...................
...................
SİZ KAYA AİLESİ… SİZ SAĞLIK EMEKÇİLERİ…
ÖNÜNÜZDE SAYGI İLE EĞİLİYORUZ…
CircassianCenter
21 Ocak 2012
                         
...................
 
...................
AİLESİ: BÖYLE GÖMÜLMESİN, CANSIZ MANKENDEN
KOL BACAK TAKALIM
Hürriyet Gazetesi, 21 Ocak 2012

Ahmet Kaya hayatını kaybetti ama hayatını kaybederken Türkiye'nin de kahramanı oldu. Ahmet Kaya'nın yüzü ile kolları ve sağ bacağı iki ayrı hastaya nakledildi. Ahmet Kaya, iki hastanın umudu oldu. Türkiye'de ilk kez tam yüz ile aynı anda kol ve bacak nakli yapan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi de bu operasyonla tarihe geçti. Ahmet Kaya'nın organlarını bağışlayan ailesi ise Türkiye'nin gönlünde taht kurdu.
 

Ahmet Kaya

Uşak'ta yüz, bacak ve 2 kolu bağışlanan Ahmet Kaya'nın cenazesine, yakınlarının isteği üzerine eksilen uzuvları yerine takma kol ve bacak monte edildiği ve silikondan yüz maskesi yapıldığı bildirildi. Ahmet Kaya'nın tüm uzuvlarını bağışlayan ablası Fadime Çil'in verdiği kararın altından bir başka acı hikaye çıktı. Abla Fadime Çil, 2006 yılında kız kardeşini kaybetmesinin ardından kardeşi Ahmet Kaya ile konuşarak kendisi tüm organlarını bağışladığını, onun da bağışlamasını istediğini söyleyerek kendisini ikna ettiğini belirtti.

Uşak İli Organ Nakil Koordinatörü Dr. Zafer Aydın, Ahmet Kaya'nın 2 kol, 1 bacak ve yüzünün, nakil için vücuttan alınmasının ardından Kaya'nın ailesinin isteği üzerine, cansız mankenden temin edilen bacak ve kollar Kaya'nın bedenine monte edildiğini söyledi.

Kaya'nın yüzüne ise özel bir slikondan maske yapıldığı kaydeden Aydın, “Yakınları, eksik vücut uzuvlarıyla defne razı olmadı ve bizden bu yönde bir talepleri oldu. Biz de bir cansız manken temin ettik ve onların isteklerini yerine getirdik” dedi.

Ahmet Kaya'nın ablası Fadime Çil de kardeşinin eksik vücut uzuvlarıyla toprağa verilmesine vicdanlarının razı olmadığını ifade ederek, bu nedenle böyle bir talepte bulunduklarını söyledi.
 

Kaya Ailesi

Uşak Müftüsü Fuat Altındaş ise Kaya'nın cesedine monte edilen parçalarla ilgili olarak, İslam dinine göre böyle bir zorunluluğun olmadığını, organ bağışının caiz olduğunu, kişinin eksik organlarla gömülmesinde de hiç bir sakınca bulunmadığını kaydetti.

Bununla birlikte ailenin isteğiyle böyle bir işlemin yapılmasında da bir sakınca olmadığını ifade eden Altındaş, organ bağışının teşvik edilmesi gereken bir davranış olduğunu sözlerine ekledi.

Toprağa Verildi

Uşak'ta yüz, bacak ve iki kolu bağışlanan Ahmet Kaya, düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi.

Ahmet Kaya'nın cenazesi öğleden sonra Uşak Devlet Hastanesi Morgu'ndan alınarak cenaze arabasına kondu. Bu sırada Kaya'nın ablası, kızları ve yakınları sinir krizleri geçirdi. Aile fertlerinin sakinleştirilmesinin ardından Ahmet Kaya'nın cenazesi Belediye Cami'ne götürüldü.

Cenaze namazı öncesi camiye gelen Uşak Valisi Özdemir Çakacak ve Sağlık Müdürü Alper Cem Ünal aileye başsağlığı temennisinde bulundu.

Vali Çakacak, burada gazetecilere yaptığı açıklamada Ahmet Kaya'nın organlarının Antalya'da iki kişiye hayat verdiğini söyledi.

Organ naklinin önemine dikkati çekan Vali Çakacak , “Ne yazık ki Ahmet Kaya isimli vatandaşımızı kaybettik. Ancak olayın hemen ardından yakınlarının organ bağışı kararı vermesi çok önemli. Acılı aile, yakınlarının organlarını bağışlayarak tüm Türkiye'ye örnek olmuştur. Biz onların yanındayız. Verdikleri karardan dolayı onları kutluyorum ve başsağlığı diliyorum” dedi.

Kılınan namazının ardından Ahmet Kaya'nın cenazesi, Asri Mezarlık'ta defnedildi.



