...................
...................

HAZIR UYKUDAN UYANMIŞKEN

Nisan 2012

                         
...................
 
...................

Çok istek olup olmamasını bilemiyorum ama ben hazır uykudan uyanmışken...



Janberd, Jankat, Berkok, Sabahat, Özlem, Sinejan, Nemyisjan, İnci Seminay, Turan, Alhas, Ergün’ler...



Uyur idik uyardılar,
Diriye saydılar bizi,



Oğullarından, babaları...

Kızlarından, babaları...

Gelin, oğulları ve kızları geçti...



Hikayede burada başlıyor...

Cumhuriyetle birlikte, köylü milletin efendisi olduğu dönemde, memur oluyorlar, asker oluyorlar köyde yaşayanlar...

İstanbul’da, Akaretler’de oturanlar ise çoktan uyku dönemindeler...

Seyin’in kızları, annelerinin büyük bir valiz dolusu kitapla evden gittiğini biliyorlar...



O dönem, başı açık hangi kadının resmini çizebilirdi ki, İtalya’dan gelen...



Aslında hikaye, daha eskiye gider ama yazılı değil, bellek hiç yok....

Akaretler dönemini bilebilen kim vardı ki, kim kaldı ki...



Çermoy’un, Narmanlı Han dönemini bilebilen...



O yüzden hikayenin büyük kısmı bu dönem başlıyor...



Meserret Kahvehanesi’ne giden ‘büyük vazifeli’ nin ruhu, keşke bize o zamanları anlatabilse, gayreti değildi hiç...



Köyünden çıkan çocuk, leyli okuyabilme hakkını kazanır, sultanların mektebinde...

Çocukken Çerkesce, Türkçe biliyor olması mı, yoksa mektebin bahçesini bile göremeyecek kadar çok çalışması mı bilinmez, söker Fransızcayı da...



Mümtaz şahsiyet, Orly’i savunduğu olduğu zaman, hafiften gururla bahseder, mektepten arkadaşım diye...



1969 yılında Çemenzar yolunda, küçük bir daireye yerleşirler...

O zamanlar daha apartman isimleri pek yoktur... Hilmi Beylerin Köşkü, Atiye Hanım Köşkü diye geçer bir çoğu...



Kimseye sormadan cam üstüne sarı yaldızla yazdırarak kondurur apartman girişine...



Çoğu sesini çıkarmaz... Ses çıkaran bir ikisi olduysa da sorun olmaz, komşular arasında...



İki çocuklu asker üst kat komşularını da öğrenmişler kim olduğunu, bu vesileyle...



Samimi olmuşlar Recai Bey ile...



1974 yılında karartma oldu olacak, Edirne’den girdi girecekler denirken...



Temmuz ayında, ansızın gelmiş. Hadi beni geçir yola kadar, demiş Recai Bey...



Hadi seni geçireyim yola kadar, demiş...



Eğer bana bir şey olursa, çocuklar sana emanet köye gönderirsin, demiş...



Çocuklar köye gitmemiş, apartmanın adı değilmemiş hiç...

                         

...........................................................................................................

...........................................................................................................

cc-turkiye@circassiancenter.com

...........................................................................................................

Oubykh'un diğer mektupları

...........................................................................................................