...................
...................

ANNE

Mayıs 2012

                         
...................
 
...................
Evladını yuvasından ayrılsa bile kol kanat geren anne...



Anlattıklarıyla büyüten,

Anlattıklarıyla öğrenilen anne...



Dört evlat babası, arada sırada tavla oynar, zar tutarmış...

Tuttuğu kadar...

Kapı aldı mı rahatlar, hep şeş gelmesini beklermiş...

Inceden inceden uzamak, toplamak için...



Misafir gelecek demiş, demleneceği bir akşam...



Hasırcılar, ‘Sepetçiler Kasrı’ gibiymiş...

Adı kalmış hatıralarda sadece...



Anne, yatak yapmış, misafir için...



Gece tek gelmiş, baba...

Kapı açık kalmış...

Belki de misafir gelir diye, kapatmamış kapıyı...

Unuttuğundan değil yani...



Sabah yatakta, dokuz yavru doğuran sarı kedi varmış...

Anne kedi bırakmıyormuş, hele bir ellensin yavru kedileri...



Anlatılmıştı ama, anne için bir defa daha söylendi...



Hasırcılar'a ilave...



Kardeş bildikleri, süt kadar yakın bildiklerine.

Uzaklardan hastanız gelecek demişler...

Herkes biliyormuş ama, bir tek iki evlat annesi bilmiyormuş, aslında gelenin hasta olmadığını...

Ruhunu verenin...

Hasta yatağı yapılmış. Yüksek yastıklı, bir kaç yastıklı...



Mavi renkli atlas yorganlı yatak, kapıya yakın yapılmış...



Gelememiş, hiç hasta olmayan, hasta diye bilinen, yatağın sahibi...



Anne, evlatlarına daha çok kol kanat germiş, bundan sonra...



Çok sonra, bir bayram sabahı ev baklavası ikram etmiş, onu sevenlere...

Ziyaretine gelenlere...



Bildiğinden söylemiş. ‘Geleceğinizi bilseydim, ev baklavası yanına hampal yapardım, malzemem vardı...’



Anne mutfağı topladı ama, yine uyku yok ona...

Yapacak işi kalmamasına karşın...



Anne bekliyor, uyumuyor.

Bizim, evlatlarının, işlerinin bitmesini bekliyor...

Kol kanat geriyor biz evlatlarına, gelin yanıma diyor...



Şimdi...

‘Yedi nehirden birisi...

Sahipsiz ‘yabani’ atlar, nehrin yatağında...

Her şey sahipsiz ama hiç bir şey sahipli değil, yedi nehrin olduğu bu yerde...’



Karlar eriyor, nehirleri coşacak,

Sonunda denizine kavuşacak nehirler...



Hepimiz, bildiğimiz annemize gideceğiz...



Kimi, Duvar’ına gidecek...

Kimi, Ararat’ına...

Söz birliği etmiş olanlar, aynı şeyi söyleyenler...



Bir gün birlik olanlara, dahil olabileceklere diyerek...



Az olsa da olacak, söz birliği edemeyecek olanlar...

Onlarda, kimi Hasırcılar’a, kimi Sepetçiler Kasrı’na...

Anne diye gidecek...
                         

...........................................................................................................

...........................................................................................................

cc-turkiye@circassiancenter.com

...........................................................................................................

Oubykh'un diğer mektupları

...........................................................................................................