...................
...................
HATAYA DÜŞMEYİN

Hazırlayan: BELCETUQUE Gürbüz Yalçınkaya
Haziran 2006

                         
...................
 
...................
Bir kadın, kocasının bütün davranışlarına, işlerine karışıp, onun niçin bir üst makama geçemediğini, maaşının niçin az olduğunu sürekli gündemde tutması, ıstırapların en büyüğüdür. Benim yakınımda da böyle insanlar var. Bir arkadaşım, karısı kendisiyle sürekli alay ettiği için geleceğini karartıyordu az daha. İş hayatına tezgahtar olarak başlayan bu arkadaşımın karısı her akşam ona, “Bugün ne yaptın bakalım büyük adam, akşama kadar patronunun öğütlerini mi dinledin? Biliyor musun, hafta sonunda ev kirasını ödememiz gerekiyor” diyerek alay ediyordu.

Adamcağız, yıllarca bu evliliğe katlandı ancak kendisini de sürekli geliştirdi. Bir gün öyle bir yere geldi ki, büyük bir iş yerinin ikinci müdürlüğünü yapmaya başladı.Karısını da boşayıp ikinci evliliğini yaptı ve bugün çok mutlu bir hayat yaşıyor. İlk karısı ise, kocasının kendisini niçin boşadığını anlayamadı hiçbir zaman. Etrafındakilere de, ayrılık sebebini, “Genç bir kız buldu beni terk etti” diyordu. “Halbuki, yıllarca onun kahrını çektim” diyerek anlatmaya çalıştı. O kadına bu gerçeği ne kadar anlatmaya çalışsanız da bir sonuç elde edemezsiniz, çünkü eğer bazı şeyleri anlayacak olsa idi, sonuç başka türlü olabilirdi.

Yine başka bir arkadaşımın oğlu buna benzer bir olay yaşadı. Daha otuzuna bile gelmemiş olan genç adam, ilancılık işinde kendini ispat etmeye ve para kazanmaya çalışıyordu. Karşılaştığı rekabet ortamı o kadar acımasızdı ki, sabrının tükenmesinden korkuyordu. Kendisine yardımcı olabilecek birine çok ihtiyacı vardı. Karısı bitmek tükenmek bilmeyen bir ihtirasın eşiğinde ve sürekli alay eder bir tavırla kocasını küçümsüyordu. Olan bitenlerin bütün suçunu kocasına yüklüyordu.
Öyle bir an geldi ki, genç adam artık sabrını tüketmişti. İşinden ayrıldı. Bunu fırsat bilen karısı da onu boşadı. Genç adam, sanki bir hastalıktan kurtulmuş kadar mutluydu çünkü her akşam başının etini yiyen bir karısı yoktu artık.

Bence en büyük hakaret, bir insanı başkasıyla kıyaslamaya kalkışmaktır. Böyle bir tutum, morali bozuk bir insanı daha çok mutsuz eder.
Aşağıdaki 6 tavsiye, size yol gösterici olacaktır:

1) Kocanız ve ailenizi yanınıza çekebilmek için sürekli ikna edici sözler söyleyin. Her hatanızdan sonra, onların sizi ikaz etmelerini isteyin.

2)
Söylediğiniz her şeyi unutmaya çalışın. Evde yapılacak bir işi, defalarca kocanıza anlatmaya gerek yoktur. Bırakın her şey zamanla halledilir.

3)
Soğukkanlı ve makul ölçülerde hareket edin. Bir işi yaptırabilmek için nasıl hareket edeceğinizi bilmeniz gerekir. Bir ağacı budatmak istiyorsanız, “Hadi sen ağacı budarken ben de yemekleri hazırlayayım” derseniz, iş daha kolay olur.

4)
Esprili ve neşeli olmaya çalışın. Bu sayede daha sevimli olursunuz ve kocanızı daha çok etkileyebilirsiniz. Duygularınıza gem vurmadan, nerede nasıl hareket edeceğinizi iyi tasarlayarak mutlu bir evlilik hayatınız olabilir. Bunun için sürekli neşeli olmaya gayret gösterin.

5)
Üzüntülerinizi bile soğukkanlı tavrınızla ele alıp değerlendirin. Bir şeye kızmış olsanız bile, bunu kocanıza hemen belli etmeyin. Notlar halinde bir kenara yazın ve zamanı gelince ortaya çıkarın. Heyecana kapılmadan ve duygularınıza yenilmeden objektif davranmaya çalışın. Karşılıklı güven sayesinde bir çok meseleyi çözebilirsiniz.

6)
Problemleri sükunet içinde çözmenizden gurur duyun. Sosyal ilişkilerinizi geliştirmek ve sonuca bağlamak için olanca gücünüzle çalışınca iyi sonuçlar elde edeceğinizi biliyorsunuz. Bu sonuçlardan sonra mutlu olun ve kendinizle gurur duyun. Kocanızı zor kullanarak da elinizde tutabilirsiniz ancak bu kalp kırmaya, güvensizliğe ve nefrete yol açar. O yüzden, kocanıza esin kaynağı olabilecek davranışlarda bulunun ve onları daima sevin ve takdir edin.

Kaynak: Kocanızın Başarısı Sizin Elinizde
Yazarı: Dale CARNEİGE