...................
...................
SATILMIŞ ORDU NE İŞE YARAR?

Mine Kırıkkanat

Radikal Gazetesi

                         
...................
 
...................

Peki bu özel sektör ordularının Cenevre Sözleşmesi'ne uyması, niçin ABD'nin işine gelmiyor? Püf noktası burada ve dünya barışının geleceği açısından taşıdığı tehlike, zaten ABD'nin tutumundan kaynaklanıyor: Çok uluslu ticari devler olarak borsada işlem gören bu şirketlerin her
birinin başında, ABD politikasında ağırlığı olan kişiler var. Örneğin
devlete silah satan Group Carlyle'ın özel ordu şirketi BDM International,
bir zamanlar Reagan döneminin savunma bakanlarından Franck Carluccitarafından yönetiliyor. Irak'ta çok aktif özel ordu şirketi Dyncorp'un başında eski CIA başkanı James Woolsey var.

2003'te kısa bir süre için de olsa Irak'ı yeniden yapılandırmak ve insani
yardımları koordine etmekle görevlendirilen emekli general Jay Garner,
ABD'nin en önemli özel ordu şirketleri "L-3 Communications", MPRI ve SY
Coleman'ın ücretli elemanı olup, Irak'taki Amerikan yönetiminin lojistik
komutasına da MPRI'ın ticari uydularından NationalGroup'un yöneticisi
kendisi gibi emekli general Jerry Bates'i atamıştı. 

Amerikan ordusunun, Irak'ta taşeron ordu olarak 7milyar dolar karşılığında
askerlerini kiraladığı özel savaş şirketi "Kellog, Brown and Root" (KBR)
ise, nasıl bir tesadüfse, çok yakın zamana kadar George W. Bush'un yardımcısı Dick Cheney'in bir numaralı yöneticisi olduğu Halliburton petrol şirketinin bir yan kuruluşuydu!



Liste çok uzun ve şöyle özetleyebilirim: George W. Bush'un çevresinde
Irak'ın işgalinden ve bugün dökülen kandan sorumlu her politikacı, bu
şirketlerden birinde yöneticilik yaptı, yapıyor ya da borsa hisselerine
sahip!

Yegâne varlık nedenleri ticari ve tüm çıkarları savaşa endeksli bu özel ordu
patronlarının, ne Irak'ta barış, ne de Somali'de vb.savaş çıkmaması için
çalıştıkları kör kör parmağım gözüne bir gerçek. İşlerin sarpa sardığı
yerlerde de Cenevre Sözleşmesi'ne uymak, "parasını bastırdıkları" askerlerin performansını yok kuraldı, yok askeri mahkemeydi diye kısıtlamak ve hatta suç işleyen kiralık askerin savunma giderlerini üstlenmek, elbette ki isteyecekleri son şey!

ABD hükümeti açısından savaş suçları söz konusu olduğunda, "Benim askerim değil ki, kiralık asker yapmış!" savunması elbette daha kolay. Ve savaş kayıplarını kamuoyuna "benim askerim ölmedi ya da öldürmedi, kiralık asker öldü ve öldürdü," diye duyurmaksa, başlı başına bir avantaj.

Irak'ta Türk askerinin kafasına çuval geçirenler, Amerikan ordusunun
taşeronu, kiralık askerler olamaz mı, örneğin?



ABD Savunma Bakanlığı, ordusuna yaptırsa senatosundan kamuoyuna hesap vereceği savaş "iş" lerini özel ordulara havale etmekten öylesine memnun ki, yalnız 1994'ten 2001 yılına kadar 12 Amerikan "özel savaş" şirketiyle yaptığı 3 bin 61 anlaşmaya, sıkı durun, tam 472 milyar dolar ödedi... Irak savaşının "çıkarılmasıyla", bu özel orduların nasıl bir parsa kazandığını, varın siz hesap edin!

Dünya, inanın çok karanlık bir geleceğe gebe. Ve bundan böyle biliniz ki başlatılan, devam eden, bitmeyen ve zaten bitenin yerine çıkarılacak her
yeni savaş, artık çok uluslu holdinglere dönüşen buözel ordu lobilerinin
eseri olacak.

Irak'ta savaş bitmez. Çünkü ne bugün 650 bin Iraklı'nın cesedi, ne de yarın
ikiye katlanacak insan canı, ABD'nin gözünde horozdövüştürür gibi
dövüştürdüğü kiralık ordularına pompaladığı, amakendi ekonomisine yarayan 500 milyar dolarlık bir iç pazar kadar eder.

Dünyanın, küresel ekonominin insanlık dışına yansımalarından daha çok
çekeceği var. Vay ki ne vay...