"BAĞIŞIN ARDINDAN DRAM ÇIKTI"
Vatan Gazetesi, 21 Ocak 2012

Ahmet Kaya’nın ablası Fadime Çil, kendisinin 5 yıl önce organlarını bağışladığını belirterek, şunları söyledi:

"2006 yılında trafik kazası sonucu kız kardeşimi kaybettim. Kazada ağır yaralanan kız kardeşime gerekli kanı bulamamıştık. Kan bulamayıp kardeşimi kaybedince organ naklinin farkına vardım ve 5 yıl önce organ bağışında bulundum. Organlarını bağışladığımız kardeşim Ahmet Kaya’ya da konuyu söyledim. Kardeşimizi kan bulamadığımızdan kaybettik. ’Ben organlarımı bağışladım’ dedim. Kardeşim de bunun üzerine benim arkamdan organlarını bağışladı.

"Nakil Olan Kişi Bana Ablam Desin Yeter"

Tren kazası sonucu ağır yaralıydı ve beyin ölümü gerçekleşti. ’Fişini çektirsem günaha girer miyim’ diye içime şüphe düşünce müftülüğe gittim ve sordum. ’Caiz’ denince tereddüt etmeden organlarını bağışladım. Kardeşimin organları bir can bile kurtardıysa çok mutlu olacağım. Yüzü nakledilen kişiyi görmek istiyorum.
 

Fadime Çil

Bayramlarda bana gelsin ’Ablam’ desin, sarılıp elimi öpsün yeterli. Kardeşim eşinden 5 yıl önce ayrılmış, 6 çocuğu vardı. 2 çocuğa ben bakıyorum, 2 çocuk Antalya SHÇEK’te diğer iki kız da Antalya’da evli."

'Çok yorgun çok mütevazı'

Türkiye'nin ilk tam yüz naklini gerçekleştiren "mucize ekibin" başındaki Prof. Dr. Ömer Özkan ameliyatın ardından düzenlenen basın toplantısında ilk kez konuştu.Son 48 saattir hiç uyumadığı bilinen ve bitkin olduğu gözlenen Prof. Dr. Özkan, tüm ekip arkadaşları adına açıklama yaparken gururluydu. Başarılı bir ameliyat gerçekleştirdiklerini ve dünyada bir başka ilkin de bu ameliyatla yaşandığını söyledi. Büyük ameliyatın ardından özellikle bağış yapan aileye teşekkür eden Prof. Dr. Özkan; "Dünyada bir ilk var ki bu çok önemli. İlk defa bir aile hem yüzünü hem de bütün uzuvlarını bağışlıyor. Bu çok önemli onlara da teşekkür ederiz." dedi.
 

Prof. Dr. Ömer Özkan ve Ekibi

Daha önce dünyada ilk kez kadavradan rahim naklini gerçekleştiren ve Türkiye'nin de ilk çift kol nakli ameliyatını yapan Özkan, nakil ameliyatlarında ilk 10 günün cerrahi olarak çok kritik olduğunu, bu süreci olumlu atlatmak istediklerini belirtti. Nakil sonrası iyileşme sürecinde 3 ay, 6 ay ve 1 yıl gibi süreleri bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ömer Özkan; "Hep söylüyorduk 1 ay içinde bu ameliyatı gerçekleştireceğiz diye. 20'inci günde gerçekleştirdik." dedi.

Ameliyat olacak hastaları da ameliyat öncesi 3 aylık bir süreçle psikiyatrist eşliğinde ameliyata hazırladıklarını belirten Prof. Dr. Ömer Özkan şunları söyledi; "Dünyada ilk kez bu kadar erdemli olan bir aile bulundu. Biz geniş bir ekiple çalıştık. Yüzün riski daha fazla. Kaybedildiğinde hastaya çok fazla zarar vermiş olacaksınız. Şu an için en ufak sorun yok. Hastanın bu yüz benim demesi 1-1,5 yıl olur.

"Böyle Bir İhtimal De Var"

Yüzün dokuyu kabul etmeme ihtimali sorusu üzerine Özkan; "Böyle bir ihtimal var ve bizim en çok korktuğumuz şey. O zaman işler çok değişebilir. Yüzün dokuyu kabul etmeme ihtimali var. Doku uyuşmazlığı olursa kötü şeyler oluyor, yüzü almak zorundasınız. Yüzün yerini almayacak vücudun başka yerlerinden doku almak zorunda kalırsınız. Ancak 1 yılı atlattıktan sonra böyle bir şeyi pek fazla beklemiyoruz." dedi.

"Fantastik Bir Ameliyat"

Özkan ameliyatla ilgili duygularını ise şöyle dile getirdi; "Şu anda çok mutluyum. Bu yıllardır hayal ettiğiniz bir şeydi. Çok fantastik bir ameliyat. Bir insanın tamamen görüntüsünü değiştiriyorsunuz. Yaş farkı olması çok önemli değil. Verici ile arasındaki yaş farkı 10-15. Zaten yaş farkı en fazla 20 olmalı. Uğur aynaya baktığında fazla bir şey hissetmeyecek. Şişlikler olacak. Alışması zaman alacak. Psikiyatristlerle tedavi süreç olacak. Kol ve bacak nakli yapılan hasta da şu an için iyi durumda. Çok önemli belli hedefler koymuştuk. 4-5 yıl önce başladığımız çalışmalardı. Hedefleri tek tek gerçekleştiriyoruz. En az 25 kişilik ekiple yaptık." dedi.

