...................
...................
ÖTEKİ 'Y KUŞAĞI': NE GEZİ NE KAZLIÇEŞME  
Haber Merkezi
Radikal
Gazetesi, 9 Temmuz 2013 
                         
...................
 
...................

Gezi Parkı eylemlerine destek evren Yeni Şafak gazetesi yazarı romancı Murat Menteş, İslami gençliğin 'Y kuşağı' çığlığını köşesine taşıdı.

Gezi Parkı eylemlerine başından bu yana destek veren ve bu yüzden İslami kesimden de tepki çeken yazar Murat Menteş, bugün ‘Öteki Y kuşağı’nın sesine kulak verdi. Gezi eylemcilerinin protesto tarzları ve sloganlarındaki zekaya defalarca övgüler dizen Menteş’e üç başörtülü öğrenciden itiraz geldi: Bizden hiç bahsetmiyorsunuz

Menteş’in görüştüğü Merve Sağanak, Nazife Enginar ve Büşra Özen, “Gezi'ye katılmayan öteki Y Kuşağı'nın duygularını aktardı:

MERVE SAĞANAK: 'NE GEZİ PARKI, NE KAZLIÇEŞME'
Ağzımda gümüş kaşıkla doğmadım. Gezi eylemlerine de, Başbakan'ın mitinglerine de katılmadım. 'Özgürlük!' diye haykıranlar, bizim de özgürlüğümüzü savunmak şöyle dursun, bizi dışlıyor ve tür muarız olarak görüyorlar. Onlar da 'Biz' derken tüm Türkiye 'yi kastetmiyorlar. 'Toplum kutuplaştı' diyorsunuz. Ne zaman bütünleşmişti ki?

MAHALLE BASKISI KARŞILIKLI
Gezi Gençliğinin 'Yaşam tarzımıza, mahremiyetimize, onurumuza dokunulmasın' dediğini yazdınız. Bunlar tam da bizim isteklerimiz! Derste soru sorarken, 'Başörtülüyüm diye terslenir miyim?' tedirginliği yaşayan bizler de aynı şeyi istiyoruz! Kimliğimizden ötürü kişiliğimizin hiçe sayılmasını istemiyoruz. Tek istediğimiz diğerleri ile eşit muamele görmek.Bu ülkede mahalle baskısından şikayet eden herkes, ironik bir biçimde, ötekine mahalle baskısı uyguluyor.

ÜSTÜNKÖRÜ IQ TESTİ
Gelelim zekâ meselesine: Türkiye gibi fırsat eşitsizlikleriyle dolu bir ülkede 'orantısız zeka' iddiasının, küstahça bir yönü var. Sloganların, hatta sövgülerin; bir IQ testinin doğru cevapları gibi listelenmesini pek zekice bulmuyoruz. Kemalist kibrin, resmî kurumlardan Gezi Parkı'ndaki direnişe sızmadığını kim iddia edebilir?

BAŞÖRTÜLÜLER, DEKORATİF AKSESUARLAR DEĞİLDİR!
Gezi eylemcileri; özgünlüklerini ve zekalarını; 28 Şubat standartları ve Cumhuriyet Mitinglerinin üslubuyla aralarındaki farkın kesinliğini vurgulamada göstermelilerdi.
Başörtülülerin tartaklanması veya hakarete maruz kalması 'münferit' olaylar olarak nitelendi. Olabilir. Fakat bizim gibi 'Y Kuşağı' mensubu dindar gençlerle diyalog kurma girişiminde bulunmaları icap ederdi. Aksine, bize dirsek çevirdiler. Antikapitalist Müslümanlar'ın katılımını yeterli buldular. Bu, birçok sahnede başörtülülerin dekoratif aksesuarlar olarak kullanılmasından ne kadar öte bir şeydi, açıkçası bilemiyorum.

