...................
...................
“MENE, TEKEL, UFARSİN”

Haluk Hepkon
Odatv Gazetesi, 30 Aralık 2013

                         
...................
 
...................

Youtube’lara düşen bedduadan sonra ülke gündemine bir de “mene, tekel ufarsin” lafı girdi. Bu kelimeleri önce Zaman gazetesinden Ahmet Turan Alkan kullandı.(1) Tevrat’ta yer alan ve Kral Belşazzar’ın öldürülmesiyle sonuçlanan bir hikâyeye gönderme yapan Alkan yazısında şöyle diyordu: “ Babil kralı Belşassar (Baltazar diye bilinir), bir ziyafet esnasında salonun duvarına gövdesiz bir elin “Mene, tekel, ufarsin” kelimelerini yazdığını görür ve mânâsını öğrenmek için Danyal Peygamber’i çağırtır. Danyal Peygamber’in yorumu şöyledir: ‘Mene: Sayılı günleriniz sona erdi, Tekel: terazide tartıldınız ve eksik bulundunuz’. Üçüncü kelimeye elim elvermiyor: Hafazanallah!”.

Yanıt gecikmedi. “Ufarsin”in ülkenin parçalanması anlamına gelmesinden yola çıkan yandaş medya Alkan’ın bu yazısını bir tür tehdit olarak yorumladı. Hükümete “Yahudi efsaneleri” aracılığıyla aba altından sopa gösterildiği ileri sürüldü.

Ahmet Taşgetiren de yeni geçtiği Star gazetesindeki yazısında konuya değindi.(2) Taşgetiren, efsaneye göre Belşassar’ın söz konusu kelimelerin yazıldığı gece öldürüldüğünü hatırlatarak Alkan’ın bir şey ima edip etmediğini sordu. Taşgetiren yazısında “Ve ilginçtir, Sovyet ihtilalinde Lenin’in adamları, Çar’ı öldürürler ve sarayın duvarına ‘Kral Belşatsar kendi köleleri tarafından öldürüldü’ ifadesini yazarlar” diyerek söz konusu kelimelere/lanete Sovyet Devrimi esnasında da rastlanıldığını ileri sürdü. Taşgetiren’e göre Tayyip Erdoğan düşmanlığının Yahudi intikamcılığından beslenmesi ibret-i âlemlik bir durumdu.

BEDDUA VE SOVYET DEVRİMİ

Türkçe bedduaların yetmediği bir ülkede Tevrat’a başvurulmasını anlayabiliriz. Bu türden bedduaların ve laf çakmaların ne kadar etkili olduğunu zaman gösterecek. Biz şimdilik Taşgetiren’in yazısında bahsettiği “mene, tekel, ufarim” kelimelerinin Sovyet Devrimi’nde de ortaya çıktığı iddiasının üzerinde duralım. Duralım ki, beddualardan medet umulan bir siyasi iklimde hurafelerin ve saçma sapan lafların nasıl etkili olduğunu bir kez daha anlayabilelim.

İşe Taşgetiren’in yazıya döktüğü iddianın tamamını aktararak başlayalım. Buna göre Ekim Devrimi’nden sonra Bolşevikler Çar II. Nikolas’ı öldürmeye karar veriyorlar. İnfazın gerçekleştiği gece çar ve ailesinin tutulduğu evin duvarına “Belsatzar ward in selbiger Nacht / Von seinen Knechten umgebracht" diye yazılıyor. “Belsatzar aynı gece köleleri tarafından öldürüldü” anlamına gelen bu dizeler aslında Tevrat’tan değil ünlü şair Heinrich Heine’nin bir şiirinden. Alıntının Tevrat’tan olmaması kimseyi rahatlatmasın çünkü Heine Yahudi kökenli. Yalnız burada atlanmaması gereken iki nokta var. Birincisi Heine’nin orjinal şiirinde Balthasar, Bel-šarru-uṣur diye de bilinen Babil Kralı için Belsazar denilmektedir. “Belsatzar“ın “tsar“ yani çar kelimesine gönderme yapmak için değiştirildiği anlaşılıyor. İkincisi söz konusu yazının ne zaman yazıldığı bilinmiyor ama Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından ve çar ailesinin idam edildiği evin turistlere açılmasından sonra, yani yakın tarihlerde çiziktirildiği tahmin ediliyor.