Dünyanın Tanıdığı Ekip

Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Estetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ömer Özkan ve ekibi, Türkiye’nin ilk çift kol naklini ve dünyada kadavradan ilk rahim naklini de gerçekleştirdi.

Muğla’nın Milas İlçesi’nde motosikletiyle geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden 23 yaşındaki Fatih Demirel’in iki kolu, 25 Eylül 2010’da, aynı ekip tarafından, Aydın’da 2008 yılında iki kolunu dirsek altından mısır silaj makinesine kaptıran 29 yaşındaki Cihan Topal’a nakledildi.

Prof.Dr. Özkan başkanlığındaki ekip, 9 Ağustos 2011’de de 21 yaşındaki Derya Sert’e 7 saat süren operasyon sonunda dünyanın ilk kadavradan rahim naklini yaptı. Daha önce birçok ülke doktorlarının canlı vericiden denediği, fakat başarılı olamadığı rahim naklini bu kez kadavradan alarak yapan ekip tıp literatürüne geçti. Derya Sert’e, nakilden önce uygulanan tüp bebek işlemiyle hazır bekletilen dondurulmuş embriyo bu yıl Ağustos ayında nakledilecek ve hamile kalacak.



AMELİYAT GÖRÜNTÜLERİ BASINA DAĞITILDI
Milliyet Gazetesi, 21 Ocak 2012

Türkiye’nin ilk yüz nakli ameliyatının başarıyla tamamlandığı bildirildi. Görüntüler basına dağıtıldı. Bazı fotoğrafları yayınlayamıyoruz.

AA muhabirinin Akdeniz Üniversitesi yetkililerinden edindiği bilgiye göre, Uşak’ta beyin ölümü gerçekleşen Ahmet Kaya’dan alınan yüz, Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Gebece köyünde yaşayan 19 yaşındaki Uğur Acar’a nakledildi.
 

Uğur Acar

Uşak’ta beyin ölümü gerçekleşen Ahmet Kaya’dan alınan yüz, bacak ve iki kolun nakledildiği iki hastayla ameliyat öncesi yapılan röportajlar, hastane yönetimi tarafından gazetecilere dağıtıldı.

Akdeniz Üniversitesi tarafından dağıtılan görüntülerde toplam 11 saat 45 dakika süren iki ameliyatın öncesinde, organların uçakla gelişi, hastaneye götürülüşleri, hastalarla yapılan röportajlar ve ameliyatların hazırlık aşamaları bulunuyor.

Türkiye’nin ilk yüz naklinin yapıldığı Uğur Acar, "40 günlük çocukken çıkan bir yangın nedeniyle bu hale geldiğini" belirterek, İstanbul ve Antalya’da tedavi gördüğünü anlattı. Acar, "Birisinin ricasıyla yüz nakline karar verdim.

Gerekli kişilerle görüştüm. Yüz nakline karar verdim. Ömer hocayla görüştüm.

Küçük çocukların benden korkması, bir işyerine gittiğimde yüzümün böyle olduğundan dolayı iş vermediklerini bildiğim için yüz nakline karar verdim" dedi.

Kaya’dan alınan iki kol ve sağ bacağın nakledildiği Atilla Kavdır da 11 yaşında kuş kovalarken inşaattan elektrik teline demir çubuk uzattığını ve bu sırada elektrik çarptığını anlattı. 3 arkadaştan sadece kendisinin yaralandığı olayda 2 kolu ve bir bacağını kaybettiğini ifade eden Kavdır, "O zaman çocuktum, alıştım" dedi.

Evlendiğini ve 2 çocuk sahibi olduğunu belirten Kavdır, geçen yıl televizyonlarda bir kişiye çift kol nakli yapıldığı gördüğünü belirterek, nakil olmaya karar verdiğini söyledi.

Mucize Ameliyatı Gerçekleştiren Doktor Konuştu

Ameliyat öncesi biraz stresli ve heyecanlı olduğunu anlatan Kavdır, "İnşallah mutlu geçer ve mutlu olurum. Çocuklarım bu şekilde alıştığından dolayı, sürpriz bir şekilde karşılarına çıkmak istiyorum. Çocuklarımın ellerini tutup gezeceğim" dedi.
 

Ameliyat anı

Kavdır, çocuklarını yanına alarak kendi kullandığı otomobile gezmek istediğini söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Organ Nakli Koordinasyon Birimi Sorumlusu Nilgün Keçecioğlu da hasta seçiminin objektif kurallara göre Prof. Dr. Ömer Dinçkan başkanlığındaki ekip tarafından yapıldığını söyledi.

Kol ve bacak naklinde tıbbi kriterlere en uygun kişinin Atilla Kavdır olduğunu dile getiren Keçecioğlu, "1,5 yıl önceki ilk kol naklinden sonra kol nakli bekleme listemiz oluştu. Bekleme listesindeki hastalar içinde en uygun kan grubu, yaş ve bekleme süresi en uygun olan hasta Atilla beydi" dedi.

Bu arada ameliyatlara toplam 25 kişiden oluşan iki ayrı ekibin katıldığı bildirildi.