YALANLARI RETWEETLEMEK
Bizler hep sustuk. Çünkü yalanlar bizleri birbirimizden uzaklaştırıyor. Susmak, şu veya bu kesimin yalanlarını retweetlemekten daha münasipti. Barış içinde birlikte yaşamak şimdi çok daha zor… Bu arada, 'başörtülü yazarlar' da tüm başörtülüleri temsil etmez. Bunu neden kimse anlamıyor? Başörtülü olmak, herhangi bir toplumsal olayda satranç taşı gibi alınıp bir yere konmak anlamına geliyor. Çok saçma! Tanımlanmaktan, yargılanmaktan, kullanılmaktan, dışlanmaktan bıktım!!! Tek arzum, akademisyen olmak. Ve lütfen kimse bana engel olmasın.

CAMİ DE, İÇKİ DE SİYASİ SEMBOL!
'Demokrasi = sandık' indirgemeciliği ile darbeciliğe meyil verme anormalliği birbirini besliyor. Başörtüsünden sonra cami, hatta ağaç bile siyasi sembol haline geldi! Buna karşıyım. 'Camide içki içilmiş...' Dikkat edin, ikisi de siyasi sembol! Bu yüzden sert tartışıldı. Peygamberimiz, mescidi kirleten Bedevi'ye nazik davranmıştı halbuki.

NAZİFE ENGİNAR: GEZİ HİKAYESİNDE BİZE ROL YOK
Biz de 1990'larda doğduk. Eylemci Y Kuşağı alkışlanırken, bizim sakin tutumumuzun bir anlamı olabileceği neden kimsenin aklına gelmiyor? Eylemciler, Gezi sürecinde yapıp ettikleri her şeyi video, fotoğraf, yazı şeklinde kaydedip arşivliyorlar. Bence, bir hikayeleri olsun istiyorlar. Ve bizi bu maceraya, bu hikayeye davet etmiyorlar. Üstelik 'dilsiz şeytan' ilan ediyorlar! Oysa biz apolitik değiliz. Bence asıl apolitiklik, sonuçları yeterince düşünmeden ve nerede duracağını bilmeden meydanlara çıkmaktır. Taksim Platformu da Gezi'deki sivil haklar mücadelesini murdar etti.

'GENÇLİK' DENİNCE AKLA BİZ GELMİYORUZ
Üniversitedeki tiyatro faaliyetleri benim de çok ilgimi çekiyor. Ve maalesef sanat çalışmalarının manyetik alanına giremiyoruz. Okuldan dışlanıyoruz. Medyadan, ülkeden dışlanıyoruz. 'Gençlik' denince kimsenin aklına gelmiyoruz. Sizin bile!

FAKİRLER, AHMET KAYA DİNLER!
'Makarna-kömür' yardımı alanlara yapılan geri zekalı muamelesi haysiyetsizce. Yoksullar aptal değildir! Geziciler, farkında olmadan yoksulları dışlıyorlar. Meydanda piyano resitali, yoksulu iter. Fakirler, Ahmet Kaya dinler.

'ZEKİYİM' DEMEKLE ZEKİ OLUNMAZ
Zekanın şov malzemesi haline getirilmesinden hoşlanmıyorum. 'Zekiyim, zekisin, zeki…' gibisinden cümleler kurmak, zekanın kanıtı olamaz. 'TOMA'lara göğüs geren / İşte benim Zeki Müren' dersin en fazla.

'BAŞÖRTÜLÜ' OLARAK ANILMAK İSTEMİYORUM!
'Haksızlığa Son Verin: Erteleme Değil, Çözüm İstiyoruz!' başlıklı, başörtülü milletvekili talep edilen bildiriye eyvallah diyorum. Güzel bir jest. Başörtülülerden yani bizden bahsedilirken kurulan cümleler bizim değil. Gezi eylemine katılmak dahil, yaptığım hiçbir işte 'başörtülü' olarak anılmak istemiyorum! Anlıyor musunuz?

