...................
WESTMINSTER SORULAR-YANITLAR   -1

Çeviri: Batur Alp Bal
Rev. İlhan Keskinöz
Rev. John Lenk

www.presbiteryen.org

                         
...................
...................

1. İnsanın varlığının en baş ve en yüce amacı nedir?

İnsanın varlığının en baş ve en yüce amacı, Tanrı’yı yüceltmek, ve sonsuza dek O’ndan tam olarak zevk almaktır.


2. Tanrı’nın varlığı ne şekilde belirgindir?

İnsanın içindeki doğa ışığının kendisi ve Tanrı’nın işleri sade bir şekilde Tanrı’nın varlığını bildirir; ancak yalnızca O’nun Sözü ve Ruh’u insanları kurtuluşa eriştirmek üzere O’nu yeterli ve etkili bir şekilde açıklar.

3. Tanrı’nın Sözü nedir?

Eski ve Yeni Ahit’in Kutsal Yazıları Tanrı sözü olup, iman ve itaatin yegâne kuralıdır.

4. Kutsal Yazıların Tanrı Sözü oldukları ne şekilde belirgindir?

Kutsal Yazılar, haşmeti ve saflığı; tüm kısımlarının birbirleriyle gösterdiği uyum;  amacı, tüm yüceliği Tanrı’ya vermek olan bütünün kapsamı; ışığı ve gücüyle günahkarları ikna etmesi ve değiştirmesi, inananları kurtuluşa erişmek üzere teselli vermesi ve bina etmesiyle Tanrı Sözü olduklarını ortaya koyarlar: ancak, insanın yüreğinde Kutsal Yazılar aracılığıyla ve Kutsal Yazılarla birlikte tanıklık eden yalnızca Tanrı Ruh’u tek başına Kutsal Yazıların Tanrı’nın Sözünün kendisi olduğu konusunda insanı tam olarak ikna etme yetisine sahiptir.

5. Kutsal Yazılar öncelikle neyi öğretir?

Kutsal Yazılar öncelikle, insanın Tanrı hakkında neye inanması gerektiğini ve Tanrı’nın insanlara şart koştuğu sorumluluğun ne olduğunu öğretir
 

İnsanın Tanrı hakkında İnanması gerekenler

6. Kutsal Yazılar Tanrı hakkında ne açıklarlar?

Kutsal Yazılar, Tanrı’nın ne olduğunu, Tanrısal özyapıdaki kişileri, O’nun hükümlerini ve bu hükümlerini uygulayışını açıklar.

7. Tanrı nedir [kimdir]?

Tanrı, kendi içersinde ve kendi başına, varlığında, yücelikte, kutsallıkta, ve mükemmellikte ebedi; her şeye gücü yeten sonsuz, değiştirilemeyen, anlaşılamayan, her yerde var olan, her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, en bilge, en kutsal, en adil, en merhametli ve lütufkar, katlanış gösteren, iyilik ve gerçekte bol olan bir Ruhtur.

8. Birden fazla Tanrı var mıdır?

Diri ve gerçek olan tek bir Tanrı vardır

9. Tanrısal özyapıda kaç kişi vardır?

Tanrısal özyapıda, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olmak üzere üç Kişi vardır; ve bu üçü, özde aynı, güç ve görkemde eşit tek bir gerçek ve ebedi Tanrı’dır; ancak kişisel özellikleriyle birbirlerinden farklılık gösterirler.

10. Tanrısal özyapıdaki üç kişinin kişisel özellikleri nelerdir?

Baba’nın Oğul edinmesi, ve Oğul’un Baba’dan olması ve Kutsal Ruh’un tüm sonsuzluktan bu yana Baba ve Oğul’dan çıkması uygundur.

11. Oğul’un ve Kutsal Ruh’un, Baba ile eşit derecede Tanrı oldukları ne şekilde belirgindir?

Kutsal Yazılar, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a yalnızca Tanrı’ya atfedilebilecek isimler, özellikler, eylemler ve tapınış vererek Baba ile eşit derecede Tanrı olduklarını ortaya koyarlar.

12. Tanrı’nın hükümleri nelerdir?

Tanrı’nın hükümleri, aracılığıyla tüm sonsuzluktan önce zaman içerisinde olup bitecek her şeyi, özellikle melekler ve insanlara ilişkin olanları, kendi yüceliği için ve değişmez bir şekilde belirlediği iradesinin amacına göre hikmetli, bağımsız ve kutsal eylemleridir.

