...................
...................
CEHALET TEORİSİNİ NASIL İSPATLADILAR?
Akif Beki
 Radikal Gazetesi, 18 Haziran 2010
                         
...................
 
...................
Küfürbaz 3-5 okura cevap vermekti, niyetim.

Daha doğrusu, aynen iade edecektim yazdıklarını.

Fakat baktım ki, sadık tilmizlerin körlüğü içindeler.

Teşhisimi koydum; cahil cesareti sendromuna yakalanmış bunlar.

İnternetin karanlığına saklanarak, hiçbir hukuki ve ahlaki sorumluluk taşımadan galiz küfür edebiyatı parçalıyorlar.

Bilgiyle, argümanla, sofistikasyonla işleri yok.

Sığlık ve acziyetin dilidir, küfür ve hakaret.

Ama bilmiyorlar kendilerini.

Ne desem, boşa gidecek.

Söz, ziyan olsun istemedim.

Dunning Kruger sendromuna göre, onlarla laf yarıştırmak için cahil taklidi yapmam gerek.

Ona da benim kabiliyetim kifayet etmez.

Mazur görsünler...



David Dunning ve Justin Kruger adında iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori geliştirdi.

Özetle şöyle:

“Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır.”

Teoriyi doğrulamak için bir çalışma başlattılar.

Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi fizyolojik ve zihinsel alanları gözlediler.

Sonuçta, şu bulgulara ulaştılar;

1- Niteliksiz insanlar, ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
2- Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
3- Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
4- Eğer nitelikleri belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.



İkili, Cornell Üniversitesi’ndeki öğrenciler üzerinde derinleştirdi, çalışmalarını.

Bir test yaptılar ve öğrencilerin ‘Nasıl geçti?’ sorusuna tepkilerini incelediler.

Soruların yüzde 10’una dahi cevap veremeyenlerin ‘kendilerine güvenleri’ müthişti.

Testin yüzde 60’ına doğru cevap verdiklerini düşünüyorlardı.

Hatta, iyi günlerinde olmaları halinde, yüzde 70’ini başaracaklarından emin oldukları ortaya çıktı.

Kulaklarından fışkıran aşırı bir özgüvene sahiptiler.

Soruların yüzde 90’ından fazlasını doğru bilenler ise, ‘en alçakgönüllü’ deneklerdi.

Sadece yüzde 70’ini doğru yaptıklarına inanıyorlardı.

Bunun üzerine, Dunning ile Kruger oturup, teorilerine son noktayı koydu.
“İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan ‘yetersiz’ kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz.

Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür.

Ancak, bu ‘cahillik ve haddini bilmeme’ karışımı, mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.

‘Eksiler’, ihtiras fazlasıyla birleşip, kariyer çizgisinde ‘artıya’ dönüşür.

Kısacası, ‘kifayetsiz muhterisler’ hep ön planda olmak isterler.’’