...................
...................
XHANIMRE MEKUMEŞIŞEMRE
Yayına Hazırlayan:
Dzıbe Osman
                         
...................
 
...................

Ywome-ywome zeraome zeraotejewu fekhol u gore şıağ. A lım yipşşaşşere yişuzre yiğusexewu zegorem meşır khaxıjınım zedekuağex. Şeceğuaxe aşınewu zetısxem, pşşaşşer psıhe kuağ. Khemıkojı zexhum, yane femışıewu pşşaşşem
ala-vura birbirine sylenen birbirine anlatıla gelen akıllı bir ifti vardı. O adama kızı ile karısı (ona) arkadaş olarak bir yere ekin bimeye (ekin bimek iin) beraber gittiler. ğlen yemeği yapmaya (yapmak iin) oturduklarında, kız su getirmeye gitti. Geri gelmeyince, annesi sabredemeyip kızın arkasından gitti. tekisi (kız iin) tm gayretini gstererek ağlayıp su kıyısında oturuyor. Kalbinden (bir şey) dşmşesine koşarak (onun) yanına geldi.

    -
Sıd guş wuzıfeğırer? Sıd khıwoxhulağer, yıui gueze ywupığ.
    - Nedir yahu ağladığın? Nedir başına gelen, deyip endişelenerekten sordu.
    - Sımığı xhuna? ǒeletsıku siağeme mı ıgeyjhım dekoynı kfexınıyşş psıxhom yıthaleştığe!
    - Ağlamasam olur mu? Kk (erkek) ocuğum olsaydı bu yaşlı meşe ağacına ıkıp (stne ıkıp, tırmanıp) aşağı dşp de akarsuda boğulacaktı!

Ar zızexxım, Pxhorelhf siağeme ıgeyjhım khfexıni psım yıthaleni sıwunexhuştığ yıome ğewu tısığe şuzıri. Nebgıritur zeralheewu meğışş zegosewu şısıx. Lır yajjen yıoze yzeşi khji psıxhom khekuağ. Mıde yişuzre yipşşaşşere psıhe khekoğağexemi aşığupşejığewu meğışş şısıx.
Onu duyduğunda, Kızımdan torunum olsaydı yaşlı meşe ağacından aşağı dşp suda boğulup mahvolacaktım diye ağlayarak oturdu kadında. İkisi de tm gayretlerini gstererek ağlayıp yan yana oturmuş duruyorlar. Adam (onları) bekleyeyim derken usanıp yola ıkıp (hareketlenip, -e koyulup) akarsuya geldi. Bu tarafta karısı ile kızı su getirmeye geldiyseler de (onlar neye geldiklerini) unutarak ağlayıp oturmuş duruyorlar.

    - Khışoxhulağer sıd? Sıd juğayrer, yıui yawupığ.
    - Başınıza gelen nedir? Nedir sizi yksek sesle ağlatan, deyip onlara sordu.
    - Tipşşaşşe eletsıku yiağeme, mı ıgeyjhım dekoyni khfexınıyşş, psıxhom khıxefeni yıthaleştığe! Carı tızeğırer, yıuağ şuzım.
    - Kızımızın kk (erkek) ocuğu olsaydı, bu yaşlı meşe ağacına ıkıp (stne ıkıp, tırmanıp) aşağı dşp, akarsuyun iine dşp boğulacaktı! İşte bu bizi ağlatan, dedi kadın.

Turiy nah lheewu ğı xhuğex.
İkisi de daha gl olarak ağlar oldular.

    - Arme, şoş nah dle sıoefe khezğezenep, yıui lır yjağ.
    - yleyse, sizden daha deli (ben ona) rastlayana kadar dnmem, deyip adam yola ıktı. (hareketlendi, -e koyuldu.)

