|
Bekliyoruz deniliyor ev yolunda...
Yok bir şey elimde, gelmiyor diye cevap veriliyor...
Yorum bir değil, onbir olunca...

Hava Karadaş’tan, Mine Münevver Bağ’a kadar...
Geliyor akıldan, gönülden, en azından onbir konu daha...

Haddimize değil elbet ama, birinci Ankara çıkarması değil, ikinci
Ankara çıkarmasında yer aldı Sevgili Hava Karadaş ve müzik
grubu...
Lak Tansel ayarladı hepsini...
Aynı sahnede gösteri yaptığımız için, bir defa daha kontrol
edemeyince fark ediyoruz, sahnenin parkeleri gitmiş, yerine
tuğladan zemin olmuş...
Tuğladan pürüzlü zemin ötesinde, sahne küçülmüş...
Her daim becerikli Ankara...
İkinci çıkarmasında da sahneyi doldurdu...

Alkışlar daim...

Hava Karadaş ve müzik grubu ise İstanbul’un iftihar tablosu...

Alkışlar daim...

Köprüden Önce Son Çıkış...
Elbruz internet dergisinde çıkan şiiri gelir, her Mine Münevver
Bağ akla geldikçe, yüzü görüldükçe...

Derneğe ilk geldiğimiz dönemler, etkilendiğimiz bir isimdir Hapae
Erhan...

Sohbetler olurdu...
Özdemir Erdoğan, Ediz Hun, Cengiz Çandar....
Çok isimler gördü dernek...

Faruk Cimok, Yaşar Bağ...
İçimizden isimler de geldiler sohbete...
O zaman öğrendik, ilk Atatürk’ü tespih ile çizen ressamın Faruk
Cimok olduğunu...
Kocaman elleri çizenin, resimlerini katalogunda gördük...

Neden Çerkesleri çizmiyorsun diye gelen eleştirilere, ‘Bu
resimdekiler Reyhanlı’dan akrabalarım’ diye cevap verdiğini
biliyoruz...

Hapae Erhan, ‘Bizden memnun muydunuz, peki Yaşar Ağabey ?’ diye
sorduğunu hatırlıyoruz...

Yaşar Bağ’a, Orhan Alpaslan’ın anlattığı ‘Evren ve Çerkes Eyeri’
ilişkisini merak eder dururuz...
Aynısını Rahmi Tuna’ya da anlatmış...
Keşke Theley gibi gün yüzüne çıksa...

Çok dilbilimci çıktı Çerkezler ile ilgilenen...
Anadolu’dan ilk Orhan Alpaslan çıktı...
Sımha...
Kafkasya Üzerine Beş Konferans...

Dünya’nın merkezi burası dedi...
F. sayesinde bilebildik Theley’i...

Yıl 1975...
Daha kız kardeş doğmamış...
Nizip, sabun diyarı... mercimek diyarı...

Size Abısta yapacağım, diyen iki Dede...
Çöveni daha kolay bulmuşlar...
Kaşıkçıya anlatırlarmış... ‘İçi oyuk olmayan, kaşık yapacaksın’
diye...

Kaşıkçı Elması’nın bile değerini bilemeyen zihniyet anlamazmış...

Elbruz’un yazılası var...
Kapadokya gezisi var...
Tevfik Esenç’in anma gecesi var...
Gölcük Belediyesi’nin düzenlediği ve katıldığımız yegane folklör
festivali var...

Yine Ankara var...
Ankara’dan, ‘Lalegül Kızları’ var... |