...................
...................
CEMEVLERİ TERÖR YUVASI, DEKOLTELİ KADIN FAHİŞE!

Ergun Babahan
T24 Gazetesi, 09 Ekim 2013

                         
...................
 
...................

Kadınların kıyafeti nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğini savunan AK Parti’nin geldiği nokta, kamuda başörtülüye özgürlük, televizyonda kıyafeti beğenilmeyen kadının işine son vermek oldu.

Söyleyeceğim tek şey var: Utanın.

Kendinize demokrat dediğiniz için utanın, Batı değerlerine sahip çıkıyoruz dediğiniz için utanın, yaradılanı severiz yaradandan dolayı dediğiniz için utanın…

Ayıp…

AK Parti’nin medyadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, bir telefonuyla insanlara medyada iş bulabiliyordu, bir sözüyle de insanları ekmeğinden edebiliyormuş.

Fikrinden, beyanından değil de, sadece bir giysisinden dolayı bir kadını hedef almak, işinden ettirmek demokratlıksa, açıkça söyleyeyim ben demokrat değilim.

Neydi şikâyetleri, tesettürlü kadına kamusal alanın kapatılması…

Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Emine Erdoğan ve Hayrünnisa Gül’ü Çankaya’ya davet etmediğinde Sabah’ın manşetinden tavır koymuştum. Aynı Sezer, Sayın Arınç’ın eşine yakışıksız bir tavır aldığında da aynı tavrı koymuştum.

Biri bana Kemalist Sezer ile Sünni ahlaka sahip Hüseyin Çelik arasındaki farkı açıklarsa, memnun olurum. İkisi de kadın üzerinden siyaset yapan, ölçü olarak kadının başörtüsü veya memesinin ne kadarının göründüğünü mesele yapan siyasetçi çıktı.

Sezer’in Türkiyesi’nde başınız örtülüyse kadın olarak yoktunuz, AK Partili Çelik’in Türkiyesi’nde göğüs bölgenizin 3 santimetrekaresi görünürse yoksunuz.

Bu sağlıksız bir düşünce tarzıdır, baskıcı, tahakkümcü bir düşünce tarzıdır. Darbeyle gelen zihniyetin yerini, sandıkla gelen bir zihniyetin aldığının, oy çoğunluğuna sahip bir iktidarın kadınlara nasıl giyineceğini dayattırma derdinde olduğunun göstergesidir.

Kusura bakmayın ama ikisinin de demokratlıkla ilgisi yoktur. Siz, iktidarınızı eleştiren herkese "darbeci" derseniz, kadınların kılık-kıyafetine, erkeklerin içkisine müdahaleniz nedeniyle insanların size her şeyi söyleme hakkı olur.

Her şey bir kadınla başlar…

Bir kadın, iktidar partisinin bir sözü sonucu, gögüs dekoltesi nedeniyle işinden olursa, ekrana çıkan her kadın iktidarı memnun edecek şekilde giyinmek zorunda hisseder kendini.

‘‘Bir kadeh içen bile alkolik’’ derseniz, kimse sizlerin olduğu ortamda içki içemez hale gelir.

İnsanların istedikleri gibi giyinip tüketemediği bir rejime her şey denilebilinir, ama demokrasi denilemez.

Kendine Müslüman olmanın bir başka örneği, AK Partili Mehmet Metiner’in ‘‘Cemevleri terör yuvası’’ sözü.

Nasıl ki, kimi terör eylemlerinin camilerde yuvalanan kimi köktendincilerin eseri olması, camileri terör yuvası yapmazsa, kimi cemevlerinde şiddetle bağıntılı insanların olması, bu inanç merkezleri veya ibadethaneleri terör yuvası yapmaz.

Batı’dan İslam’a yönelik toptancı tüm eleştirileri şiddetle reddeden bir zihniyetin, Alevileri toptancı bir yaklaşımla mahkûm ediyor olması, demokratlık ölçülerinin bir başka ölçüsü.

Türkiye giderek Sünni bir otoriterliğe kayıyor ve bu gidiş iyi bir gidiş değil.