...................
...................

BİR ABHAZ, BİR UBIH YAŞAMINDAN...

Mayıs 2012

                         
...................
 
...................

Bir Abhaz, Bir Ubıh yaşamından...



Ortada bir kaç renk iplik var...

Birleşiyor kilim oluyor, yalınayak yolumuzda ısıtmaya çalışıyor, dokunan kilim...



Daha önce Sakarya nehrinin ötesinde, sadece Kayalar’a gitmişti...

Sapanca Gölü’nü bile görmemişti, diğer yanda...



Daha sonraları ise en çok gidebildiği, teyze ziyareti yaptıkları Adliye Köyü olmuş...

İçinden tramvay geçen şarkı, oyunu gibi...

Köyde duran, Mavi Express...



Düzce’de halasının yanına ilk gittiğinde, daha eve varmadan, ‘Adapazarı, Adapazarı’ diye muavinin bağırmasıyla, kendini yerlere atarak ağlaması bir olmuş...

Gün batmadan geri dönmüşler, Adapazarı’na...



Sonra gelin olmuş...

Gurbet ele gitmişler, iki can...



Malabadi Köprüsü, ötesinde imiş Şark Hizmeti... O kadar ihtişamlıymış ki köprü, Evliya Çelebi köprünün altına Ayasofya’nın kubbesi bile sığar, dermiş...



Habur Köprüsü gidebildikleri en son yermiş...

Ötesi kilometre taşı...

Zırhı olsa bile, Kılıç diye anılanın boğulduğu yerde...



Kardeşi ile kardeş bildiği ziyaretine gelmişler...

At varmış ama, düşmüş kardeş olan. Yirmi sene sonra acısı çıkmış...



Kardeş bildiğine sarılmış, kardeşinden önce...



Yan köyden komşuları, ‘gözün aydın kardeşlerin geldi’ demişler...

Ses etmemiş, kardeş bildiğini de kardeşi bilsinler istemiş...



İğne için bile, uzak bildikleri diyardan, yan köyden gelenler oluyormuş...



Kardeşi ve kardeş bildiği dönmüş ama, yine at sırtında uzak yoldan iğne için gelene ayıp olmasın diye hediye vermişler, sandıktan ne çıktıysa...



İçecek tek su, Habur’un suyuymuş...

Önce, dinlenir süzülür, sonra kaynatılır.

Sonra, yine dinlenir süzülür, yine kaynatılırmış...



Kırk sene sonra,

orada içtikleri sudan olsa gerek...



Hiç israf etmezlermiş suyu...



Sakallarıma gün yüzü göstermeyeceğim diyen dede, torundan ‘hadi bana karışık su getir’ deyince...

Kayışdağı suyundan gelen bir bardak su...



Dede, yarım bırakmadığı su bardağını havaya kaldırırken, ‘su gibi aziz ol’ dermiş.



Su gibi aziz olmak...



Keskin bıçak üstünden dökülen su...

Kilim dokundu, serildi yol üstüne...

Üstüne bir kaç damla su damladı...

                         

...........................................................................................................

...........................................................................................................

cc-turkiye@circassiancenter.com

...........................................................................................................

Oubykh'un diğer mektupları

...........................................................................................................