Yjağewu koze bere kuağa maere kuağa zı ılağo gorem dehağ. Khelape gorem zıohem wunem khixi rağeblağ. Zerıhağeme yanısitu zko zepıtxewu ylheğu. Peste ulhha zırız aığewu zı wunem yıxeşş adrem makox, zi amıığewu khağezejışş ytani ulhha zırız ahı.
Yola koyularak giderken ok mu gitti az mı gitti kyn birine girdi. Avlu kapısının birine uğradığında evden (onlar iinden) ıkıp (onu) buyur (davet) ettiler. İine girdiği yerin (onların) iki gelinini dolaşırken grd. Pasta lokması birer tane ellerinde olarak (bulunarak) bir odadan ıkıp tekine gidiyorlar, hi (bir şey) ellerinde olmayarak (bulunmayarak) geri dnp sonrasında lokma birer tane gtryorlar.

    - Sıd şuşerer, yıui yawupığ.
    - Ne yapıyorsunuz, deyip onlara sordu.
    - Peste şatere texı, auağ.
    - Pasta(yı) kaymakla yiyoruz, dediler.
    - Ade sıd pay zı wunem şuime adrem şukoze şuşıre?
    - Madem ne iin (neden) bir odadan (siz) ıkıp tekine giderekten (bunu) yapıyorsunuz?
    - Areştewu tımışı xhuna, ağeşeğuağ adreme, şater zı wunem şı, paster adre wunem et, paster thıze tımışıme sıdewuştewu (sıdeştewu) tıxen tılheışta?

    - yle olarak yapmasak olur mu,  şaşırdılar (hayret ettiler) tekilerde,  kaymak bir odada (var), pasta teki (diğer) odada duruyor, pastayı gtrerekten yapmazsak nasıl olarak (biz) yemeye imkan bulabilir miyiz?
    - Şete khoınımre peste şıwuanımre zejuğewuualexewu şutısewu şuxeme xhuğe nıa, ariuağ.
    - Kaymak kp ile pasta tenceresini beraber (sizler beraber, birlikte) yanı başında (tencereler) duracak şekilde getirerek (sizler de) oturarak yeseniz oldu o kadar değil mi,  onlara bunu dedi.
    - Tplhın zerexhurem, aui şete khoınır khahiy peste şıwuanım rağewuolağ, ytısılexi rehatewu xağex. Agu lheewu rihığ.
    - Bakalım olana (karşılıklı, birbirine olana),  onlar deyip kaymak kpn getirip pasta tenceresinin yanı başına (onu) koydular, yanı başına (onlar) oturup rahata (rahat olarak) yediler. Kalplerini kuvvetlice dışarı ıkardı (ok hoşlarına gitti...).
    - Değowu tebğeşağe, aui guşuağex.
    - İyi olarak sen bize yaptırdın, --- onlar deyip sevindiler.

Yjıri khaheağ, khağetxhağ.
Kendiside onlara misafir oldu,
(onlar tarafından) mutlu edildi (iyi ağırlandı).

    - Mıxeme anah dle sıoefe sıkon, yıui lır yiğogu thajığ.
    - Bunlardan daha deli (ben ona) rastlayana kadar gideyim, deyip adam yoluna geri koyuldu.

Yıpe riğexhume koze xhulhfıği bzılhfıği, jhi i bowu zexetxewu khakoxewu auağ. Ğırer meğı, kuworer mekuwo, bemi zauntxhejı. Bzılhfığe nıbjıe gorem yıblıpkhxer aığewu Mıpsawu mıhader hadrıxe teşe aoze khaşe. Bzılhfığeriy zerilheewu meğı. Aş yıe lhenıkho khoınjhıy gore pılh.
nn (yolunu...) arttırarak giderken erkek olup kadın olup, yaşlı olup gen olup oka birlikte
(beraberce) geliyor olaraktan (onlara) rastladı. Ağlayan ağlıyor, bağıran bağırıyor, oğu da kendilerini para-para ediyorlar. Gen kadın birinin omuzları (onların) ellerinde olarak Yaşamamış ceset olmamışı br dnyaya gtryoruz onlar diyerekten getiriyorlar. Kadın olanlarda tm gayretini gstererek ağlıyor. Onun tek eline de bir kk testi (ucuna) asılı.

Khızınesxem, lır axahi yawupığ:
Yetiştiklerinde adam ilerine katılıp (girip) onlara sordu:


    - Sıd şşıwu khexhuğer? Sıd  mışş fedizewu şuzğegumeırer?

