|
İlk ve tek gördüğüm andı...
Başında son zamanlarda taktığı türden bir şapkası vardı...

Bayram olduğu için yine yoğun bir trafik var...
Sabah yedi buçuk, hava durumunu dinliyorum...
On dokuz knot Poyraz varmış...
Yeni öğrendim nat diye okunuyormuş, knot diye yazılan

Aslında bir kaç gün oldu öleli...
Sanırım ölmeden önce, öldü haberi geldi diye bekledim herhalde...
Bu yüzden pek inanasım gelmiyor... Ancak hazmediyorum denebilir...

Bay Yanlış, gitti bir başka diyara...
Doğru Ahmet, burada bir yerlerdedir sanırım...

İlk, Bay Yanlış ve Doğru Ahmet'i gördüğümde, daha önce gösterilen
ve yetmişli yıllarda olanı bilmezdim... Gördüğüm seksenli yıllarda
olanlardı...

Bayram olduğu için yine yoğun bir trafik var...
Kuzguncuk üzerinden Boğaziçi köprüsüne bağlanıyorum...

‘Yaya Giremez’ tabelası var...
Oysa ‘Bay Yanlış ile Doğru Ahmet’i ekranda ilk gördüğümüzde,
köprüye girilmez tabelasında ‘At Arabası Giremez’ görseli vardı...
Şimdi bırakın köprüye girmesini, neredeyse hiç yok denecek kadar
azaldı, o at arabaları İstanbul’da...

İlk ve tek gördüğüm andı...
Oyuncak Müzesi’ne giriyordu, elinde kendi çocukluğundan kalma bir
oyuncak vardı, itina ile tutuyordu...
Oysa eli nasıl titriyordu...

Yine yanlışsınız...
Mehmet nerede, Ahmet...
Önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakarak karşıya geçin
diye söylenmeden önce...
Bir zahmet Ahmet, anlatırdı... Her zaman olduğu gibi; ‘Yine
yanlışsınız, Bay Yanlış derdi.’

Sonunda kırmızı bir elma çıkardı...

En güzele gitmez elma, Truva Savaşı çıkmasın diye...
Akıl sahibine gider...

Adem, hiç sahip olmadığı için almıştır o başka...

Ölmeden önce öldürdüler...
Bir zamanlar rol icabı olsa dahi, yanlış adamı...
Yanlış adama, yanlış yaptılar...

Yirmi yıl sonra, yirmi iki yaşında Kafkasya'dan gelen ekip hocası
ile dans etmek çok keyifliydi. Kurtlar canlandı, yakında dilerim
dökülür hepsi...
Yirmi yıl sonra, yirmi arkadaş ile dans etmek yine keyifliydi..

Otuz sene öncesinden Bay Yanlış’tan öğrendiklerimizi ya da
öğrenemediklerimizi uyguluyoruz...
Yirmi sene öncesinde öğrendiğimiz dans gibi...

Bir fiş, bir alışveriş...
Bir fiş, bir alışveriş...

Ben yanlış anlamışım...
Bay Yanlış, gitti ama yanlışlıklarımız kaldı yanımıza...
Birbirimizi yanlış anlamamak için, sadece görüşmüyoruz...
Birlikte dans ediyoruz...

Keşke birlikte aynı lisanı konuşabilsek, yanlış anlaşılmasak... |