13. Tanrı özellikle meleklere ve insanlara ilişkin ne hüküm vermiştir?

Tanrı, ebedi ve değişmez bir hükümle, sadece sevgisinden ötürü, yüce lütfunun övülmesi için, uygun zamanda gerçekleşmek üzere, bazı melekleri yücelik için; ve bazı insanları Mesih’te sonsuz yaşam için seçmiş, bunun gerçekleşeceği yolları belirlemiştir: ve ayrıca, kadir gücü ve iradesinin araştırılamaz amacı uyarınca (ki, bunun aracılığıyla lütfu dilediği şekilde verir ya da çeker) adaletinin yüceliğinin övülmesi için geri kalanları atlayıp, günahları için cezalandırılmaları, onursuzluk ve gazaba maruz kalmaları üzere önceden belirlemiştir.

14. Tanrı, hükümlerini nasıl gerçekleştirir?

Tanrı, kusursuz önbilgisi, ve iradesinin bağımsız ve değişmez amacı uyarınca hükümlerini yaratılış ve sağlayış işleriyle gerçekleştirir.

15. Yaratılış işi nedir?

Yaratılış işi, Tanrı’nın başlangıçta Sözü’nün gücüyle, dünyayı ve içersindeki her şeyi hiçbir şeyden, kendisi için, altı gün içinde ve hepsi de çok iyi olarak yaratmış olmasıdır.

16. Tanrı melekleri nasıl yaratmıştır?

Tanrı, tüm melekleri ölümsüz, kutsal, bilgide genişleyen, güçlü ruhlar, olarak, O’nun buyruklarını yerine getirmeleri ve ismini övmeleri için, ancak değişime açık bir şekilde yaratmıştır.

17. Tanrı insanı nasıl yaratmıştır?

Tüm diğer yaratıkları yarattıktan sonra Tanrı, insanı erkek ve kadın olarak yarattı; ve adamın bedenini yerin toprağından yarattı ve kadını da adamın kaburga kemiğinden yaptı ve onları diri, düşünen ve ölümsüz bir can ile donattı; bilgide, doğrulukta ve kutsallıkta onları kendi benzeyişinde yarattı; Tanrı yasasını yüreklerine yazarak onlara bunu yerine getirme gücü ve yaratıklar üzerinde hakimiyet verdi; ancak [günaha] düşme seçeneğini de tanıdı.

18. Tanrı’nın sağlayış işleri nelerdir?

Tanrı’nın sağlayış işleri O’nun bütün yarattıklarını ve yaptıklarını, kendi yüceliği için en kutsal, en bilge ve en güçlü bir şekilde koruması ve yönetmesidir.

19. Tanrı’nın meleklere olan sağlayışı nedir?

Tanrı, sağlayışı aracılığıyla bazı meleklerin bilinçli ve düzeltilemez bir şekilde günaha ve lanete düşmesine izin verdi, bunu ve tüm günahlarını Kendisine yücelik vermesi amacına kısıtladı ve bu hedef için düzenledi; ve geri kalanlarını kutsallık ve mutlulukta sabitleştirdi; kendi arzusu kapsamında gücünü, merhametini ve adaletini ortaya koymada onların hepsini görevlendirdi.

20. Tanrı insan için, onun yaratıldığı durumda hangi özel sağlayışı sunmuştur?

İnsanın yaratıldığı durumda Tanrı’nın sunmuş olduğu özel sağlayış, Tanrı’nın onu cennet bahçesine koyması, ona bakmakla görevlendirmesi, dünyanın meyvesinden yeme özgürlüğü vermesi; yaratıkları onun hakimiyeti altına koyması ve kendisine yardımcı olması için evliliği düzenlemesi; Kendisiyle paydaşlık ortamı yaratması; Şabat gününü koyması; kişisel, kusursuz ve daimi itaat koşuluyla onunla bir yaşam antlaşması içersinde girmesi, ki yaşam ağacı bunun teminatıydı; ve iyiliği ve kötülüğü bilme ağacından yemesini yasaklaması ve bunun cezası olarak ölüm acısını belirlemesinden ibarettir.

21. İlk anne babamız yaratıldıkları durumda kaldılar mı?