    - Nedir yahu olan? Ne bu kadar sizin canınızı sıkan?
    - Y-wo-woy, tımıgumeı xhuna, tinısee dexexo Ther khcejığeşş, hadrıxe teşejı, auağ. Thamıer khoınjhıym zabem yıe khıwubıtığ. Cı ar Them fetımışejme xhuştepışş teşejı.
    - Y-wo-woy, sıkılmamamız olur mu, ok gzel gelinimizi Allah ağırdı da br dnyaya gtryoruz, dediler. Zavallı kk testiye (kpe) ellediğinde elini tuttu. Şimdi onu Allaha gtrmezsek olmayacaktı da gtryoruz.

Lır yebexi mıjo khıtağ, bzılhfığe nısaem elhırıhi khoınım mıjoe ywui yıwubetağ. Bzılhfığem yıe şşhafit xhujığe. Ar zalheğum, tithe nahi wo wunah lheşışş the khıtfexhu, pşoyiğor zee khıpfetşeşt aui lım khıpıhağex. Lım khewuun yıdağep.

Adam aşağı uzanıp taş aldı, yeni gelin kadının yanına yaklaşıp testiye taşla vurup patlattı. Kadının eli yine zgr oldu. Onu grdklerinde, Allah'ımızdan sen daha da glsn Allah ol bize, istediğin her şeyi sana yaparız deyipte
(ler) adama asıldılar. Adam durmayı kabul etmedi.

    - Mış anah dle seğotıfe sıkon, yıui yiğogu thajığ.
    - Bunlardan daha deli bulana kadar gideyim, deyip adam yoluna geri koyuldu.

Kome koze cıri zı ılağo gorem dehağ. Şagu gorem bırsır mekhexo khıdeuewu zexixığ. A lhenıkhome kuağe. Yılheğurer ğeşeğonı: nebgıre zawule wunaşşham ttxewu khebexıxeşş emır yıbjhexeme dakuday, ım ttxeriy  a emır khaetınım pılhıx şşhaym, khafeetırep.
Gitse de giderken şimdi de kyn birisine girdi. Avlunun birisinden grlt patırtı seslice (yksek seste) duydu. O yne doğru gitti. Grdğ hayret verici: birka kişi atı zerinde durarak ellerini aşağıya uzatıp ineği boynuzlarından yukarı ekmeye, yerde duranlarda o ineği yukarı kaldırmaya alışıyorlar ama (yukarıdakiler iin) kaldıramıyorlar.

    - Mı emıjh thamıem sıd pay şuşıhağ, yıui yawupığ.
    - Bu zavallı ineğe ne iin sataştınız, diye onlara sordu.
    - Aşşıwu mı wunaşşham wuts şağowu khıtağer ydğexın teo şşhay, detşeyn tlheırep, auağ.
    - Yahuu bu atıdaki harika ot olarak (zerinde) bitenleri yedirelim diyoruz ama, yukarıya ıkarmak elimizden gelmiyor, dediler.
    - Aş fediz of şuxetıfe şudekuaywu wutsır khişuwupewu khşuhıxme xhuğe nıa! emım ar yıpaşşhe yişulhheme  yışxıni peıjışt.
    - O kadar işe duracağınıza yukarı ıkaraktan otu bir şeyin iine keserek aşağı indirseniz olduydu işte! İneğin de başına bir şeyin iinde koysanız yiyip de nnden tekrar ekilecek.

Dekuayxi wutsır khırahıxığ. emım yıpaşşha ralhhağ, yıxı zexhum, dunayir afemıxhowu guşuağex. Lır rağeblaği khaheağ, khağetxhağ. Khızxağenejme aşoyiğowu lheewu khlheuğex, afidağep.
Yukarı ıkıpta(lar) otu aşağı indirdiler. İneğinde nne koydular, yiyince, dnyaya yetmeyecek kadar mutlu oldular (sevindiler). Adamı davet edipte misafir ettiler, iyi ağırladılar. Aralarında kalırsa zannederek ok fazla rica ettiler, onları kabul etmedi.

    - Mıxeme anah dli şıeniy mexhu, kheseğotıfe khezğezenep, yıui, lır yjejığ.
    - Bunlardan daha delisi vardır, bulana kadar dnmem, deyip, adam tekrar koyuldu.

