...................
...................

VERNON’DAN, LAHOR’A KADAR

Ağustos 2012

                         
...................
 
...................

Her şeye kararında üzülmek gerekiyor,

kararında sevinmek gerekiyormuş...



Dağın ötesine giden geri geliyor...

Toprağın altına giden geri gelmiyor, diyor...



Adana’da başlıyor hikaye...

Adana bahsi geçince aklıma geldi, benim yazdıklarımda sonunda Ayşe Arman gibi olacak biraz.

Ailesinde tanımadığımız kimse kalmadı...

Haldun Dormen ve Betul Mardin’e gerek yoktu, onları zaten biliyorduk ama kayınvalidesi ve kayınpederi dışında tanımadığımız kalmadı...

Ablası, annesi, kızı, eşi, rahmetli babası...



Benim ailemse çok geniş...

Vernon’dan, Lahor’a kadar...



Bir eyer üstü ise tam ortası...



Kapladığı alan büyük...

Fakat, sığamayanlar bile var...



Hikaye yine Adana’da başlıyor...



Köyünden ayrı yaşadığı uzun seneler sonrasında, doğduğu köyüne geri gelebilmiş...
Sevmiş bir kızı...



Öküz arabasıyla gidilmiş bir köyden diğer köye, mızıka eşliğinde...



Yaş farkı varmış aralarında ama, hiç sorun yaratmamış.

Sevgi olmuş çünkü...

Fazlasıyla...



Önceden gidince Lütfiye...

‘Rahmetli olsa, düzeltirdi’ diyerek, halının saçaklarını eliyle düzeltirdi Fuat...



Bir defa, bir misafire kızdığını gördüm...

Üstelik Kafkasya’dan gelenlere yapmıştı bunu...



‘Daha önce geldiklerinde, bu masada yedikleri yemeği yapanı sormayacaklar mı ?’ demişti...



Nasıl tercüme edeceğimi bilememiştim...

Daha kibarca aktarmaya çalıştım...



Sonra Adana yolları...



Yine bir tren yolculuğu...

Arifiye’den trene biniş..

Günler sonra...

Adana...



Bir kız doğdu, diğer çocuklar Adapazarı’nda doğdu...

Dört kardeş...



İlk kızın doğumuna, annenin kızkardeşi geldi...



Anne yalnız kalmasın diye...



Ne güzel tesadüf...

Annenin kızkardeşi, benim doğumuma da gelmiş...



İlk çocuk, teyze...

İkinci çocuk, anne...

Üçüncü çocuk, coco...

Dördüncü çocuk, coco...



İsim çok, isimler daha çok...



Dört kardeş...

Biri, anne...

Biri, teyze...

İkisi, coco...



Teyze doğmuş Adana’da...

16

Yazılmış, kitap arkasına...



Anne doğmuş Adapazarı’nda...

16

Yazılmış, kitap arkasına...



Coco doğmuş Adapazarı’nda...

16

Yazılmış, kitap arkasına...



Coco doğmuş Adapazarı’nda...

Bozmuş sırayı...

Yazılmış, kitap arkasına...



Ben doğmuşum...

Yazılmış, kitap arkasına

Sırası mırası kalmamış, hepten karışmış gün...



Bir Cuma günüymüş, bilinen...



Bilinen başka, defterde başka...



İlk kız doğmuş, Adana’da...



Elma yarısı...



Sararmış bir kartona yapıştırılmış...



Elleri etek ucunda...

Başında kurdela...
 

                         

...........................................................................................................

...........................................................................................................

cc-turkiye@circassiancenter.com

...........................................................................................................

Oubykh'un diğer mektupları

...........................................................................................................