...................
...................
ULUSLARARASI BİLİNMEYEN NUMARALAR
Güneş Tecelli
Sabah Gazetesi, 13 Aralık 2009
                         
...................
 
...................

Abuzittincim,

Geçen gün Avustralya'da bi arkadaşımı aramam icap etti. Numarası var da kod'u yok. Sormam lazım. Uluslararası Bilinmeyen Numaralar 08003140115 olmuş. Kuzey Kutbu'nda penguenleri ararken bile daha az numara çeviriyorsun, bu ne biçim telefon numarası bilader..
.

Çevirdim. Otomatik santral çıktı: "İyi akşamlar.. Uluslararası Kayıt Servisi'ne hoş geldiniz. Normal aramalar için 1'i, ödemeli aramalar için 2'yi, ihbarlı aramalar için 3'ü, acele aramalar için 4'ü, uluslararası rehber için lütfen 5'i tuşlayınız!"

Eski durum olsa, telefondaki hanım kız "Buyrun milletlerarası" diyecek. Sen de Avustralya'nın kod'unu soracan, 5 saniyede cevabını alacan, iş bitecek. Geçen zamana bak.. Tabii, tıkır tıkır, Telekom mu ne, hangisiyse, paraları istifliyor. Nasıl olsa kerizleri bulmuşlar.

"Uluslararası rehber için 5'i tuşlayın" dedi ya. Tuşladık bekliyoruz. Bi süre sonra karşıdan şöyle bi emir geldi: "Lütfen adınızı ve soyadınızı, sinyal sesinden sonra, anlaşılır biçimde söyleyiniz.!"

Haydaaaa.. Abuzittincim kardeşim, Avustralya'nın kod'uyla benim adımın ne ilgisi var bilader? Yoksa bu da, uluslararası telefonla görüşmeleri fişleme numarası mı? Adımı "anlaşılır biçimde" söyleyecekmişim.

Demek bazıları, adlarını ağzında geveliyor, geveleyince de oradaki görevli ismi yanlış alıyor.. Kim bilir kimlerin başı olmadık yerde derde girmiştir! Canım sıkıldı ama sakin olmalıyım. Anlaşılır biçimde, tane tane, adımı soyadımı söyledim.

Karşımdaki ses; "Lütfen bekleyiniz sizi operatöre bağlıyorum" dedi. İyi, zıvanadan çıkmadan, Avustralya'nın kod'unu öğrenecez. Bi hanım (bu defa canlı) "Uluslararası Çağrı Merkezi" dedi. Sesimin en nazik tonuyla "Avustralya'nın kodunu rica edecektim" dedim.
"Elinizdeki numarayı alabilir miyim?"
"Hanımefendicim elimdeki numarayı ne yapacaksınız ben çevirecem. Siz bana şunun kodunu verin, kodunu bilmiyorum."
"Siz önce adınızı soyadınızı söyleyin."

Sol gözüm seyirmeye başladı. Tansiyonum yükselmeye başlayınca hep öyle olur. "Hanımefendi kızım az önce adımı söyledim, kayda aldınız"
"Ama ben adınızın kaydını önümde göremiyorum."
"Ben az önce, adımı soyadımı, sizin dediğiniz gibi anlaşılır bi biçimde söyledim ve kaydettiniz."
"Ben bunu göremiyorum. Israr etmeyin lütfen.. Adınızı soyadınızı sisteme giremezsek size Avustralya'nın kod'unu veremeyiz."

Avustralya'nın kod numarasıyla ismim arasında bi türlü ilişki kuramamam bende "Acaba iyice mi salaklaştım" duygusu yaratmaya başlarken, adımı soyadımı bi kere daha, anlaşılabilir biçimde, tekrarladım.
Bunun cevabı; "Lütfen telefonunuzu kapatın en kısa zamanda size dönecez!"oldu.

Sanki Avustralya'daki, atom başlıklı İngiliz füzelerinin sayısını sorduk. Avustralya'nın kod'unu öğrenmek için bu kadar formaliteye ne gerek var, kafam bi türlü basmıyor.? Demek iyice üşütmüşüm..
Bi süre sonra aradılar: "Avustralya'nın kod numarasını siz mi sormuştunuz?"
"Evet ben sormuştum"
"Telefon numaranız 0312 ..... değil mi?"
"Evet öyle."
"Avustralya'nın kod'unu verecem ama önce adınızı soyadınızı, anlaşılabilir biçimde söyler misiniz?" diyince ben de kontak attı Abuzittincim.

"Ulan adımı da, kod'unu da, Avustralya'sını da ..."

Bugünlerde savcılıktan celp gelirse hiç şaşmam. Ancak bende de bant var. Montajlısı çalışmaz! Ha, eğer yabancı bi yerin kod'u gerekirse gir internete al. Telefona kaldın mı adamı çıldırtırlar.

Münasip yerlerinden öperim kardeşim.

Güneş.

Tecellister@gmail.com