...................
...................
BORSADA SATILIK ORDULAR

Mine Kırıkkanat

Radikal Gazetesi

                         
...................
 
...................

Canına yandığım küreselleşme denilen vahşi liberalizmin, insanlığı insanlıktan çıkardığını, binlerce yıllık çileden damıtılmış sosyal hakları yerle bir ettiğini ve dünyayı para sağılan bir pazara indirgerken, doğayı katlettiğini ve yeryüzünü cehenneme çevirdiğini hep birlikte görüyoruz. Kan ticaretinin, artık borsada alınıp satılan hisselerle yapıldığına tanığız. Tüm kurumların özelleştirilip borsaya sunulmasına da alıştık.

Ya orduların borsaya hisse senetleri olarak sunulmasına, borsaların hisse senetlerini sattıkları ordulara ısmarladıkları katliamlara, hisse senetlerinin değerini yükseltmek üzere sipariş verilen savaşlara ve dolayısıyla... Hisse senetleri artsın diye boğazlanan insan topluluklarına ve hatta soykırımlara, hazır mıyız?



Hiçbirimizin hazır olduğunu sanmıyorum ama insanların ne düşünüp ne hissettiği zaten küresel patronların umurunda değil ve yukarıda saydıklarım, çoktan başladı, sayın seyirciler.

Yüze yakın ülkede kurulan "özel ordu" şirketleri ve güvenlik kuruluşlarının yıllık cirosu 100 milyar doları buluyor, hisseleri dünya borsalarında satılıyor ve 2010 yılında bu şirketlerin cirosunun ikiye katlanması bekleniyor.

Kiralık askerlik, dünyanın en eski mesleklerinden biri. Ancak artık, küresel bir lobicilikle sektörün verimini artırmak üzere dünyanın herhangi bir yerinde savaş çıkaracak iktidara erişti, sipariş katliamlar yapıyor.

Şöyle anlatırsam, ne demek istediğim belki daha iyi anlaşılır:

Halen Irak'ı işgal eden ABD ordusu, zaten profesyonel, yani özel anlaşmalı paralı askerlerden oluşuyor. Ama 140 bin mevcutlu bu ordunun 48 bin savaşçısı, Amerikan ordusunun askeri değil, ordu üniforması ve künyesi taşımıyor. DynCorp, CACI International, Titan ve Global Risks gibi dünya borsalarında hisseleri satılan özel orduların kiralık askerleri bunlar.

Irak'ta Amerikan askerleri, sivillere yönelik keyfi katliam, işkence gibi "savaş suçu" işleyip de yakalanırsa, askeri mahkemelerde yargılanmak zorunda. Oysa Amerikan ordusuyla anlaşma imzalayan bu özel şirketlere bağlı 48 bin kiralık asker, hiçbir uluslararası yasayla bağlı değil, savaş suçu işlediklerinde ne takibata uğruyorlar ne de herhangi bir mahkeme tarafından yargılanabiliyorlar.

Yani ABD ya da herhangi bir ülke özelinde ulusal ya da uluslararası hukukta, özel ordu, özel güvenlik şirketlerine ilişkin bir düzenleme yapılmamış, yok.

İşte bu hukuksal boşluktan yararlanan ABD, Irak işgalinde "savaş kuralları" dışına çıkmak istediğinde, askerini bulaştırmak istemediği illegal sivil katliamlarını, vahşi gece baskınlarını, Ebu Gureyb hapishanesindeki gibi işkence uygulamalarını artık yasanın dokunamadığı bu 48 bin kişilik orduya yaptırıyor.

Hatta, bence ABD, resmi ordusunu çekeceği Irak'ı, sayısını artıracağı bu kiralık askerler ordusuna bırakacak.



ABD genelkurmayının yalnız Irak'ta değil, Afganistan'da 12 bin, Filipinlerde 15 bin kiralık askerini kullandığı bu özel askeri şirketler, öylesine güçlü bir lobi oluşturuyor ki, ABD'nin Irak'ı işgalinde parmakları var: 2001 yılında bu özel ordular, lobicilik etkinlikleri için 32 milyon dolar harcarken, 12 milyon doları da Amerikan siyasi  partilerine "yardım" olarak dağıtıp Irak'ın işgali için bastırdılar!

Bu özel ordu kuruluşları, dünyanın dört bir yanından, yetmiş iki milletten derlenmiş savaş manyaklarını "ölüm makinesi" olarak yetiştirip kiralıyor.

Tabii ki her savaş ve çatışmada çıkarları var!

Konu önemli, çünkü Türk ordusu Irak sınırında, belki de Amerikan askerlerinin yerini alacak bu kiralık katiller ordusuyla karşı karşıya kalacak yakında. Bu makalenin devamı
(
KAYBEDİLSE DE KAZANILAN SAVAŞLAR)'da.