...................
...................
OSET TANRILARI

İron Ağdevtte ve İron Farn Kitapları
Çeviri: Muammer Tekin

                         
...................
...................

EFŞATİ (AFŞATİ)
Av Hayvanları Tanrısı

Av hayvanları tanrısı olan Efşati inanışa göre en eski tanrılardandır. Yüksek dağ zirvelerinde yaşar ve aşağıdaki av hayvanlarını kontrol altında tutar.

Vastırci’ye karşı tanrılar arasında en sadık olanı odur. Kendisine av geleneklerine göre dua edilen Efşati, avcıların işlerinin rast gitmesini sağlar.  Ancak avda başarılı olmak için insanların dürüst olmalarını ister, aksi taktirde dualarını kabul etmez.

Dürüst olmayan avcıların başlarına felaketler gelmesi olasılığı da vardır.

Efşati adına yapılmış belirli bir yer veya mabet yoktur. Avcılar kendisine dağlarda ve sabahın ilk ışıklarında dua ederler, dua için yanlarında lavaş ekmeği ve tuz bulundururlardı. İyi ahlaklı avcılar av hayvanlarını usulüyle avladıkları ve israf etmedikleri için Efşati tarafından çok sevildiklerine ve işlerinin rast gideceğine inanırlardı.

Av sonrası kaya diplerinde veya var ise yakınlardaki bir mabedin duvar dibinde ateş yakılır,avlanan hayvanlardan kebaplar yapılır,yenilir,içilir,avcı şarkıları söylenirdi. Avcılar bu yemek esnasında kendilerine rastlayan başka insanlara da yiyeceklerinden ikram etmeyi görev bilir,aksi taktirde,bir sonraki avlarında başarısız olacaklarını düşünürlerdi.

Herhangi bir mabette veya kutsal yerde yemek molası verildiyse av hayvanlarının boynuzlarını oradaki ağaçlardan birinin dallarına asarlardı. Keçi ya da buna benzer boynuzlu hayvanların boynuzlarını alın kemikleriyle birlikte evlerinin giriş kapılarının üstüne asarlardı.Bu hareket düzenli ve başarılı olma temennisinin bir işareti olarak kabul edilirdi

BARASTIR
Ölüler Ülkesinin Hakimi
 

Ölüler Ülkesinin hakimi. Adı konusunda belirsizlik hakimdir, muhtemelen Bora-stir, -stur "Büyük Bora" nın bozulmuş halidir.

Bu ise, büyük Nart ailelerinden üçüncüsünün adıdır. Öbür dünyaya yaptıkları yolculuğun sonunda ölüleri karşılayan ve onları suçlular diyarına (zindon) ya da cennete (jennet) yerleştiren odur.

Ölülerin onuruna birkaç kez düzenlenen dinsel anma törenlerinde, onların yeryüzüne geri dönmelerine ve bu tören için hazırlanmış sahte bir kişinin biçimine girerek bu törene katılmalarına izin verir.

Ancak ölü, akşam güneşin son ışıkları batmadan geri dönmüş olmalıdır, çünkü ölüler diyarının kapıları bütün gece boyunca kilitli kalır. (Bu nedenle ölüler asla geceleyin defnedilmez).

DONBETTIR
Su Tanrısı
 

Su tanrısı olan Donbettırlar, kadınlar ve kızlarından oluşuyordu. Deniz ve göllerde yaşarlardı.

Nartlar, tanrının nuru, güneş parıltısı ve topraktan oluşmalarına rağmen çocukları Donbettır’ların yurdunda büyür ve gelişirlerdi. Aksi taktirde ölümleri babalarının elinden olurdu.

Donbettırlar’ın birbirinden güzel deniz kızları denizlerde ve göllerde balık gibi yüzer, güvercin kılığında uçar veya altın tüylü geyik kılığında ormanlarda koşarak genç delikanlılara mutluluk ve şans dağıtırlardı.

Donbettırlar’la burada yaşayan insanlar yani Nartlar arasında evlenmelerden dolayı akrabalık bağları başlamış ve genişlemişti.Bu evlenme geleneği Osetler’de su taşıma bayramının yerleşmesine neden olmuştu. Nart gençleri kiraz yapraklarını denize atarak Donbettırlar’ın kızlarının isimleriyle seslenirlermiş. Donbettırlar’ın kızları da oyunlar oynar, şarkılar söylermiş.

Osetler’de Donbettırlar adı ile anılan hiçbir bayram veya kutlama günümüze kadar gelmemiştir.

FELVERA (FALVERA - FOŞİ FELVARA)
Evcil Hayvanların Koruyucu Tanrısı
 


Evcil hayvanlar tanrısı olan Felvera da Vatsilla gibi insanlara yardım eder, hayvanların bereketini arttırırdı.

 

Bazı aydınlar Felvera sadece büyükbaş hayvanlar ile ilgili deseler de Felvera insanların istifade ettiği tüm ehli hayvanlarla ilgilidir.

 

Hayvanlar, sağladıkları faydalar açısından farklı olmalarına rağmen, Osetler hayvan ölümlerinde hayvan sahiplerine ARFE denilen konuşmayı yaparlardı.  Eşeği ölene,ineği veya atı ölene söylenen sözlerin aynısı söylenirdi. Örneğin,Tanrı sana daha fazla mal versin, gibi.