KILAVUZU KARGA OLANIN

Peki, Taşgetiren’in bu çok mana yüklediği “bilginin” kaynağı kim ve ne kadar güvenilir? Bu soruları yanıtlamak için bir iki örnek verelim. Heine’nin şiirinden bahseden isimlerden birisi Mark Weber’dir. Weber, IHR yani Institute for Historical Resarch (Tarihi Araştırmalar Enstitüsü) isimli kuruluşta yönetici olarak çalışıyor. IHR, revizyonist tarihçilik denen akımın önde gelen sözcülerinden. Bu akıma göre İkinci Dünya Savaşı esnasında bir Yahudi Soykırımı yaşanmamıştır. Başta Adolf Hitler olmak üzere bütün Naziler dünya tatlısı insanlardır ve Yahudi Soykırımı’ndan bahseden yalancılar aslında dünya üzerinde bir Yahudi hakimiyetinin kurulmasına yardım eden piyonlardır. Siyasi görüşleri tarihe bakış açısıyla uyumlu olan Weber ABD’deki önde gelen Neonazi örgütlenmelerinden National Alliance’e de üyedir.(3)

Kısacası Mark Weber ciddiye alınması mümkün olmayan bir faşisttir ve tek amacı dünyayı Yahudilerin yönettiğini kanıtlamaktır. Weber, Bolşevik Devrimi’nin de Yahudi işi olduğunu “kanıtlamak” için kaleme aldığı bir yazıda söz konusu iddiayı İgor Şafereviç’e atıfta bulunarak aktarmaktadır.(4) Bir başka deyişle Taşgetiren’in bahsetmek gereğini hissettiği iddianın asıl sahibi Şafereviç’tir.

ANTİKOMÜNİZMİN SEFALETİ

Aslında ünlü bir matematikçi olan İgor Şafereviç, Weber’den farklı olarak kafası çalışan bir adamdır. Sovyetler Birliği döneminde rejim muhalifi olmuş; Sovyetlerin yıkılmasının ardından da Rusya’nın en önemli gericilerinden birisi haline gelmiştir. Şafereviç, komünizm düşmanlığının insanı nasıl bir zihinsel sefalete sürüklediğinin adeta somutlaşmış örneğidir. Yobaz bir Ortodoks olması sayesinde trajik bir biçimde matematikten komplo teorilerine, bilim insanlığından meczupluğa geçiş yapmıştır.  

Şafereviç, sosyalizm hakkındaki akıllara zarar iddialarını The Socialist Phenomenon isimli kitabında özetlemiştir. Şafereviç Russophobia isimli kitabında da antisemitizme el atmıştır. Şafereviç’e göre Yahudiler Ruslardan ve Hıristiyanlardan nefret ettikleri için Ekim Devrimi’ni yapmış ve bin yılın intikamını almışlardır. Çar II. Nikolas’ın idam edilmesinin asıl nedeni de bu nefrettir. Yahudi Bolşevikler idamdan sonra hızlarını alamamış ve duvara Yahudi kökenli Heine’nin Yahudi düşmanı bir kralın Yahudiler tarafından öldürülmesini anlatan o dizelerini kazımışlardır.

Ahmet Taşgetiren’in bahsettiği dizelerin hikâyesi bu kadar. Söz konusu hikâyenin asıl sahiplerinin durumu ortadadır. Bahsi geçen meczuplar Batı’daki Neonaziler ve Rusya’daki aşırıcı sağcılar dışında kimse tarafından ciddiye alınmamakta, kendi çöplüklerinde eşinmektedirler. Üzerinde düşünülmesi gereken, bu saçmalıkların ülkemiz gündeminde ciddi ciddi yer tutması ve bunlar üzerinden siyasi tartışmalar yapılmasıdır.


DİPNOTLAR:

1)
http://www.zaman.com.tr/ahmet-turan-alkan/koy-yanar-deli-taranir_2190678.html
2) http://haber.stargazete.com/yazar/mene-tekel-ufarsin-ha/yazi-823825
3) National Alliance hakkında daha fazla bilgi için bkz. Nicholas Goodrick-Clarke,
Kara Güneş, çev. Kıvanç Güney, Kırmızı Kedi Yayınevi
4) http://library.flawlesslogic.com/tsar_1.htm