Ywome yıpee riğexhuze bere kuağa maere kuağa, cıri ılağo gorem dehağ. Khelape gorem uhi beayre cağe. Zi khimııze zexhum, wunaper uxiğeti mış zıgore khyaxhulağemi sşerep yıui yihağ. Wunewu zerıhağem lış rilheğuağ: tume ğonec gorem yışşhau aığewu eşo ğuanem peınatewu şıtıx, yaşenerer eşo ğuanem khpexınewu zğehazırışş ut.
Vurup nn (yolunu...) arttırırken ok mu gitti az mı gitti, yine kyn birisine girdi. Avlu kapısının birine uğrayıp ok zaman ağırdı. Kimse ıkmaz(ken) olduğunda, ev kapısı aıktı bunların bir şey başlarına geldiyse de bilmem deyip ieri girdi. Eve girdiğinde adam ierde grd: ikisi bir pantolonun koncu ellerinde olarak tavan deliğinin karşısında olarak duruyorlar, ncs tavan deliğinden aşağı atlamaya kendini hazırlıyor da (deliğin) ağzında duruyor.

    -
Sıd şuşerer, yıui yawupığ.
    - Ne yapıyorsunuz, diye onlara sordu.
    - Tişşewoğu zteğefepejı, auağ.
    - Arkadaşımızı yine giydiriyoruz, dediler.
    - Ade sıd pay şo ğonecır şuığewu şuşıt, modreriy sıda aşom zııdekoyağer? (zıfidekoyağer).
    - yleyse ne iin siz pontolonu elinizde tutup duruyorsunuz, bunu da tavana (atıya) ne(dir) ıkartan?
    - Mıreştewu te ğonecır tığewu modrer khpexışş ğonecır carewuştewu tefape, khırauağ.
    -
Bylecene biz pantolonu elimizde bulundurarak teki aşağı atlayaraktan pantolonu bylece giyiyoruz, ona dediler.
    - Khxıj, yıui lewu aşom ttır khırişexığ. Riğelheğuze ğonecır zışıriğelhağ, adrexemi ğonec zışılhae ariğeşağ. Axemi lır khağeşuağ, khağetxhağ, Moş fediz gulhıtexo wuiewu wuzxedğeıjıştep, te wukıtxenejışt aui şşhaem afidağep.
    - İn, deyip adam tavanda duranı aşağı indirdi. Onu (pantolonu) gstererekten pantolonu (ona) giydirdi, tekilerine de pantolon giymesini ğretti. Onlarda adamı hoşnut ettiler, iyi ağırladılar, Bu kadar iyi anlama kabiliyetin olarak seni aramızdan geri ıkarmayacağız, bizim (sen) aramızda kalacaksın dediler de ama onları kabul etmedi.
    - Mıxeme anah dle seğotıfe khezğezenep, --- yıui lır yjağ. Bere kuağa maere kuağa, wuko zepıtme wuumıe xhuna, cıri zı ıle gorem uağ. Şagu xhowo-pşawu gorem ttıshape utewu zlheğum kui ttıshağ. Şagu yiğekotığewu zıutıshağer xhanım yişagowu khıeığ. Wuneut pşşeşşejhıyr khızeplhem, lewu khelapem dejı şısır khılheğuğ. Wunem yihaji guaşem riuağ:

    - Bunlardan daha fazla deli bulana kadar dnmem,  deyip adam koyuldu. ok mu gitti az mı gitti, gidersen hep karşılaşmasan olur mu, yine kyn birisine rastladı. İtibarlı (yksek mevkiden) avlunun birisinde oturma yeri (nnde) grnce (grdğnde) gidip zerine oturdu. Yanaşarak ağzına (kapı nne) oturduğu avlu hanın avlusu ıktı. Hizmeti kk kız bakınca, adam olarak avlu kapısının yanında oturanı grd. Eve geri girip hanıma (onu) dedi:
    - Khelapem dej şıt ttıshapem lı ğogurıko gore ts.
    - Avlu kapısının yanında duran oturma yerinde yolcu adamın birisi (zerinde) oturuyor.
    - Ko, zışışımre khızdiremre khwup, yıuağ guaşem.
    - Git, aidiyeti (nereye ait olduğunu) ve nereden ıktığını (geldiğini) sor, dedi hanımda.

