|
Karl Marx’ın mezar komşusu...
Spencer soyadlı birisi...

Hani Marks and Spencer diye meşhur bir mağaza vardır... Şimdilerde
Türkiye’de de var ama o zamanlar yoktu...
Üç gömlek bir arada 100 TL. Kolej ceketleri ile bir çizgisi
vardır, Marks&Spencer’in...
Muzip arkadaşım biri X ile biri KS ile yazılı demişti...

Sadece, ‘kadir kıymet’ bilenlere söylüyorum bu gerçeği...
Vallahi, billahi ve tellahi komşu mezarlardan birisi Spencer
mezarıydı...
Neyse çok uzadı...
Bir ada hikayesi dört olacak...

Spencer soyadı, aynı Urquhart gibi, aynı Palmerston gibi bildik
bir soyad...
Mezardaki ile bir alakası yok tabii ki, bildik bu soyadların...

Geri dönüyorum kütüphaneye...

Unutmadan, dün giden mektupta ne kadar çok hata var, bilirsiniz
mektuplar yazıldıktan sonra gitmeden yırtılabilir bazen...
Yırtılmasın diye tekrar okumadım... Belki düşüncem değişir, gitmez
mektup diye...

Kütüphanenin olduğu Great Russell’den çıkıp...
Holborn istasyonuna oradan Thames kenarında Temple istasyonuna
kadar inerdim...
Sular çekilir, sular yükselirdi...
Ay hep değişirdi, bir ay içinde...

Anahtar kelimelerden birisini girdim...
Songs, Choruses, & c.
in The Circassian Bride:
A Comic Opera in Three Acts.
Theatre Royal
Drury-Lane,
Thursday, February 23, 1809

Bir Leyla Gencer bilirdim, Bir Ses diye yazmıştı Zeynep Oral...
Sonradan Khibla, önceden Çeslav...

Aida Operası...
Elton John & Tim Rice’s versiyonu çok güzeldir...
‘Piramitler’, bir yüzden bakınca üçgen bile değildi...

Bir opera buldum...
Çok hoşuma gitti...

Kütüphanenin hemen yanındaydı Drury Lane...
En son orada birlikte gittik bir müzikale...

1809 yetmedi...
1502 yılına gittim...

Interiano, İtalyan Papaz tarafından yazılanları buldum...

Yine çok hoşuma gitti...

Free Press, Portfolio

Kaç kitap geldi C140 olan masama...
Baktım yanımda sakallı bir adam, sırtını omzuma yaslamış
gülüyor...
'Wolihi' gülüyordu, bıyıkları gülmesini saklasa bile...
 |
|