|
Yirmi yıl sonra, yirmi iki yaşında...
Neredeyse kırk yaşında, neredeyse kırk kişi...
Büyük bir halka yapıyorlar...
Kurtlar canlandı, yakında dökülür hepsi...

Hurma zamanı...
Hurma misali, biraz geçkin olunca meyve daha lezzetli oluyor...
Bir iki derken...
Kırk kişi olduk...
Yamçı çok seviniyormuş, destek geliyor diye...

Kırk kişi olduk, bir kaç elma daha kaldı...
Ağacı biraz daha sallasak dökülecek direnen, henüz başlamayan o
bir kaç elma daha...

Eski çizmeler çıktı...
Kurumuş giymek zormuş tozlu çizmeleri... Grozny’den gelen biraz
çekerek kuruyan deri çizme pudralanıyor, tekrar giymek için...

Kırk kişiye, çift garmon ancak yetiyor...

Köprüyü geçerek gelen var...

Kuban’ın babası karşılayacak beni diye bahsederek zahmetle gelen
de var...
Sadece izlemeye gelerek, dayanamayıp kendini ortaya atan da var...

Perşembe doluydu, Yamçı ile...

Cuma akşamlarını da biz dolduralım dedik...

Yeter ki dolu olsun...
Biz Cuma akşamları yarım ay ile başlayıp dolunay olup tekrar yarım
ay şeklinde bitirirken dansı, tatlı bir yorgunluk sol ayağımızda
kalıyor...

Cuma akşamları bizi bilenleri, bizi görmek isteyenleri
bekliyoruz...

Bir kaç elma daha...
 |
|