...................
...................
ÇOCUK VE POLİS

Hazırlayan: BELCETUQUE Gürbüz Yalçınkaya
Haziran 2006

                         
...................
 
...................
Murat GÜLLER *

Giriş
Amerika Birleşik Devletleri Houston Emniyet Müdürlüğünün duvarlarında şu afişi görürsünüz; "GELECEĞİN SUÇLUSUNU YETİŞTİRMENİN ON BASİT KURALI"

1)
Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başla! Bu şekilde; o bütün dünyanın onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır!

2) Kötü sözler söylediği zaman, gül! Böylece o kendisinin akıllı olduğuna inanacaktır!

3) Ona ahlaki hiçbir eğitim gösterme, 21 yaşına gelince kendisi karar versin, diye bekle!

4) Yerde bıraktığı her şeyi kaldır, kitapları, ayakkabılarını, elbiselerini... Onun için her şeyi sen yap ki, o bütün sorumlulukları başkasına yüklemeye alışsın!

5) Onun önünde sık sık kavga edin! Bu sayede bir gün ailesi parçalanırsa o da çok şaşırmayacaktır!

6) Çocuğa istediği kadar harçlık verin! Hiçbir zaman kendi parasını kendi kazanmasın! Hayatta karşılaştığın güçlüklerle onun da karşılaşmasına ne lüzum var?

7) Yiyecek, içecek ve konforla ilgili bütün arzularını yerine getir! İstediklerini yapmamak tehlikeli soğukluklara neden olabilir!

8) Komşulara, öğretmenlere, polislere karşı daima onun tarafını tut! Onların hepsinin çocuğa karşı peşin hükümleri vardır!

9) Günün birinde başına gerçekten bir bela gelirse, ona bir şey yapmadın diye kendinden özür dile!

10) Onu felaketlerle dolu bir hayat için hazırlarsan! Muhakkak onu bulursun... (1)

"Bir toplumun kendi çocuklarına nasıl yaklaştığı, yalnızca o toplumun şefkatini ve koruyucu değerlerini yansıtmakla kalmaz. Bu yaklaşım aynı zamanda o toplumdaki adalet anlayışının, geleceğe nasıl yönelindiğinin ve gelecek kuşaklar için bugünden nelere sahip çıkıldığının da göstergesidir. Hiç kuşkusuz bu tek ülkeler için olduğu kadar uluslar arası toplumun bütünlüğü içinde geçerlidir."
Jovier Perez DR CUELLAR (2)


Aldığımız herhangi bir cihazın mutlaka kullanım kılavuzuna bakarız. Bu otomobilimiz, buzdolabımız, çamaşır makinamız vb. olabilir. Örneğin aracımızı kullanabilmek için gerekli sürücü belgesi alabilmemiz belli bir TRAFİK EĞİTİMİ ile mümkündür. Fakat anne-baba olmanın kesin ve genel kuralları olmadığı gibi çocuk yetiştirmek için evrenselleştirilebilecek genel bir prosedürümüz de bulunmamaktadır. Okul çağına gelene kadar çocuklarımızı DENEME-YANILMA yöntemi ile eğitmekteyiz. (3)

Kendi çocukluk dönemimden bugüne değişmeyen şeylerden bir tanesi anne ve babaların çocuklarını yaramazlık yaptıklarında polis ile korkutmalarıdır. "BAK, ŞİMDİ SENİ POLİS AMCAYA VERİRİM!..", "ŞİMDİ SENİ POLİS GÖTÜRÜRSE GÖRÜRSÜN!.." şeklinde ifadeler çok sık kullanılmaktadır. (4)

Polis hem kamusal düzeni hem de medeni yaşamı ifade eden bir kavramdır. Buna çok yan anlamlarda ilave edilebilir. İşte biz polisi yalnızca KORUMA ve KOLLAMA anlamı içinde kullanırken tarihten getirdiğimiz bazı değerleri de ekliyoruz. Öyle ki; sonuçta toplum olarak batıdakinden oldukça farklı bir anlamsal çerçeve kurmuş oluyoruz. (5)

Bizim geçmişimizde KAMU DÜZENİ yerine ASAYİŞ kavramı bulunmaktadır. Batı anlamında polis; devlet ile toplumu bizatihilikler olarak koymazken ASAYİŞ kavramı bu ikisini zıtlaşmalı, birbirini içermeyen ve üstelikte hiyerarşik alanlar olarak insanlara kavratmaktadır. Bu anlayış ve anlamlandırma farklılığının sonucunda batıda polis rasyonel toplumu veya toplumun rasyonalitesini koruyan bir unsur olurken biz de polis "ÇOCUĞUNU DÖVEREK TERBİYE ETMENİN EN DOĞRU YÖNTEM OLDUĞUNA İNANAN" değişmez doğruları bulunan bir baba gibi görülmektedir. (6)