BÜŞRA ÖZEN: GEZİ'YE GİTMEDİK DİYE…
Gezi eylemlerine katılamadım. Fakat pasif biri değilim. Reyhanlı, Uludere olaylarında;
Ortadoğu meselelerinde kampanya ve eylemlerde yer aldım. Gezi'ye gitmedik diye 'İktidar konforuyla rahat ve mutlu' yaşamıyoruz.

EYLEME KARŞI MİTİNG? BU BİR DİYALOG DEĞİL
Türkiye'de krizler hep kötü yönetilir. İlk müdahalelerle başlayan polis şiddetini kesinlikle meşru görmüyorum. Eylemcilere, en başta güzel bir üslupla yaklaşılsaydı, ortaya son derece olumlu bir tablo çıkabilirdi. Başbakanın eylemlere mitingle mukabele etmesi, bana makul görünmedi. Bu tavrın, bir diyalog anlamı taşımadığını düşünüyorum.

ÇAMLICA'DA CAMİ YERİNE AĞACI TERCİH EDERİM
AK Parti 'nin kentsel politikalarını da benimsemiyorum. Gökdelenler ve betonlaşma, İslam şehri İstanbul 'un dokusuna ve ruhuna zarar veriyor. Çamlıca'da cami yerine ağacı tercih ederim. Ağaç da cami kadar İslamî.

'AK PARTİCİYİZ' DEMİYORUZ, ÇÜNK܅
Kazlıçeşme'ye de gitmedim. Nedeni, Başbakan'ın tavrını çok sert bulmamdı. AK Parti, askerî vesayete son verdi. Ülkeyi daha demokratikleştirdi. Fakat halka yabancılaşarak, insanları 'teba' olarak gördüğü izlenimi doğuruyor. Bu nedenle 'AK Particiyiz' diyemiyoruz. Diyebilmek isterdim şahsen.

GEZİ'YE FAŞİZM VİRÜSÜ BULAŞMASIN
Bizden önceki kuşağa özgü siyasi ayrımcılığı sürdürmemeliyiz. Bu nedenle Gezi'deki eylemlerin sivil bir oluşuma dönüşmesini isterim. Meselelerin ortak zeminde paylaşılacağı bir platform kurulursa, memnuniyetle katılırım. Umarım faşizm virüsünden kendilerini koruyabilirler.

BAŞÖRTÜLÜLERE HÜKÜMETTEN SUS PAYI
Başörtüsüne özgürlük için gerekli yasal düzenleme hâlâ yapılmadı. Hükümetin ayıbı. Pratikteki görece ferahlık, bizi AK Parti'ye mecbur kılıyor. Bu da 10 yıllık hükümetin, bir haksızlıktan istifade etmesi anlamına geliyor artık. Bir 'sus payı' verilerek 'kullanılabilir' pozisyonda tutuluyoruz.

KLAVYEYE DEĞİL, ARKADAŞININ OMZUNA DOKUN
Fakültede, Gezi eylemlerine katılan arkadaşlarımızla ilişkilerimiz devam etti. Fakat sanal ortamda, Taksim'e gitmeyenlere yönelik bazı sözler çok kırıcıydı. Öncelikli eylemin, tuşlara değil, yanındakinin omzuna dokunmak olduğunu düşünüyorum. Felaketler toplumları yakınlaştırır, birleştirir. Ama politik felaketler hep kutuplaştırıyor.

AĞAÇLAR KESİLMESİN, İNSANLAR DA
Bugüne dek, en az Gezideki gençler kadar eylem ve yürüyüşe katıldım. Kesilen ağaçlara duyarlı arkadaşlarımızın, kesilen insanlara da duyarlı olması gerekir. Suriyeli mültecilere yardım kampanyasında çalıştım ve okuldaki 'Gezici' arkadaşlar pek oralı olmadılar.