Pşşeşşejhıyr lım dej khekuağ.
Kk kız adamın yanına geldi.

    - Mo şısır khızdirer khızeğaş yıui guaşem sıkhığekuağ, yıuağ.
    - Şurda oturanı geldiği yeri ğren deyip hanım beni gnderdi, dedi.
    - Se ıje dede sıkhirep, hadrıx nıep sıkhızdirer, riojığ lım.
    - Ben uzak yerden gelmiyorum, br dnyadan başka değil geldiğim yer, (cevap olarak onu) dedi adam.

Pşşeşşejıyr dehaji lı ğogurıkom hadrıxe sıkhı yıuağ yıui guaşem riuağ. Adrem Mo psınewu aş khceriy, sişşewo zakhowu ğerko lağem yikhabere sğewup璔 yıui pşşeşşejhıyr cıri khıdiğeığ. Guaşer khıwoce yıui dişağ. Gua
Kk kız geri girip yolcu adam br dnyadan geliyorum dedi deyip hanıma
(onu) syledi. teki Buraya abuk olarak onu ağır da, tek oğlum olarak geen sene lenin haberini sordur deyip kk kızı yine ıkardı. Hanım seni ağırıyor deyip yanında gtrd. Hanımın bulunduğu byk evin iine gtrd.

    - Tıde wukhiıre, yıui khwupığ
    - Nereden geliyorsun, diyep sordu
    - Hadrıxe sıkhı, --- riojığ.
    - br dnyadan geliyorum, (cevap olarak onu) dedi.
    - Tha khısatiy aşığum, sişşewo zakhowu ğerko lağem yikhebar khısepon, --- yıuağ guaşem guşoze.

    - Allah verdi yleyse, tek oğlum olarak geen sene lenin haberini bana sylersin, dedi hanım sevinerekten.
    - Bouw khıwoson. Wuişşawo yiofxer deyixep. Cenetım rağehaşt, awu dışşe some şşiş yımığotı xhuştep. Tyane khııxriy axhşe khısfızdah yıui khıselheuğeşş arı mış sıkhızekuağer. Khıseptıme fızdeshışt.
    - Fazlaca sana sylerim. Oğlunun işleri kt değil. Cennete sokacaklar, ama yz altın lira bulmasa olmayacak. Annemden alıp para benim iin yanında getir deyip bana rica ettiydi de ondan gelişimin sebebi. Bana verirsen onun iin yanımda gtrceğim.
    - Aş pay khezğenena, awu axhşe khodıy fewohıe xhuna! Şığın tekuiy khezğehazırınışş, Them pay, zışomığehılhewu sişşawo fahba!

    - Onun iin bırakır mıyım seni, ama yalnız para (onun iin) gtrmekle olur mu! Birazda elbise hazırlayayım da, Allah iin, (kendine) yk saymayarak oğluma gtrr msn!
    - ıjeay sızdekojıştır, awu wolheuapeşş wugu xezğeışunep. Khate wuişşawo fesebğahı pşoyiğor zee.
    -
Berbat uzak gideceğim yer, ama sen daha nce rica ettin de kalbini kıramam senin. Ver (bakalım) ona benim gtrmemi istediğin her şeyi.

Guaşem dışşe some şşişıri khıritığ, yişşawo fıriğahışt şığınxeriy khığehazırığex. Hadrıxe kojışt lım nahıbe dıriğehıme şoyiğowu ukur zeariğeşağ, mılhkur yizı khariğeşığ.
Hanım yz altın lirayı da ona verdi, oğluna
(onun iin onunla, oğlu iin adamla) gndereceği elbiseleri de hazırladılar. br dnyaya geri gidecek adama daha fazlasını yanında gtrmesine inanarak (zannederek) kz arabasını koştular, mlk dolu (onlara, hizmetilere) yaptırdı.

Mış nah dle tıde sıkomi zğotınep. Arewu zıxhue zğezejın, --- yıui khığezejığ.
Bundan başka deli nere gitsemde bulamam. yle olunca dneyim, --- deyip geri dnd.