İlk anne babamız kendi iradelerinin özgürlüklerine bırakıldıklarında, Şeytan’ın ayartmasıyla, yasak meyveyi yemekle Tanrı’nın buyruğuna karşı geldiler; ve böylece, içinde yaratılmış oldukları masumiyet konumundan düştüler.

22. Adem’in ilk günahında bütün insanlık düştü mü?

Yasal bir kişi olarak antlaşma Adem ile yapılmıştı, ancak sadece kendisi için değil kendi soyundan gelen herkes içindi aynı zamanda, doğal çoğalma yoluyla kendisinden gelen bütün insanlık, onun ilk günahında Adem’de günah işledi ve onunla birlikte düştü.

23.  Düşüş insanı hangi konuma getirdi?

Düşüş, insanı günah ve bozulmuşluk konumuna getirdi.

24. Günah nedir?

Günah, düşünen yaratığa kural olarak verilmiş her hangi bir Tanrı yasasına karşı gelmek ya da bunu yapma arzusudur.

25. İnsanın içine düşmüş olduğu günahlılık konumu neyi içerir?

İnsanın içine düşmüş olduğu günahlılık konumu, Adem’in ilk günahının suçluluğunu, içinde yaratılmış olduğu doğruluğun yitirilmesini, doğasının bozulmasını ve böylece sürekli olarak iyilik yapamaz durumda, iyilik yapmaya tümüyle isteksiz ve iyiliğe tamamen karşıt ve kötülüğün her türüne eğilimli hale gelmesini içerir; ki buna genel olarak Özgün Günah denir ve tüm suçlar buradan kaynaklanır.

26. Özgün günah ilk anne babamızdan onların soyuna nasıl geçmiştir?

Özgün günah ilk anne babamızdan onların soyuna doğal çoğalma yoluyla geçmiştir, öyle ki onlardan bu yolla çıkan herkes günah içinde ana rahmine düşmüş ve günah içinde doğmuştur.

27. Düşüş insanlığın üzerine nasıl bir bozulmuşluk getirdi?

Düşüş, insanın Tanrı’yla olan paydaşlığını yitirmesine yol açtı, Tanrı’nın hoşnutsuzluğunu ve lanetini getirdi; öyle ki, bizler doğal olarak gazap çocuklarıydık, Şeytan’ın tutsaklarıydık ve hem bu dünyada hem de gelecek dünyadaki tüm cezaları yasal olarak hak etmiştik.

28. Günahın bu dünyadaki cezaları nelerdir?

Günahın bu dünyadaki cezaları zihin körlüğü, yararsız düşünceler, derin yanılgılar, yürek katılığı, vicdan korkusu, utanç verici tutkular, gibi ya içsel; ya da bizim yüzümüzden Tanrı lanetinin diğer yaratıklar üzerine gelmesi ve ölümle birlikte bedenlerimiz, ismimiz, mallarımız, ilişkilerimiz ve işlerimiz üzerine gelen tüm diğer kötülükler gibi dışsaldır.

29. Günahın gelecek dünyadaki cezaları nelerdir?

Günahın gelecek dünyadaki cezaları Tanrı’nın rahatlık veren varlığından ebedi ayrılık ve bedenin ve canın cehennem ateşinde sonsuza dek aralıksız en acı verici işkencelere maruz kalmasıdır.

30. Tanrı tüm insanlığı günah ve bozulmuşluk konumunda yok olmaya terk etti mi?

Tanrı, insanlığın genel olarak İşler Antlaşması adı verilen ilk antlaşmayı bozması ile düşmüş olduğu günah ve bozulmuşluk konumunda yok olmaya terk etmemiştir; ancak yalnızca sevgisi ver merhametinden ötürü seçilmişlerini o konumdan kurtarmıştır ve genel olarak Lütuf Antlaşması adı verilen ikinci bir antlaşmayla onları kurtuluş konumuna getirmiştir.

31. Lütuf antlaşması kiminle yapılmıştı?

Lütuf antlaşması, ikinci adem olarak Mesih’le ve Mesih’te Kendisinin tohumu olan tüm seçilmişlerle yapılmıştır.