BAŞÖRTÜSÜ, KİŞİLİĞİ ÖRTMESİN
Bana bakan kimse, öncelikle beni değil, başımdaki örtüyü görüyor. Başörtüsünün baskın bir kimlik olarak algılanması; kişiliğimizi ve bireysel birikimimizi inkara varıyor. Bu banal algıdan doğan anormallikler kökleşiyor. Kadınların % 65'i başörtülü olduğu halde, 'Gezi zekası' bile bu kanserojen ayrımcılığı aşma tavrı gösteremedi. Başımı açmayacağım. Türkiye benim zekamı, bilgimi ve emeğimi istemiyor, reddediyorsa; bu utanç verici aptallık beni de utandırır. Ve başımın çaresine bakarım.



RADİKAL GAZETESİ OKUYUCU YURUMLARI

sırası gelir - uluorta

bu tür tartışmaları, çaktırmadan, böyle alttan ılık ılık filan, gündeme alma çabalarını çok yanlış buluyorum. öncelik, SİVİL TOPLUMA YÖNELİK HUKUKSUZLUKLARIN HESABININ SORULMASIndadır. her şeyin sırası gelecek. hele ki seçim barajı bir kalksın, ifade özgürlüğü bir gelsin, neredeyse tüm siyasi iradeler zaten gayet güzel temsil edilecektir. velhasıl, hareketi anlayan tüm eleştirel arkadaşları da öncelikle hukuksuzlukların takibine davet ediyorum.

yuhhhh!!!! - malia

yuhhhh, el insaf!!! bu nasıl bir memleket, yaa? bu ne absürdlük? alice'in harikaları dünyası türkiyeymiş meğer... gezi'ye dokunma, daha iyisini biliyorsan sen YAP!!! gezi bu ülkedeki en güzel şey, sakın ama sakın GEZİ'ye ÇAMUR ATMAAAA!!! gezi ile kemalizm ile ilişkilendirmek de ciddi bir zeka göstergesi. Anlaşılan o ki ya GEZİ'yi okumadan ezbere konuşuluyor ya da okuduğumuzu kavrama -ki bu a bir zeka kısıtlılığı sorunudur- engelli olma durumu var...

sosyal medyada, sözlüklerde bulunmak, paylaşmak, konuşmak lazım - rasyo

31 Mayıs'ta Gezi olaylarının yeni başladığı günlerde şöyle bir tweet atmıştım : "Gezi Parkı olaylarını şaşkınlık ve üzüntü ile izliyoruz. İnşallah kimse zarar görmez ve sağlıklı bir iletişimin yolu açılır. İnşallah" Bu temenni dolu barışçı cümlelere çok kısa sürede hiç beklemediğim tepkiler geldi. Son derece saldırgan, sanki ben iletişimci bi temennide bulunmamışım da gaz alıp sıkmışım gibi suçlayıcı tepkiler. Anladım ki herkesin duyargaları çok çok açık. Herkes saldıracak, öfkesini çıkaracak hatta ötekileştirecek bişiler arıyor. Di'li geçmiş zaman kullanmak isterdim ama biz buyuz, bu halk ötekileştirmeyi seviyor. Konuşma sırasında orda olmayan hakkında çok sağlam ithamlarda bulunuyor. Demek ki "konuşma sırasında" orda olmak gerekiyor. İlla meydanda, parkta olmak değil, illa fiziken direnişçi olmak için değil belki ama talepleri, duruşunu belirtmek için sosyal medyada, sözlüklerde bulunmak, paylaşmak, konuşmak lazım, aksiyona geçmek lazım. aksi dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış olmaz mı?