Xhanır desığepti khızıdehajım, guaşer guşoze khebarır riotağ.
Han evde bulunmuyordu da geri deldiğinde, hanım sevinerekten haberi
(olanı) anlattı.

    - Tıde şıa a lır, yıuiy xhanır ywupığ.
    - Nerede bulunuyor o adam, deyip han sordu.
    - Mışe deıjığ, --- khırığelheğuğ guaşem.
    - Buradan geri (yola) ıktı (gitti), (onu, yolu) gsterdi hanımda.

Pşı xhanır kheesiy lım yıwujj khihağ. Mıdrem xeğuaşşhar khızerinei şuayre khekuağewu xhanır ıwowu khılhıkowu yılheğuğ. Psınewu ukur mez blağem xiğewuuağ. Yj lı khuy gore jowu hasem xetıti yıdej uhağ.
Bey Han atına binip adamın arkasından
(yola) girdi. Bu tekide (adam) ky boşaltıp ok hızlı geldiği yerden hanı atlı olarak arkasından gelmekte olduğunu grd. Aceleyle kz arabasını yakındaki ormanın (ağaların arasına ve iine) iine koydu. Kendisi kel olan bir adam tarla srerek uğraşıyordu da yanına uğradı.


    - Mo ıwowu khakorer wolheğua, yıui ywupığ.
    -
Şu atlı olarak geleni gryor musun, diye sordu.
    - Selheğu. Te tixhan arı. Sıda khexhuğer. Kheguzejuağ lı khuyir.
    - Gryorum. Bizim hanımız o. Ne oldu? Telaşlandı kel adam.
    - Khexhuğe şağuiy şıep. Mı şuixhan khuywu şıer yıuwınewu khjağ nıep.
    - Olan mkemmel bir şey yok. Bu sizin han kel olanları ldrmeye başladı başka değil.
    - Aş yışeştım şağo yiep. Tıde cı sıkon, yıojığ yıgumeığewu lı khuyir.
    -
Onun yapacağının mkemmel bir tarafı yok. Nereye şimdi ben gideyim, geri dedi canı sıkılarak kel adam.
    - Mode mo ıgeyjhım psınewu dekuay!
    - Aha şu yaşlı meşeye abucak tırman!

Lı jonakor ıgeyjhım dekuayiy ttıshağ, mıdrem pxheeeır yıwubıti jowu xewuuağ. Pşır kesığ. Lewu jorem elhırıhi ywupığ:
Tarla sren adam yaşlı meşeye tırmanıp zerine oturdu, teki sabanı tutup srmeye durdu. Bey yetişti. Adam olarak tarla srene yanaşıp sordu:


    - Lı gore mış bleewu plheğuğa, yıuiy.
    -
Bir adamı buradan geerken grdn m, dedi.
    - Zıgore bleıti, wukhızlheğum mo ıgeyjhım dekoyağ.
    - Birisi getiydi, seni grdğnde şu yaşlı meşeye tırmandı.

Xhanır ıgım ahi, khx yıui ıgım tsım ycağ. Adrem Sıkhuyp se, sıkhxıştep khıriojığ. Ytani Khx suağe khx! yıui ycağ. Sıkhuyp se, sıkhxıştep khıriojığ ıgım tsım. Sıd khuy mış xiğezıhağer? Khx suağe khx!. Lır khıfmıxıxe zexhum, xhanır ıgıyjhım dekoyağ. Mıdre lı uşır pşım yi khıttıshi khjejığ. ukum ır khıguyipxi  (kıguipxi) khıfi khekojığ.
Han ağacın altına girip in deyip ağacın zerinde oturanı ağırdı. teki Kel değilim ben, inmeyeceğim geri dedi. Sonra İn dedim in! deyip ağırdı. Kel değilim ben, inmeyeceğim geri dedi ağa zerinde oturan. Ne keli bunun karıştırdığı? İn dedim in!. Adam
(onun iin) inmeyince, han yaşlı meşeye tırmandı. teki akıllı adam beyin atı zerine oturup hareket etti. kz arabasına atı (yanına) bağlayıp srp geri (ıktığı yere, evine) geldi.