...................
...................

ATLET

Ocak  2013

                         
...................
 
...................

Bu kadar kısa değilmiş, o yüzden hatırlatma ile uzuyor biraz daha...

Önce izin aldım, mektup yazmaya...

Sonra onay aldım, bu mektuba

Eksik olmuş denilince, bir daha okudum...

Eksik değildi; ancak yeni bir mesaj daha geldi bana...



Sabah sabah ilave oldu, yeni gelen mesaj.



“Atlet giymiyor musun.”

“Hayır, giymiyorum.”

Çoğu zaman ‘beyaz gömlek’ giydiğim için kolay belli oluyordu atlet giymediğim...

“Atlet giy, daha sonra faydası olur sana.”

Anlamadığımı anlamış olacak ki anlatmaya başladı...

“Hoca söylerdi, yaşlılığında yapmak istediğini şimdi yap, yaşlılığında yürümek istiyorsan şimdi yürü diye bahsederdi.”

Böyle bahsedince anladım, devam ediyordu anlatmaya...

“En azından, denemek için hafta sonları giy atleti. İşe yaradığını görürsen giyersin.”



Adaşım Okan, buyur etti programına kendisi gibi damat olan Hakkı'yı...

Hep gösteriyordu hürmetini, Hakkı Ağabeyine, ekran karşısında milyonların gözünde...

Kulaklarını dört açarak dinliyordu, duayen bildiği ağabeyini...

Okan, kimin damadı bilmiyorum...

Hakkı, doktorun damadıydı...

Her ikisinin eşi kardeşti...

Bacanak oldular, Okan ile Hakkı...

Şirin küçük, Gülseren büyük...

İki kardeşlerdi...

Binlerce kardeşi olduğu gibi...

Gülseren giderken, yeni damat eski damada yardım etti...

Hürmetini eksik etmedi, bir battaniye verdi sırtına...

Çinili soba yansa çatlardı bu soğuk havada.

Damatlar yardımlaşmaya alışık olsa gerek, damatlıktan dolayı...



Atlet giymeyen Okan, öğrenecek atlet giymeyi...

Adaşım Okan, eğer giderse bir gün Şirin, giderse bu diyardan, yalnız kalırsa...

Belki bir başka damat, sırtına battaniye versin diye, Hakkı'nın sırtından eksik etmiyor battaniyeyi...



Cezaevinden temin edilirdi, Siirt battaniyesi...

Sabretmeyi öğrenenler yaparlardı...



Umarım, 'gül' şimdi onay verir...

Hah, şimdi oldu der...



Böylece akar gider, kendi yolunda...



Gece yarısından sonra bile 'uyanık' olan Hakkı, gençliğinde de 'uyanık' olurmuş, hem geceleri hem sabahları...



Okan'ın 'hakkı' geçti bir miktar...

Helal olsun...



Hayriye Melek ile Setenay Guashe'nin kardeş olduğu gibi...

Şirin ile Gülseren’in kardeş olduğu gibi...



Tanımasalar dahi birbirlerini...

Biliyorlardı kardeş olduklarını...

                         

...........................................................................................................

...........................................................................................................

cc-turkiye@circassiancenter.com

...........................................................................................................

Oubykh'un diğer mektupları

...........................................................................................................