|
Annesini tanımıştım, halamıza
benziyordu...
Kocası, Albay olan halamıza...
Ankara Gençlik Caddesi’nde oturan halamıza...
Bebeği olmadan, bebekten gidecek...

Aşiyan’a Yıldız Okyay’ın yanına uzandı...

Yer, Atatürk Kültür Merkezi...
İki salonu var...
Büyük salon üstte, merdivenlerle çıkılıyor...
Konser salonu altta, merdivenlerle iniliyor...

Muhsin Ertuğrul’un büstü var ikisi arasında...

Parter
Balkon
İkinci Balkon
diye çıktıkça çıkıyor büyük salon yukarı doğru...

İstanbul Festivali daha ayrılmamışken bu kadar çok parçaya...

Belki de II. Mehmet’in prömiyeri idi geldiğimiz...
Sahneye at ile çıkan, fethedeni görmek için...

Merdivenlerden iniyor...

Belki altmışlı yaşlarda...
Dönüp güzelliğine bakıyorum...

Bembeyaz saçları, simsiyah broşu...

Sanki bir köyde gördüm gibi geliyor...
Mızıka çalan biri gibi görüyorum...

'Abhaz mısınız ?' diye soruyorum...
Gülerek, çenemi okşuyor. Cevap vermeden inmeye devam ediyor,
merdivenlerden ağır adımlarla...

Sultan, hatun kişi niyetiyle gitti... |