aşağılık kompleksi - dogu_canooglu

aşağılık kompleksinin ne olduğuna en güzel örnek Ben Siyasal'da hem lisansta hem de lisansüstünde birçok nesille birlikte ders aldım (2006 da başlayan bir destan) çarşaflısından türbanlısına kimsenin aşağılandığını görmedim. Yine milletin sağa sola içinden geldiği gibi yazdığı şeylere "bunlar zekice yaw" diyenler de bu insanlar değiller ve Kemalizmin çok da umurlarında olduğunu söyleyemeyiz. içki nasıl siyasi sembol onu kavrayamadım. "Meydanda piyano resitali, yoksulu iter. Fakirler, Ahmet Kaya dinler." ama sizin bu sınırsız ezikliğinizin nereye varacağını gerçekten kestiremiyorum. Diğer yandan ben televizyondan (tabii satılıklardan değil) bir çok türbanlı/dindar kişinin katıldığı eylemleri izledim (anti-kapitalist müsümanlar örneği zaten ortada) kimse kimseyi aşağılamıyor ama sen ilk eylemde hemen çıkarıp israil/amerikan bayrağı yakacak bir seviyedeysen de sana yapılacak bir şey yok bebeğim anca hoş bir seda olursun

Gerilimli ortamlar... - cenkay

"Öteki" demeye hiç niyetim yok, bu yüzden "Başka Bir Kısım Y Kuşağı" olarak tanımlanabilecek genç kızlarımız geçtiğimiz bir aylık süreçteki olaylara biraz uzak kalmışlar ve biraz da alınganlık ediyorlar gibi görünüyor bana. Kısmen haklı olduklarını red etmek mümkün değil ideolojik ve örgütlü olmayan gösterilerde farklı seslerin de çıkması gayet mümkün. Gezidekiler "biz" derken orada olanları ve olamasa da onlar gibi düşünenleri kastediyorlardı tabi ki. Ama bu "bize özgürlük ötekine zulüm" şeklinde algılanırsa bu haksızlık, alınganlık olur. Kürdü, Kemalisti, Liberali, Marksisti, Ateisti, Müslümanı, Alevisi, Sünnisi, Heterosksüeli, Homoseksüeli oradayken, gezidekilerin iktidarın tarzına karşı inadına kutupsuz özgürlüğü savundukları gayet açık aslında. Keşke sizler de sisteme ve/veya iktidara itirazlarınızı dile getirmek için orada olsaydınız. Bir başka haykırışa omuz verirdik, kimimizin "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", kimimizin "Mustafa Keser'in askerleriyiz", kimimizin "Freddy Mercury'nin askerleriyiz" şeklinde haykırdığı ortamda sizin haykırışınız da yerini alırdı. Bu haykırışlar AKM'den "Farklıyız ama hepimiz özgürlüğün askerleriyiz" şeklinde yansıyordu biliyor musunuz. Ama yine de hiç geç değil, halen sokaklardayız, siz gelmedikçe bir eksiğiz...

davet? - psikomotor

Eylemciler, Gezi sürecinde yapıp ettikleri her şeyi video, fotoğraf, yazı şeklinde kaydedip arşivliyorlar. Bence, bir hikayeleri olsun istiyorlar. Ve bizi bu maceraya, bu hikayeye davet etmiyorlar. Üstelik 'dilsiz şeytan' ilan ediyorlar! demis cocuklar. yahu kim kimi davet ediyor. herkes daha fazla ozgurluk ve adaletli bir turkiye icin parktayken siz neden ve kimden davet bekliyorsunuz.. bu kadar sacma bi magduriyet masali duymadim.

Kuşak Y - UlasMetin

Mağdurlar Ahmet Kaya'ya da sahip çıktılar. Yedirtmeyecekler.

aynısınız - mustafasert

Kemalist körlüğü size de bulaşmış. Hiç empati yok, hep "biz mağduruz". Şikayet ettiğiniz yargıları düzeltmek için İslam'ı ve uygulamalarını tartışmak lazım. Sizce bu mümkün mü?