32. Tanrı’nın lütfu ikinci antlaşmada nasıl ortaya konmuştur?

Tanrı lütfu ikinci antlaşmada, Tanrı’nın karşılıksız bir şekilde günahkarlara bir Aracı ve bununla yaşam ve kurtuluş sağlaması ve sunması; kişileri O’na ait yapması için iman gerektirmesi ve hem Tanrı’ya olan hamtlarının ve imanlarının gerçek olduğunun kanıtı olarak, hem de onları kurtuluşa eriştirmek için belirlediği yol olarak, tüm diğer kurtaran lütuflarla birlikte, şart koştuğu bu imanı onlarda var etmesi için tüm seçilmişlerine, Kutsal Ruh’u vaat etmesi ve vermesi; bu şekilde onları tüm kutsal itaate yeterli kılmasıyla ortaya konmuştur.

33. Lütuf antlaşması her zaman tek ve aynı şekilde mi ortaya konmuştu?

Lütuf antlaşması her zaman aynı şekilde ortaya konmamıştı, ancak Eski Ahit’de sunuluş biçimleri Yeni Ahit’dekilerden farklıydı.

34. Lütuf antlaşması Eski Ahit altında nasıl ortaya konmuştu?

Eski Ahit altında lütuf antlaşması vaatler, peygamberlikler, kurbanlar, sünnet, fısıh, ve diğer semboller ve uygulamalar ile ortaya konmuştu, ve bunların hepsi, Kendisi aracılığıyla sonsuz yaşama ve günahlardan mutlak özgürlüğe sahip oldukları ve geleceği vaadedilen Mesih’i önceden simgeliyordu ve seçilmişleri, vaat edilen Mesih’e olan imanlarında bina etmede o zaman için yeterliydi.

35. Lütuf antlaşması Yeni Ahit altında nasıl ortaya konmuştur?

Yeni Ahit altında, öz olan Mesih açığa çıkarıldığında, aynı lütuf antlaşması hem o dönemde hem de şimdiki dönemde halen sözün vaaz edilmesi, vaftiz ve Rab’bin Sofrası sakramentlerinin verilmesi ile uygulanmalıdır; bunlarda lütuf ve kurtuluş daha fazla doluluk, kanıt ve etki ile tüm uluslara sunulur.

36. Lütuf anlaşmasının Aracısı kimdir?

Lütuf antlaşmasının tek Aracısı, Baba’yla aynı özden ve eşit ve ebedi Tanrı Oğlu olan, zamanın doluluğunda insan vücuduna bürünen, tek bir kişide, iki tamamen farklı doğada, geçmişte, şimdi ve sonsuza dek Tanrı ve insan olmaya devam edecek olan Rab İsa Mesih’tir.

37. Mesih, Tanrı Oğlu iken nasıl insan oldu?

Tanrı Oğlu Mesih üzerine gerçek bir beden ve düşünebilen bir can alarak, Kutsal Ruh’un gücüyle Bakire Meryem’in rahminde oluşup, onun özünden olarak ondan doğdu, ancak günahsızdı.

38. Aracının hangi sebepten ötürü Tanrı olması gerekliydi?

Aracı, Tanrı olmalıydı öyle ki, insan doğasını sonsuz Tanrı öfkesi ve ölüm gücü altında batmaktan kurtarıp, koruyabilsin, çektiği acılara, itaatkarlığına ve yakarışına değer ve etkinlik kazandırabilsin; ve Tanrı’nın adaletini tatmin etsin, kayırışını elde etsin, özel bir halk satın alsın, onlara Ruhunu versin, tüm düşmanlarını yensin ve onları sonsuz kurtuluşa getirsin.

39. Aracının hangi sebepten ötürü insan olması gerekliydi?

Aracı, insan olmalıydı öyle ki doğamızı kalkındırabilsin, yasaya itaati yerine getirebilsin, bizim doğamızda acı çekip, bizler için yakarışta bulunabilsin, zayıflıklarımızı yakından anlayabilsin; oğulluk hakkını kazanabilelim, ve lütuf tahtına rahatça ve cesaretle yaklaşabilelim.

40. Aracının hangi sebepten ötürü tek bir kişide hem Tanrı hem de insan olması gerekliydi?

Tanrı ve insanı barıştıracak olan Aracının kendisinin hem Tanrı hem de insan olması gerekliydi, öyle ki, her doğaya uygun işler Tanrı karşısında bizlerin yararına kabul görsün, tek bir kişinin işleri olarak bizler tarafından bunlara güvenilebilsin.

41. Aracımız neden [Yeşua] İsa ismiyle çağrıldı?

Aracımız İsa ismiyle çağrıldı çünkü O, halkını günahlarından kurtarmıştır.