Vatsilla ve Felvera’nın adları sofra dualarında mutlaka anılırdı.    
 

GALEGON (GALADON)
Hafif Rüzgar Tanrısı

 


Hafif rüzgarlar tanrısı. Özellikle yazın sıcağında serin serin estiği için çok sevilirdi. Otların ve ekinlerin biçildiği günlerde sıcaktan bunalanlar Galegon’a dua ederlerdi.

 

Saman haline getirilen başakların buğdaylarını samandan ayırmak için,harman yerlerinde rüzgara savrulan yığınlarda çalışılırken söylenen şarkılar vardır. Bunlardan birinin sözleri şu şekildedir:
 

Derelerden tepelerden, es es Galegon
Mehtaplı gecelerden,
Sabahın ıslak damlası, gözyaşından, gel es ey Galegon
Öküz nefesi gibi esişin,
Hafif kamıştan kanatların, es es Galegon
Samanlar savrulmaya hazır,
Ayıralım onu tozlardan,
Seçelim gereksiz çöpleri.

Birkaç çeşit olduğuna inanılan Galegonlar,çalışan ve terleyen işçilerin en büyük yardımcılarındandı.
 

KURDALEGON
Zanaat (Demircilier) Tanrısı

 


Zanaat Tanrısı,yeri göklerdir.

İnanışa göre, yeryüzünde el sanatları ve demir işleme sanatı yokken göklerde vardı ve Kurdalegon, bu sanatları yeryüzüne indirdi, insanlara öğretti.
 

SAFA (ŞAFE)
Ocak Zincirinin Koruyucu Tanrısı

 


Mutfakta kazanları tutan zincir ve ateşi temsil ediyor.Osetler mutfaktaki bu zincire de ŞAFA adını veriyorlardı. İnançlara göre Osetler, mutfaktaki bu zincir,ateş ve duman aracılığıyla göklerdeki diğer tanrılarla ilişki halindeydiler.

 

Örneğin, demirciler ve kuyumcular tanrısı Kurdalegon (göklerde yaşar) ile insanlar arasında Şafe aracılığıyla güzel bir diyalog vardır çünkü zincirin mucidi Kurdalegon’dur.

 

Şafa denilen zincir,evlerin en kıymetli ve en temiz eşyaları arasında kabul edilirdi. En kutsal yeminler ve en aşağılayıcı beddualar da Şafa adına yapılırdı.


Bınatıkhitsav, Şerijed ve Şafe ile ilgili günümüze kadar ulaşan bazı deyişler:

Bınatıkhitsav iyileri severdi,
Şerijed başları sayardı,
Şafa sıcak ve isli temizliği severdi,
Şerijed’in altında edebiyle durmayan gelinden ev kadını olmaz,
Zincirini peşinden sürükle,
Bınatıkhitsav ve Şerijed’in lanetlediği aile bireyleri.
 

TUTIR
Vahşi Hayvanların Tanrısı

 


Ayı, kurt, aslan, kaplan, çakal gibi vahşi ve yırtıcı hayvanların tanrısıdır.

 

Vahşi hayvanlar içinde ayrı bir yeri olan kurt, Tutır’ın sağlam çeneli köpeği olarak adlandırılıyor ve kış aylarının sonuna doğru, genellikle ocak ayında, kurtlar adına oruç tutuluyordu.

 

Oruçlar eğer içtenlikle tutulduysa, hayvanlar kurtlardan korunmuş olurdu, aksi taktirde kurtların saldırılarına maruz kalabilirlerdi.Bu inanışlar zamanla dinsel motiflere dönüşmüştür.

 

Tutır’ın günleri, kışın soğuk günlerine rastladığı için mevsim gibi sert ve acımasızdı, kendisine yalvarılmasından hoşlanırdı.

 

İlişkileri, ehli hayvanlar tanrısı Foşi Felvera ile daha yoğundu. Felvera’ya gıpta ile bakar, ona imrenirdi. Bu yüzden de onunla çeşitli konularda iddiaya girer ve şakalaşırdı.

Bir gün Tutır ile Felvera mızrak atışı yapmak için iddiaya girmişler. Felvera devamlı galip gelince, Tutır sanki yanlışlıkla atmış gibi yaparak mızrağını Felvera’nın sol gözüne saplayarak onu kör etmiş. O günden sonra Tutır kurtlarını Felvera’nın hayvanlarına gönderirken, Felvera’nın görmeyen sol tarafından gitmelerini söylermiş. Bu olaydan sonra hayvanlara çoban tutma geleneği başlamış.
 

VATSİLLA
Bereket Tanrısı

 


Bereket Tanrısı olan Vatsilla’nın, toprağın bereketli ve ürünlerin bol olmasını sağlarken insanların bu konudaki sıkıntılarına yardımcı olduğuna inanılır.

 

Bu nedenle adına yapılan mabetler yerleşim yerlerine yakın olan ve her yerden görülebilen tepelere yapılırdı.

Vatsilla’nın farklı görevler üstlenen birkaç çeşidi vardır, bunlardan birisi de Afet Tanrısı Yelia’dır.