Koca bir direnişi "Kemalist Kibir" olarak ifade eden zihniyet! - güneşlipazartesi

Bu habere söyleyebilecek bir şey bulamıyorum, büyük bir direnişi "kemalist kibir" diyerek özetlemek gerçekten siyasi aklın çalışmadığını gösterir. Yalan söylemeyi bırakın artık 1. Kimse türbanlı olduğu için alandan dışlanmadı, dışlanmaz da aksine dayanışma içerisinde davranıldı. 2. Piyano resitalinin yoksulları dışlayacağını iddia eden zihniyet asıl yoksullara hakaret ediyordur alanda müzik ayrımcılığı yapılmadı yeri geldi halay çekildi, yeri geldi piyano dinlendi. 3.Bırakın ırkçılığı meydanlarda en çok atılan sloganlardan biri "faşizme karşı omuz omuza"dır.4. Lütfen ama lütfen oturduğunuz köşeden mağdur edebiyatı yapmayı bırakın artık, güzel bir direnişimiz var bunu zenginleştirmek yerine oturduğunuz yerden "ama şöyle ama böyle" demeyi bırakın artık.

Nası yani???!!! - gamsizdansoz

Gençlik denince kimsenin aklına gelmiyor musunuz? Eee bu Gezi hareketinin suçu değil ki! Gezi'de ne zaman yaşasın laiklik, kahrolsun türbanlılar/başörtülüler sloganı atıldı? Ben mi kaçırdım? Y kuşağı Gezi kitlesini tanımlamak için zaten yetersizken "öteki Y" ötekinin mağduriyeti üzerinden geliştirilecek argümanlar hakikaten sizi ne kadar idare edecek? Her zaman maskülen ataerkil nefret kusan dezenformasyon kaynağı Yeni Şafak mı savunacak başörtülü/başörtüsüz kadınları? Böldürmeseydiniz gençliği örtülü örtüsüz diye o zaman? Başörtüsü üzerinden kimlik siyaseti yaptırmasaydınız? Yapılırken, "benim başörtülü bacım" laflarına örgütlü bir cevap verseydiniz? Yine suçluyum Allağım, başım açık, Gezi'ye gittim, neoliberalizme muhalefet ettim, düzene isyan ettim, polis şiddetine karşı çıktım, medyanın yalanlarından bıktım, Yeni Şafak okumuyorum, Murat Menteş gibi değirmen sucularını samimi bulmuyorum, kendimi kuşaklatmıyorum, apolitik olduğumu asla kabul etmiyorum, gaz yedim, su yedim, sinemam yıkıldı, Reyhanlı'ya, emperyalizme isyan ettim, kadın haklarını savundum, hiçkimseyi inancına göre yargılamadım ve yine suçluyum Allağım!

Bazı konular - Sipisip

Bazı konularda sana hak veriyorum ama bu ayrımcılığı 10 yıl boyunca çok güzel bir şekilde hazırlayan bir altyapı var. Bu altyapı çok kolay sarsılmaz. Başbakan, "Başörtülü kızlarım" diye hitap ediyor, "Sunni vatandaşlar öldü diyor" biz buna karşıyız zaten . Sen keşke gelseydin geziye, nasıl kucaklaşacağını görseydin belki anlardın. Ya da Pazar günü GazAdam festivaline geldin mi? Oradaki insan farklılıklarını gördün mü? Peki soruyorum sana, ben başı açık bir kız olarak kot ve t-shirt ile Fatih gibi bölgede yürüdüğüm zaman, ne tür laflara maruz kalıyorum, rahatsız ediliyorum? Madur olarak hep sizi gösterdi peki madalyanın diğer tarafı ne oluyor? Yapmayın, siz gelip görüp bizimle beraber olup bir kere olsun direnmeden, beraberliği hissetmeden yorum bile yapmanız çok manasız oluyor. Bir orada herkesin hakkını savunuyoruz. Eşitlik istiyoruz. Bare bir akşam Park ta yapılan İftar sofralarına gel de gör ve anla.Kendi kendinize birşeyler kurcalıyorsunuz, okuduğunuz internet ve gaste bilgi kirliliğine inanıyorsunuz. Yaşamış olanlardan dinle, yaşamış olan birisi olarak de sen anlar orada biz de seni dinliyelim. Bu şekilde daha da yakınlaşırız.!

