...................
...................
SÜNNETSİZLER LİSTESİ
Can Dündar
Milliyet Gazetesi, 03 Mart 2012
                         
...................
 
...................
Bir yerel gazete... Gazetede tam sayfa bir köşe... Köşede Belediye Meclisi üyesi bir yazar...

“Namussuz Batılılar”ın, Türkiye’yi bölmek için nasıl Ermeni ve Süryanileri kullandığını “ispat ediyor”.

50’yi aşkın isim sayıyor:

“Bölücü Kürt partisinin eşbaşkanı: Katıksız Ermenidir.

“HADEP il kurulu üyesi: Sünnetsizdir.

“DTP kurucu üyesi: Büyük ninesinin adı Kotine’dir.

“HADEP şube yöneticisi: Ermenidir. Kilisede Hıristiyanlık propagandası yapmıştır.

“DTP Merkez yönetim kurulu üyesi: Yezididir.

“Bu bölücü militanların yumuşak uzantısı, tüm medya, bürokrasi, parlamento hatta asker içindedir. Kim ki ‘Türküm’ demekten imtina eder, kim ki İslam’a laf eder, bilin ki ya Yahudi dönmesi ya da kendini gizlemiş Ermeni-Rum kırmasıdır. Düşmanı, kendi içimizde yaşayan, bizden olmayan hainlerde aramak lazımdır.”



Hrant Dink Vakfı, bir yıldır “medyada nefret söylemi”ni takibe aldı. Son raporda, bu köşe yazısı da örnek verilmiş.

Nefretin, Kürtlerden BDP’ye kaydığına dikkat çekiliyor.

Son 4 ayın, öncekilerden dikkat çekici bir farkı var:

Yılın ilk 8 ayında ağırlıklı olarak Ermeni-Kürt-Yahudi-Rum ve Hıristiyan grupları hedef alan medya, nefret yelpazesini genişletmiş son 4 ayda...

Nefret ettiği etnik ve dini grup sayısını 7’den 19’a çıkarmış.

Nefret püskürtecek yeni hedefler bulmuş kendine:

Lazlar, Gürcüler, Arnavutlar, Araplar, Boşnaklar, Zerdüştler, Abhazlar... ve tabii eşcinseller...

Örnekler arasında Fransız Meclisi için atılan “Azgın Azınlık”, “45 Manyak” manşetleri de var; “Gürcü hizmetçi, kasayı boşaltıp kaçtı”, “Küçük İ. skandalı” haberleri de, “Bebek mezara, BDP Meclis’e” başlığı da...



Yasin Hayal’in “Hrant’ın Türk düşmanı olduğunu gazetelerden okudum” ifadesi düşünülse, nefret söyleminin küçümsenmeye gelmeyeceği anlaşılır.

Hele iş, Adıyaman’daki gibi Alevi evlerinin işaretlenmesine geldiyse buna İçişleri Bakanı gibi “çocuk işi” deyip geçmek mümkün değil. Tıpkı, Bakan’ın önünde konuştuğu “Hepiniz Ermeni’siniz. Hepiniz Piçsiniz” pankartının hafife alınamayacağı gibi...

İki şey yapılmalı:

İlki dün Sedat Ergin’in yazdığı gibi Nefret Suçları Yasası’nın derhal çıkarılması için hükümete baskı yapmak...

İkincisi Agos’un çağrısına uyarak “kanı değil, canı savunmak”; nefret söylemine hedef olan kesimlere sahip çıkmak...



Konu nefretten açılmışken nefrete dayalı bir katliam davasının zamanaşımı sınırına geldiğini hatırlatalım.

33 aydının katledildiği Madımak yangını davasında mahkeme 37 sanığa beraat vermişti. Yargıtay kararı bozdu. Ancak o arada davanın 7 sanığı firar etti. İşte bu 7 sanık için yargı süreci, 10 gün sonra zamanaşımına uğruyor.
Mağdur yakınları, buna dikkat çekmek için 2 yıl önce Meclis’e gitmişti. O zaman AKP’liler, gerekli yasal düzenlemeler için destek sözü vermişti. Sivas’ta katledilen şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok, “O günden bu yana 17 önerge sunuldu. Hepsi AKP’lilerin oylarıyla reddedildi” diyor.
Uluslararası hukuk, insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olmayacağını söylüyor.

İnsanlık, nefrete karşı acil tavır bekliyor.