|
150 kişilermiş...
Gitmek zorunda kaldıklarında...

700 kişi olmuşlar...
Gitmek için can atan, can olan ülkeye...

Varsın olsun, gidenlerle dönemeyenler bir kabul edilmesin...

'elder brother', haiku dedi...

Bir yüzüm yokken, yediyüz’üm oldu...
Pulu eksik gidecek, belki...
Sahibini nasıl bulacak, endişeliyim...

O yüzden özel ulakla gitti, önceden...

Yine, Yunanistan'a giden Abhazlardan...

Yine, Neos Prodromos yakınlarında...
Yine, o meşhur dere...

1930 sonları
Bu yakada, kağnı ile gidenler varmış, çok sonra bile...
Diğer yakada, araç kullanıldığı dönemlermiş...

Yine, o meşhur dere...
Köye girmeden...
Yunanlı, geçemeyiz diyor...
Koca Abaza geçemezsin, diyor...

Var mısın...
Yok musun...

Bahisten, kim ne kazandı bilinmez...
Geçiyor otuzların aracıyla, o meşhur dereden...
Koca Abaza, nasıl geçtin oradan, anlayamadım, diyor Yunanlı...

Derelerden çok su aktı...
Bina yaparsanız derelere, er veya geç acısını çıkarır doğanın
gücü...

Su akar yolunu bulurmuş...
Deliye dönen dere, yoluma çıkanı devirir geçerim dermiş...
Yeter ki,
Son olan...
O, bir damlam olsun...

Köyden gecelikle çıkarken, küçük kız...
Ağlıyormuş...
Gözlerinde yaş kalmamış...
Damlalar bitmiş...
Kurumuş...

Evleri yanarken alev alev...
Damla gözyaşları, yangına karşı koyamamış...

Gittikten bir süre sonra...

Alışverişe giderken bile, çekinirmiş...
Unutmamak için yol boyu tekrarlarmış...

Birlikte giderken, arkadaşı Elefteria yardımcı olurmuş ona, yanlış
bir şey söylerse, yardımcı olmak için.

Elefteria, elefteria...
Çok görmek isterim diye diye, göçmüş bu dünyadan...

Kırk sene önce deprem görmüş, kurtarmış canını...
Kırk sene sonra 'yine' deprem görmüş, kurtaramamış canını...

Deli dereler alacak intikam insanoğlundan, doğanın gücüyle...
Yanan evden çıkarken gecelikle, gözyaşı dereye karışmış doğaya
deli gücü vermiş...
Yangına yetmemiş ama...

Evden çıkamamış gözyaşı...
Yangın izin verirken daha önce...
Deprem izin vermemiş...
Küçük yeşil bir bavul kalmış geriye, yolcu olduğu için...

Gitti özelden bir sevene...

Geri geldi cevap hemen, iadeli taahütlü...
A.N.'den...

Fotoğraf...
Anın duygusu...
Gelmişi, geçmişi...
Olur, olmaz değil...
Duyguyu yakalamak...

Bir kitap, kütüphaneden rastgele...
İçinden çıkan, sararmış kağıt üzerinde bir not...
Sararmış bir fotoğraf...
El yazısı bir şiir...

Kim, ne zaman, nasıl...
Bilmeden, yürek delen.
Aniden senin geçmişin olur okudukların...

Doğrusuna, eğrisine aldırmazsın...
Elde, avuçta tek olur.

İşte böyle...
Kitap içinden aniden çıkan....
Kalbi ortadan bölen...
İnsana ait ne varsa,
Bu yüzden, çok dokunuyor...
Kayıp bir geçmişin, küçük büyük tüm insanları

Köyünden 'gecelikle çıkan kızı' sevmek...
Onun 'mavi' gözlerine bakan, 'mavi akan' o dereyi sevmek...
|