Yazı - gazetey

Hani "saçmalardan seçmeler" diye bir deyim vardır. Bu yazı bunu hakediyor. Allahaşkına bir kursa gidin. Kendinizi eğitmek zahmetine katlanmıyorsunuz. Uğur Mumcu vakfının yazı kursları var, oraya gidebilirsiniz. Yazının dil ile ilgili teknik kısımları tam bir felaket. Ne olacak bu halimiz bilemiyorum. Allah sonumuzu hayır etsin.

Öteki Y derken - uyusuk

Gezi eylemlerinde her kesimden görüşten, inanıştan bir sürü insan vardı. kendini ötekileştirilmiş hisseden başörtülü genç kızlarımız da oradaydı. Ama kendini öteki olarak tarif ettiği halde; büyük bir umutla bu günlere getirilmiş ve özellikle ötekileştirilmişlerin iktidarı olma iddiası ile gelmiş, 10 yıllık iktidarları boyunca tüm dünyaya kafa tutar hale gelmiş, heykelden, tiyatroya, diziden eğitime, sağlıktan mühendisliğe vb. her şeyi sadece ben bilirim diyen bir iktidar neden başörtüsü gibi sadece yönetmelikle değişebilecek bir konuyu çözmedi diye düşünüyor. bu arkadaşlar Öteki Y falan değil onlar da sistem ve iktidar tarafından kandırılmış, öteki olarak bırakılıp oy deposu olarak görülen insanlarımızdır. kandırılmadım ben diyen varsa siyasi rant olmadan dini özgürlükler konusunda 10 yılda elle tutulur ne adımlar atılmış cevap versin.

kıyaslama yanlış - ayhan30

gezide toplananlar güç sahibi devlete karşı geliyor. bu türbanlı kızlar ise artık tersine laik kesime dönen ve kendilerine karşı olmayan mahalle okul baskısından dert yanıyor. hiç haklı değiller. artık devir onların devri. mağdur değiller.

Bazı konular - Sipisip

Bazı konularda sana hak veriyorum ama bu ayrımcılığı 10 yıl boyunca çok güzel bir şekilde hazırlayan bir altyapı var. Bu altyapı çok kolay sarsılmaz. Başbakan, "Başörtülü kızlarım" diye hitap ediyor, "Sunni vatandaşlar öldü diyor" biz buna karşıyız zaten . Sen keşke gelseydin geziye, nasıl kucaklaşacağını görseydin belki anlardın. Ya da Pazar günü GazAdam festivaline geldin mi? Oradaki insan farklılıklarını gördün mü? Peki soruyorum sana, ben başı açık bir kız olarak kot ve t-shirt ile Fatih gibi bölgede yürüdüğüm zaman, ne tür laflara maruz kalıyorum, rahatsız ediliyorum? Madur olarak hep sizi gösterdi peki madalyanın diğer tarafı ne oluyor? Yapmayın, siz gelip görüp bizimle beraber olup bir kere olsun direnmeden, beraberliği hissetmeden yorum bile yapmanız çok manasız oluyor. Bir orada herkesin hakkını savunuyoruz. Eşitlik istiyoruz. Bare bir akşam Park ta yapılan İftar sofralarına gel de gör ve anla.Kendi kendinize birşeyler kurcalıyorsunuz, okuduğunuz internet ve gaste bilgi kirliliğine inanıyorsunuz. Yaşamış olanlardan dinle, yaşamış olan birisi olarak de sen anlar orada biz de seni dinliyelim. Bu şekilde daha da yakınlaşırız.!

Yazı - gazetey

Hani "saçmalardan seçmeler" diye bir deyim vardır. Bu yazı bunu hakediyor. Allahaşkına bir kursa gidin. Kendinizi eğitmek zahmetine katlanmıyorsunuz. Uğur Mumcu vakfının yazı kursları var, oraya gidebilirsiniz. Yazının dil ile ilgili teknik kısımları tam bir felaket. Ne olacak bu halimiz bilemiyorum. Allah sonumuzu hayır etsin.

