|
Önce,
Lesbos...
Selanik... Kareferya...
sonunda,
Neos Prodromos...

Biri Abhaz Kızı...
Biri Abhaz Gelini, Yunanlı bir ortodoks...

Aynı fotoğraftalar...
Aynı kule dibindeler...
Aynı şehirdeler...

Selanik...

Birinin evladı kucağında...
Diğerinin evladı yüreğinde...

Abhaz Gelini Anastasia, çok sevdiğinden Abhazı...
Evlenmişler...
Kucağına almış, sevdiğinden olan çocuğu...

Yine sevdiğinden olsa gerek...
Gideceğiz, buradan deyince...

Papaz babam, ülkem bir yana...
Sevdiğim bir yana...
Dediği için, dönmüş saman dolu kamyon üstünde...

Hilmi orada doğmuş...
Şükrü orada doğmuş...

Ersin, saman dolu kamyon üstünde, annesinin karnındayken gelmiş

Abhaz Kızı, Meliha...
Adapazarı’nda gözlerini yummuş...
Çark Caddesi ile Bulvar başında, bir camiden kalkmış cenazesi...

Bir gün sonra...

Abhaz Gelini, Anastasia...
İstanbul’da gözlerini yummuş...
Tatavla sırtlarında, bir kiliseden kalkmış cenazesi...

Selanik’te başlayan Meliha ile Anastasia’nın dostluğu, birer gün
arayla, hayata veda edene kadar devam etmiş...

Mektup, Yunanistan’a giden Abhazlardan...
Montajlanmış, bir fotoğraftan...
Montajlanmış, bir hikayeden... |