğraşsın

Türkiye inkar yasasının önüne geçmek için nasıl bir strateji izlemeli sizce?

Türkiye bunu Avrupa'nın sorunu haline dönüştürmeli. Fransa'ya AB baskı yapmalı. Sonuçta ifade özgürlüğü bu. Ama AB ülkelerinin de Türkiye'yi bu konuda ciddiye alabilmesi için -mağdurlarından biriyim ve kendi adıma bir şey istiyorsam namerdim ama- önce kendi evini temizlemesi lazım. 301'i kaldırmalı ki AB görsün, utansın.

Yasayı engelleme konusunda Türkiye'yi zora sokan bu mu oldu?

Bunlar Türkiye'nin söylemini güçsüzleştirdi ama temel neden başka. Türkiye'nin soykırım konusunda dünya arenasındaki sert tavrı önemli bir nedendi. Özellikle geçen yıl, 90. yılın anılıyor oluşu ve anma sırasında mesela Lyon'daki Ermeni Anıtına saldırı, Berlin'deki Türk yürüyüşündeki 'yakarız Paris'i, yakarız Avrupa'yı' şeklindeki o çok sert söylemler oradakileri rahatsız etti. Bunlar Türkiye'de günlük laflar ama onların dünyasında yok böyle şeyler. Endişelendirdi tabi onları.

Bu tutum, diasporanın tezini doğruladı, yasayı çıkarttırdı yani?

Farklı düşünenler var ama diaspora için koz oldu bu. Meclisin İngiltere Parlamentosu'na mavi kitaba karşı mektup yazmak gibi akıl dışı şeyleri oldu. Parlamento bu kadar gayri ciddi bir şeye nasıl alet oluyor? İngiltere'den yanıt geldi mektuba ama açıklanamıyor bakın. Komik düşüldü çünkü. İşin aklın ve empatinin değil, sertliğin ve duyguların eline teslim edilmesi iyi sonuç doğurmadı, yasayı doğurdu.

Türkiye bunu tersinden kazanıma dönüştüremez mi?

Türkiye kendini dış dünyada anlatma da mevzi kazandı. Düne kadar dünya Ermenileri haklı ve mağdur görüyordu. Şimdi yasakla birlikte Türkiye'yi mağdur görecektir. Ve Türkiye de bunu kullanacaktır zaten. Bu yüzden Ermeniler kendi ayaklarına kurşun sıktı. Evrensel bir sorumluluğu yerine getirirken evrensel bir hakkı ona kurban edemezsiniz. Fransa'da yapılan budur. Ayrıca bu yasa Türkiye'yi ve Ermenistan'ı yönetenlerde zihniyet değişikliğine yol açabilir. Batı bu sorunu çözmüyor, kullanıyor. Artık aramızda bir şeyler yapmalıyız galiba, demeye başlayabilirler.

Orhan Pamuk ne dedi ki!

Nobel'in Orhan Pamuk'un yazarlığına değil de 'Bu topraklarda 1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü' sözüne verildiği yorumlarına ne diyorsunuz?

Ermeni sorununda nice insanlar çok önemli laflar etmiştir. Orhan'ın söylediği önemli, işitilmemiş bir laf değildir. Ödülün ona verilmesine çok sevindim. Onun edebiyatı bu toprağın ona verdiği ilhamdır.

Ermenistan Ermenileri bekliyor zaten

'Ermeni soykırım yalanlarının cezalandırılması' ile 'Fransa'nın Cezayir'de soykırım yaptığının inkarını suç sayma' yasa teklifleri Meclis Adalet Komisyonunda. Bu girişimlere ne diyorsunuz?

Parlamentolar bu konularda karar veremez ilkesine ayak uyduruyorum ben. Tarih ceza yasalarıyla korunmaz. Belki ahlak yasalarıyla korunabilir. Bunun başında da vicdan gelir.

Bir yaptırım olarak Türkiye'deki Ermeni işçilerin sınır dışı edilmesi de teklif edildi?

Onları göndermek yerine giriş çıkışlar artırılmalı ki diplomasinin tıkandığı yerde halk diplomasisi işlesin. Bu yolla Ermenistan'ı cezalandırmış olmazlar ki. Ermenistan yurttaşları kendisini terk ediyor diye büyük ıstırap içinde. Geri gelmelerini ya da onları geri gönderecek birilerini bekliyor. (Gülüyor.)