Polisin de toplumun bir parçası olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Çocuklarımızı polisle "KORKUTMAK" yerine aileleri tarafından polisin toplumun güvenliğinin sağlanmasındaki aktif görevi anlatılmalıdır. (7)

Prof. Dr. Haluk YAVUZER, polis-çocuk-suç ilişkisine "Suçlu Çocuk Yoktur, Suça İtilmiş Çocuk Vardır!.." ifadesiyle açıklık getirmiş ve toplumun değerleri incelendiğinde ne kadar haklı olduğu anlaşılmıştır. Yapılan incelemelerde ergenliğe geçiş döneminde yaşanan ANOMİ nin etkisinin en çok 14-18 yaşlar arasında görüldüğü belirtilmektedir. (8)

Günümüzde çocukluktan, ergenliğe geçiş döneminde yaşanan olumsuz davranışlarda çoğalmış, yoğunlukta olarak görülen HIRSIZLIK ve diğer ADLİ SUÇLAR’a; TERÖR, ORGANİZE SUÇLAR, FUHUŞ vb. birçok alanda ilave olmuş böylelikle birçok suç türünde çocukların kullanılma alanının arttığı gözlemlenmiştir.

İşte bütün bu sebepler gözönünde bulundurularak Emniyet Teşkilatımız çocuklar ile ilgili çalışmalarını yeniden yapılandırmıştır:

ÇOCUK POLİSİ

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 20 Kasım 1989 tarihinde onaylanarak 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiş olan "ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME" ülkemiz tarafından 14 Eylül 1990 tarihinde imzalanmış 17, 29 ve 30 uncu maddelerine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Lozan Antlaşması hükümleri çerçevesinde çekince konularak 9 Aralık 1994 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kabul edilmiş 27 Ocak 1995 gün ve 22184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kaynağını Anayasadan alan ve kanunlarla desteklenen "ÇOCUK" konusuna Emniyet Teşkilatı büyük önem vermektedir. Polisin görev ve sorumluluklarını belirleyen "Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu" çocukların korunması konusunda açık bir şekilde görev vermiş, "Polis.. yardım isteyenlere yardıma muhtaç çocuk, sakat ve güçsüzlere yardım eder" ifadesi kanunun ilk maddesi olarak düzenlenmiştir.

Bu kapsamda suç işleyen, suça yönelen, suça maruz kalan, ihmal veya istismar edilen, sokakta yaşayan ve başıboş dolaşan, terk edilen çocuklara yönelik görevler ÇOCUK POLİSİ’nce yerine getirilmektedir.
Günün değişen koşulları ve başta Birleşmiş Milletler çocuk Haklarına Dair Sözleşme olmak üzere diğer tüm mevzuatta gözönüne alınarak hazırlanan "Emniyet Genel Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü/Büro Amirliği Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği" ÇOCUK POLİSİ’nin çalışma esaslarını belirlemiş, 13.04.2001 gün ve 24372 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yeni yapılanma ile "ÇOCUĞUN POLİSİ DEĞİL, POLİSİN ÇOCUĞU ANLAYABİLECEĞİ" bir yapı oluşturulmuş, çocuk suç ilişkisi dahilinde; çocuğun taraf olduğu tüm ADLİ ve İDARİ işlemler ÇOCUK POLİSİ’nin çalışma alanı içerisine alınmıştır.

ÇOCUK POLİSİ; polisin çocuklara yönelik olarak yürüteceği hizmetler konusunda 0-18 yaş grubu gelişim özellikleri, davranış biçimleri, mülakat teknikleri, iletişim becerisi gibi konularda hizmetiçi eğitim almış, sivil istihkak alan Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelidir. Çocuk Şube Müdürlükleri/Büro Amirlikleri; İdari, Sosyal Hizmet, Suç Önleme, Kayıp Çocuklar ve Adli İşlemler Büro/Kısım Amirliklerinden oluşmaktadır. Çocuklar ile ilgili işlemlerde SOSYAL ÇALIŞMACI’larda görev almakta ve yapılan mülakatın ardından çocuklar ile ilgili SOSYAL İNCELEME RAPORU hazırlanmaktadır.