42. Aracımız neden Mesih ismiyle çağrıldı?

Aracımız Mesih ismiyle çağrıldı çünkü Kutsal Ruh’la ölçüsüz olarak meshedilmişti ve böylece bir kenara ayrılmıştı ve hem alçaltılma hem de yüceltilme konumunda kilisesinde peygamber, kahin, ve krallık görevini yerine getirmesi için tüm yetki ve yeterlilikle donatılmıştı.

43. Mesih peygamberlik görevini nasıl yerine getirmiştir?

Mesih inananların bina edilmesi ve kurtuluşuna ilişkin her şeydeki tüm Tanrı arzusunu Ruh’u ve Sözü aracılığıyla tüm çağlar boyunca, çeşitli yollarla kiliseye açıklayarak peygamberlik görevini yerine getirmiştir.

44. Mesih kahinlik görevini nasıl yerine getirmiştir?

Mesih, halkının günahları için barıştırmalık olmak için kendisini lekesiz olarak Tanrı’ya tek bir kere sunmasıyla; ve onlar için sürekli yakarışta bulunmasıyla kahinlik görevini yerine getirmiştir.

45. Mesih krallık görevini nasıl yerine getirmiştir?

Mesih, dünyadan kendisi için bir halk çağırarak, ve bu halkı görünür bir şekilde yönetmede araç olarak kullandığı görevliler, yasalar, ve uyarılar vererek; seçilmişlerine kurtaran lütfu vererek, itaatlerini ödüllendirerek ve günahları karşısında onları düzelterek, tüm ayartmalar ve sıkıntılarında onları koruyup, destekleyerek, tüm düşmanlarını bağlayıp, onları yenerek ve kudretli bir şekilde her şeyi kendi yüceliği ve onların iyiliği için düzenleyerek; ve ayrıca geri kalan, Tanrı’yı tanımayan ve Müjdeye itaat etmeyenlerden intikam alarak krallık görevini yerine getirmektedir.  

46. Mesih’in alçaltılma konumu neydi?

Mesih’in ana rahmine düşmesi, doğumu, yaşamı, ölümü ve ölümünden sonra dirilişine dek geçen süre boyunca bizler için yüceliğinden soyunup, kul benzeyişini kendi üzerine aldığı o alçaltılmış konumdur.

47. Mesih ana rahmine düşmesi ve doğumunda kendini nasıl alçaltmıştır?

Mesih, tüm sonsuzluktan beri Baba’nın bağrında olan Tanrı Oğlu olmasına rağmen, zamanın doluluğunda önemsiz bir konumdaki bir kadından doğarak insanoğlu olmaktan hoşnut olması; ve normal aşağılanmaların ötesinde farklı durumlara maruz kalması ile ana rahmine düşmesinde ve doğumunda alçaltmıştır.

48. Mesih kendisini bu hayatta nasıl alçaltmıştır?

Mesih, mükemmel olarak yerine getirdiği yasaya kendisini bağımlı kılarak; ve bu dünyanın onursuzluklarıyla, Şeytan’ın ayartmalarıyla ve gerek insan doğasının getirdiği, gerekse özel olarak içinde bulunduğu kendi alçaltılmış konumunun getirdiği bedenindeki rahatsızlıklarla çarpışarak kendisini bu hayatta alçaltmıştır.

49. Mesih, ölümünde kendisini nasıl alçaltmıştır?

Mesih, Yahuda tarafından ihanete uğrayıp, öğrencileri tarafından terk edilip, dünya tarafından aşağılanıp ve blackdedilip, Pilatus tarafından mahkum edilip ve onun askerleri tarafından işkenceye maruz bırakılıp; ayrıca ölüm korkuları ve karanlığın güçleriyle yüzleşmiş olarak Tanrı gazabının ağırlığını hissedip, taşıyarak, hayatını bizlerin günahları için bir sunu olarak verip, çarmıhın acılı, utanç verici ve lanetli ölümünü tatmasıyla kendisini ölümünde alçaltmıştır.

50. Mesih’in ölümünden sonra alçaltılması neyi içerir?

Mesih’in ölümünden sonra alçaltılması, gömülmesi, üçüncü güne kadar lüm konumunda ve ölümün gücü altında kalmasını içerir; ki, bu da şu kelimelerle ifade edilmiştir: ölüler diyarına indi.

 

1      2      3      4