...................
...................

FIJJ NENEJ 

Eylül 2012

                         
...................
 
...................

Evvelce...



Maykop’tan yola çıkınca 2. Dünya savaşından kalan, Almanların hediyesi demir köprü sizi görkemiyle karşılar ve yine aynı görkemle uğurlar şehrin dışına...

Gidilen yol boyunca kıvrılan Shaguashe, sizi sürekli izler. Seoseres’in köpükleri ise eksik olmaz Shaguashe sizi izlerken...

Şehrin dışına çıkar çıkmaz aşılı ağaçlar karşılar...

Aşılı elma ağaçlarını en çok çobanlar aşılarlarmış. Gittikleri her yerde, bir soluk alma sırasında bile aşı yaparlarmış çobanlar...

Tüm ağaçları aşılı Maykop’un ormanları sizi yemyeşil sarar, yeşil bir örtü şeklinde...

Gidilen yolda, karşınıza çıkan Laganaki şelaleri sevgiyi, aşkı anlatıyor...

Çoskunca akan şelale, hiç dinmeyecek bir aşk acısını anlatıyor.

Bir delikanlının ile bir genç kızın hikayesini anlatıyor şelale, Seoseres’in köpüğünde...

Kayalara at ile çıkabilen ile evleneceğim diyen...



Şimdi...

Nereden geldiyse aklıma...

Gönülden uzakta olmayana soruyorum...

FIJJ NENEJI...

Soruyorum...

Bir kaç sene önce kaybettik cevabı geliyor...



Mezitha’yı soruyorum... Hamiski’yi soruyorum...



Gözümü, yüzümü az bilen cevaplıyor...

Gel diyor, ısrar etmesem gelmezsin biliyorum, diyor...

Ukrayna’da yanı başımızdayken bile zorla geldin diyor...



Halası, iki kızın ne de olsa...



Kaybettik diyor bir kaç sene önce...

Kaybettik diyor...



Önce Şıble kıskanmış...

Çakmış...

Koparmış bir kaç parça...



Göz görürse seçer...

Şimdi...

Setenay...Jankat...Haluk...

Diyara gitmişler...

Kopan parçalar. Shaguase’ye, oradan deniz akıyor...



Görseniz demezsiniz Mezitha diye...

Seoseres.. Mezitha...



Dolaşırken keyifle...

Şıble kıskanıyor....

Gücü, Mezitha’ya yetiyor...



Fıjj Nenej...



Yok ki aramızda...

Dolmenlerden aldığı güçle...

Koruyabilseydi Mezitha’yı...



Koruyabilseydi...

Kardeşler arasını...



Seoseres, Mezitha, Şıble...



Bize güvendiği için gitmiştir muhakkak...

Kaç kişi sahipleniyor merak etmiştir Dolmenleri...

Deguf görevini yaptı...



Bekliyor Fıjj Nenej, yeni nöbet alacakları...

Yoksa tanrılar savaşı çıkacak...



Bu akşam...

'Hayla' uzak olan iki arkadaş...

Eskiden uzak, şimdi yakın olan iki arkadaş...

Dördüyle...

Ay batınca, serinliğinde ağacın...



Şahit olmuş aile adına, dördüne...



Şimdi sırasıyla,

Janset, Aytek, Baras...



Güneşi görmeden...



Kağıt, kalem varken...

Mürekkep bitmesin, kurumasın diye...



Kırmızı ışık sonrası, yeşilin yanacağını biliyoruz...



Mürekkep biterse diye, acele acele...

Gönderiliyor, kim alırsa...

Belki bu son olur diye, her defasında...

                         

...........................................................................................................

...........................................................................................................

cc-turkiye@circassiancenter.com

...........................................................................................................

Oubykh'un diğer mektupları

...........................................................................................................