|
Biraz eğleniyordum sanırım yahut öyle
olmasını istiyordum...
44 Maple Street adresindeydim öğleden sonraları...
Bodrum katın girişi, Conway Street üzerindeydi...
Güvercinler merdivenlere pislemesinler diye, iğneli dikenler vardı
ziftlenmiş siyah borular üzerinde...
Tuğladan yapılmıştı bina...
Merdivenlerden inince hemen karşıda yer alıyordu. Eşik yüksek
olduğu için içeri girerken ayağımı kaldırmam gerekiyordu her
defasında, çıkarken yine aynı şekilde...
Tuvalet dışarıda merdivenlerin altındaydı. Isıtma yoktu tuvalette.
El yıkarken kullanmasını hiç beceremediğim ayrı ayrı olan soğuk ve
sıcak su muslukları da yoktu tuvalette, sadece soğuk su vardı her
zaman soğuk olan o tuvalette...

Pencereden yukarı bakınca, gökyüzünü neredeyse tamamen kaplayacak
şekilde duran bir kule gözükürdü...
Maple Street’in altına doğru yol alan, kemerler vardı. Her kemerin
altında bir dehliz, kulenin altına kadar gidiyordu...

Oradan çıkınca yolun solunu takip ederek Great Russell Street’e
gelirdim...
Müze, kütüphane önünde ne satılır...
Antik eşyalar, eski kitaplar...
Sahaflar vardı müze karşısında, ara sokaklarda, sonra tekrar
geleceğim sahaflara ama öncesi var.

British Library, British Museum’in içinde yer alırdı...
Bağışla girilirdi müzeye, sizin katkılarınızla ayaktayız
derlerdi...

Parthenon, Hitit Tanrıları, Xanthos’dan alınan lahit mezardan
parçalar, müze kapandıktan sonra bile dört duvar arasında beklerdi
kütüphanenin kitapları, kimi kimi beklerdi bilinmezdi aslında...

Müze kapansa bile, büyük kubbeli salonda sessizlik içinde çalışma
devam ederdi, ışıklar yanınca ihtişama ihtişam katılırdı, hemen
hemen her gece.

Eldivenli görevliler çantaları tek tek kontrol ederlerdi,
girenleri ayrı çıkanları ayrı...
Kurşun kalem dışında kalem girmezdi ‘North Gallery’ denen yere...

Bazen eski çizimleri yeniden çizenler uyurlardı, ellerinde pastel
boyalarla çizdikleri beyaz kağıtlara bakarak...

Oturabilir miyim, dedim bir Almanmış meğer...
Duymadı önce, sonra utandı sanırım...

Biliyor musunuz bu masada Karl Marx yaşadı, çalıştı dedi...
Hem bu masayı kullanıyordu, hem de ‘Northern Line’ kullanıyordu,
biliyorsunuz en eski hatlardan birisidir Northen Line.
Öldükten sonra, Archway-Highgate arasında bir yerde asillerin
olmadığı mezarlıkta mezarı diye ilave etti.
Xanthos’dan lahit mezar kaçırdılar, biz de onun mezarını
kaçıralım...

Bir kaç resimli olacak bu mektup, içeride hiç çekmedim fotoğraf...
Bulabildiğimi birlikte gönderiyorum...
 |
|