...................
...................

‘ÇİÇEKLİ SESİMİZE...’ 

Haziran 2012

                         
...................
 
...................

Ayhaba, Kmza, Besleney, Shogen diyor...

Seninle olanlar ancak anlayabiliyor...

Varsın, krematoryumdan, Hash Potato’dan sana kutlama var dediğimi bir tek Kmza anlasın...

Varsın, öyle olsun...



Anlaşılmayan lisanı kırkbeş dakika dinlemek...

Biraz böyle, biliyorum...

Kırk kişiyiz birbirimizi biliriz...



Daha iyisi elden gelmiyor, ne yazık ki...

En azından şimdilik...



Bu akşam dolunay gördük, demek ki zamanı gelmiş...



Daha önce yemediğim için, lezzetini bilmiyorum o yüzden belki Gılnaş denilince, hemen yanında değilim...

Oysa iki kelamın daha önemli...

Duymak için geleceğim...



Aynı bahçedeyiz yine...

Dört ayaklı köprü gözüküyor...

Çerçeve yapmış ağaçlar...

Sarıp sarmalamış köprüyü...



Janok hissediyor sevildiğini, ‘bana iyi davranıyorsun...’ diye cevap veriyor, neden diye sorulunca...



Bizim, ağabey dediklerimizle...

Bize, ağabey diyenler...

Birlikte...

Hep birlikteyiz...

Yine aynı bahçede...



Boynuzlar kadeh...

Kaldırılıyor...

Keşke gümüşlü votka da olsa...

Herkes altın yürekli iken...



Eskişehirli misafir kız...

‘Otuz koyunun olacağına, iki aslanın olsun’ diye annesinin dediklerini paylaşıyor...



Dört ayaklı köprü, kırk bir yaşında...

Dostluğumuz, yaşlarımız kadar...



Kırk yaşında...

Kırk bir yaşında...



Bir yaşında olan Baras, en küçük dostumuz...



Dokuza taktıysak eğer, biraz Sofyalı’nın da katkısı vardır muhakkak...



Chartoy demişti o zaman...

Kravatımın anısı var, bir Abhaz’dan, diye anlattıktan sonra...



‘Sofyalı Dokuz ise...

Kafkasyalı On...’



Müzik hepimizin gıdası...

Dudarova’yı Efes’te...

Temirkanov’u Taksim’de...



Gergiev kusur kaldı, aralarında...



Temirkanov alınca bir buket çiceği, kulise daha gitmeden, ‘bizim sesimiz’e vermişti...

Taksim’de tüm çiçek satanlar bakmıştı ona...

‘Çiçekli Sesimize...’



Şimdi tez elden gidesim var, benim için yapılan Gılnaş’a...

Tez elden gidesim var, iki çizgi kırışıklarımın olduğu kendi resmimi almaya...



Her şeyim görülürken, ben de kendimi çıplak görebileyim diye...



Cenaze için gittik üçümüz...

Ağabeyi, ‘gelerek başımızı büyük yaptınız...’ dedi.

Sessizce oturup, bir süre sessizliği dinledikten sonra...

                         

...........................................................................................................

...........................................................................................................

cc-turkiye@circassiancenter.com

...........................................................................................................

Oubykh'un diğer mektupları

...........................................................................................................