|
Yaşanmamışı yazmak çok zor, her
zaman...
Bir Pazartesi sabahı başlayan, geriye dönük, seneler öncesine
giden yaşanmışlığın, yaşanan kısmını yazmakta epey zor...
Anlattıktan sonra; ‘Bunları, bir gün yazacak mısın?’ diye soran,
cevabı gözlerden okuyan...
‘Yazarsan, bana ‘Bir Garip’ dersin’ diye, cevap verene söz olsun
şimdiden bunlar...

Baba, tarafında iki, anne tarafında iki olmuşken...
İki tarafında yaşanmışlığın adını koyan...

İki gencin, iki ailenin yaşamını birleştirirken başına gelen, en
sevinçli zamanında karşısına çıkan...
Yerküre gibi...
Kabuğu sert, içi kor olan bir yüreği paylaşan...
Görmeden sevdim, ayrılmadan özledim, dedirtecek kadar koşulsuz
sevgiyi besleyen...
Oynanmanın ne demek olduğunu, ancak fark eden...
Bir geçiş sınavı verdirten engel, aynı zamanda mutluluğu artıracak
bir engel...
Altları kırmızı tükenmez kalemle, ardından mavi tükenmez kalemle
çizilmiş, hatmedilmiş eski kitaplar bende saklı iken...

Ben düşüncelere dalmışken, sessizce gelip arkamda konuşmayın... |