Sosyal çalışmacı; çocukların ve ailelerinin kendileri veya çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi ve sosyal sorunların tespit edilmesi çalışmalarını yürüten sosyal hizmet uzmanı, pedagog, psikolog, çocuk gelişimcisi gibi Emniyet Hizmetleri dışındaki personelden oluşmaktadır.

Korunmaya muhtaç olan, ihmal ve istismara maruz kalan, bulunan, evden veya kurumdan kaçan, mülteci, refakatsiz, sokakta yaşayan, sokakta çalıştırılan, oturduğu yeri haber vermekten aciz, suça maruz kalan, kimliği tespit edilemeyen çocukların ailelerine veya ilgili bir kurum yada kuruluşa teslim edilinceye kadar geçici olarak yemek, bakım, temizlik, oyun gibi ihtiyaçlarını karşılamak üzere ÇOCUK POLİSİ bünyesinde ÇOCUK BAKIM ÜNİTELERİ kurulmuştur.

ÇOCUK POLİSİ birimlerinde çalıştırılacak personelde; gönüllü olmak, etkili ve güzel konuşmak, güvenilir olmak, Emniyet Genel Müdürlüğü Hizmetiçi Eğitim Yönetmeliğinde belirtilen şartlara sahip olmak ve bilgisayar yazılım programlarını kullanabilme ikna, iletişim, karar verme yeteneklerine sahip olma şartları aranmaktadır.

Çocuk Polisinin amacı; korunmaya muhtaç olan, ihmal ve istismara maruz kalan, bulunan, evden veya kurumdan kaçan, mülteci, refakatsiz, sokakta yaşayan, sokakta çalıştırılan, oturduğu yeri haber vermekten aciz, hakkında koruma, ıslah veya tedavi tedbiri alınan, suça maruz kalan, suç işlediği şüphesi altında bulunan, kimliği tespit edilemeyen çocuklara yönelik olarak polis tarafından yürütülecek tüm hizmetleri bünyesinde düzenleyerek ÇOCUK-SUÇ olgusunu en aza indirgemektir.

SONUÇ OLARAK ÇOCUK POLİSİNİN OLUŞTURULMASI İLE;

1.
Çocuk Polisi personeli çocuklar konusunda hizmetiçi eğitim görerek İHTİSASLAŞMIŞ,
2. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu ile yapılan protokol doğrultusunda SOSYAL ÇALIŞMACILAR görevlendirilmiştir,
3. Çocukları suça iten fiziki, psikolojik ve sosyal nedenler araştırılarak, suçluluğu ortadan kaldırmaya yönelik plan ve programlar hazırlanmış,
4. Çocuğun durumunu iyileştirmek için sosyal ve sağlık hizmetleri gibi kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunulmuş, çocuk bakım ünitelerinde kalan çocuklar için sosyal, kültürel ve eğitici ortamlar geliştirilmiş,
5. Çocukların işlemiş olduğu tüm suçlarda ADLİ-İDARİ anlamda yürütülen takibat en hassas şekilde "ÇOCUK POLİSİ" tarafından yapılmaya başlanmış,
6. Çocuk Bakım Üniteleri ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır.

Şu unutulmamalıdır ki;
Bugünün ÇOCUKLARI geleceğin YETİŞKİNLERİDİR.

* Komiser, Eğitim Denetçisi Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı Çocuk Büro Amiri.


KAYNAKÇA
1)
Prof. Dr. İsmail DOĞAN "AKILLI KÜÇÜK" Sistem Yayıncılık Haziran 2000 Sayfa: 1.
2) Murat GÜLLER "ÇOCUĞUN GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA ÇOCUK-SUÇ İLİŞKİSİ VE ÇOCUK POLİSİ" Milli Eğitim Dergisi (Temmuz/Ağustos/Eylül 2001 sayısı sayfa: 105).
3) A.g.e. Sayfa: 105.
4) Murat GÜLLER 2. ULUSAL ÇOCUK VE SUÇ SEMPOZYUMU 29-30 Mart 2001 Nedenler ve Önleme Çalışmaları ATAUM/ANKARA.
5) Doç. Dr. Mehmet Ali KILIÇBAY "BİZ ZATEN AVRUPALIYIZ" Kesit Yayıncılık 1. Baskı 1997 Sayfa: 138.
6) A.g.e. Sayfa: 139.
7) Murat GÜLLER 21.YÜZYILDA POLİSİN EĞİTİMİ SEMPOZYUMU 25-27 Ekim 2000 Sayfa: 161.
8) Prof. Dr. Haluk YAVUZER "ÇOCUK ve SUÇ" Remzi Kitapevi 7. Baskı 1994 Sayfa: 31.