...................
...................
EVE GELMENİN MUTLULUĞU

Hazırlayan: BELCETUQUE Gürbüz Yalçınkaya
Haziran 2006

                         
...................
 
...................
Çalışmak güzel ve gereklidir. Günün yorgunluğunu üzerinden atabilmek için huzurlu bir ev ortamına ihtiyaç vardır. Eğer bu sağlanamazsa, insanlar ertesi günün sabahı yine aynı şekilde işe geri dönecekler ve verimleri düşecektir. Kocanız ve çocuklarınız için aile ortamının anlamını elbette sizin anladığınız gibidir fakat onlar direkt olarak sizin tavır ve davranışlarınıza bağladır. Sizin yapacağınız şeyler, onların ev içindeki mutluluklarını etkileyecektir.

Bu Konuda Dikkat Etmeniz Gerekenler:

1- Dinlenme

Bir insan işini ne kadar severse sevsin, belli bir iş yoğunluğundan sonra mutlaka yorulacaktır. Bu yorgunluk, akşam eve geldiğinde hafiflerse daha farklı bir kimliğe bürünecektir. Taze bir vücut ile ertesi gün işine yeniden dönecektir.

Fakat, akşama kadar çalışan ve evde huzur bekleyen bir insana karşı daha dikkatli davranmalıyız. Duygularımızı kontrol etmeli, onlara ev hayatının gerçeklerini tattırmalıyız. Çünkü bu ev, onunda yaşadığı yerdir.

Bir evin süslenmesi ve düzeltilmesi ev hanımları tarafından yapıldığı için, kadının, evin iç düzenini sadece kendi zevkine göre tasarlamaması gerekir. Her şeyin düzenli bir şekilde yerleştirildiği bir odada, yorgun argın evine dönen bir adamın rahatlayacağı bir köşe mutlaka bulunmalıdır. Bu konuda, kadınların bekar odalarını ve evlerini göz önüne getirmeleri gerekir.

2- Temizlik ve düzen

Erkeklerin çoğu, dağınık bir evde yaşamaktansa, düzenli bir çadırda oturmayı düşünebilirler. Zamanı geldiğinde yemeğin hazır olmaması, ütüsüz elbiseler, dağınık bir ortam, bir erkeğin evden kaçmasına sebep olabilir.

3- Neşeli ve huzurlu bir ortam

“Modern iş ve sanayi dünyasında çalışan insanlar piknik yapmıyorlar. Burada sürekli sinirler gergindir. Mesai bitimini beklemek, zamanı geldiğinde dışarı çıkmak huzur ve rahatı da beraberinde getirmelidir. Kadın, bu anlamda önemli bir görev üsleniyor. Evdeki tutum bu insanın iş durumunu dengeleyecek, rahatını sağlayacak, manevi yapısını kuvvetlendirebilecek şekilde dizayn edilmelidir. Böyle olduğu zaman, erkek ertesi günü işine daha bir zevkle gidecektir. Kocasının hayatında bu boşlukları doldurabilen kadınlar, görevlerini de yerine getiriyor demektir.”

4- Ortak Bir Ev Hayatı

Erkek, evde kendini bir sığıntı olarak görürse bu yanlıştır, görevlerin tam anlamı ile görevlerin yerine getirilmediği sonucuna götürür.

Eve yeni bir eşya alınmak istenirse, kadın ilk önce kendi beğenilerine göre hareket etmemeli, hoşuna gitmese, ortak zevkleri yansıtmasa bile eşinin düşüncelerini de dinlemelidir. Onun ne istediğini bilmek, bazı şeyleri şekillendirmek için gerekli olabilir.

Eşiniz evde olmadığı zaman, onsuz bir ev hayatının çekilmez olduğunu hissettirmeye çalışın. Yokluğunun sizi ne kadar olumsuz yönde etkilediğini anlatmaya çalışın.

Yeni evlenmiş bir kız tanırım. Ev işlerinde o kadar başarılıdır ki, içeri girdiğinizde bütün eşyalar size güler. O da aynı güler yüzlülüğü ile sizi karşılar. Fakat kocası, evinde rahat edemez bir tavır içindedir. Sığıntı olarak görür kendini. Eşini-dostunu eve çağırmaz, sürekli dışarı da olmayı sever ve onları da misafir eder. Kendisi de dışarıda olduğu zaman huzurludur. Genç kadın bu durumdan şikayetçidir ancak yine de kendi bildiği gibi davranmakta ısrarlıdır. Onların evliliği böyle bir nokta da kilitlenmiştir. Kocası evde rahat etmediği için dışarıya giden bir kadının bunun sebeplerini iyi düşünmesi gerekir.

Bütün kadınların veya erkeklerin aynı olmadıklarını bilelim ve canımızı sıkmayalım. Yakınızda bulunan ve durumda olan insanlara bazı gerçekleri anlatalım, onların da aynı hatalara düşmeden evliliklerini kurtarmalarına yardımcı olalım. Öncelikle kendimiz, evlerimizin bir huzur mekanı olarak hayatımıza anlam kazandırmasını sağlayalım.


Kaynak: Kocanızın Başarısı Sizin Elinizde
Yazarı: Dale CARNEİGE