Öteki Y derken - uyusuk

Gezi eylemlerinde her kesimden görüşten, inanıştan bir sürü insan vardı. kendini ötekileştirilmiş hisseden başörtülü genç kızlarımız da oradaydı. Ama kendini öteki olarak tarif ettiği halde; büyük bir umutla bu günlere getirilmiş ve özellikle ötekileştirilmişlerin iktidarı olma iddiası ile gelmiş, 10 yıllık iktidarları boyunca tüm dünyaya kafa tutar hale gelmiş, heykelden, tiyatroya, diziden eğitime, sağlıktan mühendisliğe vb. her şeyi sadece ben bilirim diyen bir iktidar neden başörtüsü gibi sadece yönetmelikle değişebilecek bir konuyu çözmedi diye düşünüyor. bu arkadaşlar Öteki Y falan değil onlar da sistem ve iktidar tarafından kandırılmış, öteki olarak bırakılıp oy deposu olarak görülen insanlarımızdır. kandırılmadım ben diyen varsa siyasi rant olmadan dini özgürlükler konusunda 10 yılda elle tutulur ne adımlar atılmış cevap versin.

kıyaslama yanlış - ayhan30

gezide toplananlar güç sahibi devlete karşı geliyor. bu türbanlı kızlar ise artık tersine laik kesime dönen ve kendilerine karşı olmayan mahalle okul baskısından dert yanıyor. hiç haklı değiller. artık devir onların devri. mağdur değiller.

Genc Kardeslerime - Yörük Ali Efe

Gezi parkini nicin dagitti bu iktidar biliyormusunuz?. Sizin gibi milyonlarca dindar kardesimizin icinden parka giden olur ve oradaki atmosferden etkilenir korkusuyla. Size önerim Geziye gidin ve oradaki kardeslerinzle sohbet edin. Ayni güzel seyleri istiyorsunuz. Sizler bizim umutlarimizsiniz. Birakin AKP CHP MHP yada BDP demeyi birbirinize sarilmayi deneyin ögrenin ki kimse sizlerin üzerinden demogoji yapacak politik ortam söylem bulamasin.Almanyadan bir abiniz amcanizdan selamlar saygilar.

Dekoratif - yersumay

Herhalde bu kardeşimiz belirgin zırvalarına yenisini eklemiş. İlkin kimse türbanlı-dindar dostlarımızı/yoldaşlarımızı/direnişçileri dekoratif olarak görmedi. Tam tersine asıl ve gerçek bileşen olarak gördü bu bir. İkinci olarak iktidara yaltaklanmaktan bir an için kendini sıyırıp sonra ben ne yaptım telaşına düşenler, kendi küçük dünyalarından (viski yerine ayranlı) bu eylemi ayrılık gayrılık olarak yorumlamaya da kalkıp değersizleştirmeye, kötülemeye, zaafı varmış gibi göstermeye kalkmasın. Algılayamadıkları nokta şu: Sorun yok ahpablar, sorun sizsiniz!

Dekoratif - yersumay

Herhalde bu kardeşimiz belirgin zırvalarına yenisini eklemiş. İlkin kimse türbanlı-dindar dostlarımızı/yoldaşlarımızı/direnişçileri dekoratif olarak görmedi. Tam tersine asıl ve gerçek bileşen olarak gördü bu bir. İkinci olarak iktidara yaltaklanmaktan bir an için kendini sıyırıp sonra ben ne yaptım telaşına düşenler, kendi küçük dünyalarından (viski yerine ayranlı) bu eylemi ayrılık gayrılık olarak yorumlamaya da kalkıp değersizleştirmeye, kötülemeye, zaafı varmış gibi göstermeye kalkmasın. Algılayamadıkları nokta şu: Sorun yok ahpablar, sorun sizsiniz!