...................
...................

YÜKSEL AĞA

Şubat 2007

                         
...................
 
...................
Her gün yeni bir şey görmüyorsa göz, kör olur...
Her gün yeni bir şey duymuyorsa kulak, sağır olur...




Ticaret yapacak adama "sen illa gidip yatılı okulda okuyup subay olacaksın, polis olacaksın" deseniz de su yolunu bulur misali otuz yedi sene çalışsa bile sonunda tüccar olur...

Ancak bilir oyuz yedi sene sonra ticaret yapamayacağını. Öngörür, değil sene, ay bile durmaz devlet kapısında. Devlet kapısına iş yapar.



Toprak sahibi babası yüzünden Yüksel Ağa imiş adı. Yüksel Ağa, Kilis'te ortaokul birincisiyken, imtihanlara sokmuşlar, polis koleji yazılı sınavında dereceye girince vermişler eline bir otobüs bileti, "git kolejin mülakatına" demişler...



Daha otobüse binerken aklına koymuş gitmeyeceğini o okula, güçlü yönünü bilerek...

Otobüste sınava beraber gittiği Çeçen çocuğuna "girmeyeceğim sınava" demiş...

Çeçen çocuk, Ankara'ya varınca istemediği halde gitmiş tek başına sınava...

Yüksel Ağa ise aldığı yeni biletle doğruca İstanbul'a...



Sirkeci'de tren istasyonu karşısında, Gar Otel'de iki gece yatmış...

Taksim, Sultanahmet, Üsküdar, Beşiktaş dolaşmış durmuş koca İstanbul'u iki kısa günde...

"Ben bu şehre ne satarım?" demiş o iki gün.

Mahmutpaşa'yı görünce, Kapalıçarşı'da Bedesten'i görünce...

Aklına koymuş giyim üzerine iş yapacağını...



Geri dönüş biletini Ankara'ya kadar kestirmiş...

Ankara'dan yeni bilet almış eğer biletini soran olursa İstanbul bilinmesin diye...

Ankara'da Çeçen çocukla buluşmuş, Kore Kulesi dibinde...

Geldiklerinde Kilis'e otogarda iki baba bekliyormuş onları...



Çeçen çocuğun babasına kazandı diye mektup gelirken....

Yüksel Ağa'nın babası Cemal Ağa'ya, Yüksel Ağa'nın mülakata girmediği için kazanamadığına dair mektup gelmiş...

Bir hafta eve gitmemiş Yüksel Ağa...

Her gün okula gitmiş ama okul çıkışı evin yolunu tutmamış...

Geçince siniri Cemal Ağa'nın, çağırtmış oğlunu eve gelsin diye...



''Güvercin Göğsü'' içilen rakının tadına doyum olmazken

Yüksel Ağa'nın anlattıklarını duymak, görmek ayrı bir meziyetmiş...



Yüksel Ağa, üst baş satarak başladığı iş hayatına açtığı fabrikalarla devam etmiş... Onun yanında çalışanlar ekmek verir olmuşlar başkalarına...

Çeçen çocuk ise - belki de güçlü yönünü o zaman göremediği için - polis olmuş, emsalleri emniyet müdürü, kaymakam, vali olmuşken, O emniyet amiri olarak görev yapıyormuş küçük bir vilayette.
                         

...........................................................................................................

...........................................................................................................

cc-turkiye@circassiancenter.com

...........................................................................................................

Oubykh'un diğer mektupları

...........................................................................................................