...................
...................

PROTESTO

"Abhazya'daki Savaşı Durdurun"

                         
 
...................
 
 

Cumhurbaşkanlığı,

TBMM Başkanlığı

Başbakanlık
Genel Kurmay Başkanlığı

Dışişleri Bakanlığı makamlarına,

Siyasi parti başkanları ve milletvekillerine,

Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, AGİT, NATO temsilciliklerine,

Büyükelçilik ve konsolosluklara,

Basın/medya kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve kamuoyuna çağrı;


Abhazya'da savaşı durdurun!..

Gürcistan, Abhazya'ya yönelik kanlı senaryosunu yeniden sahneye koymak istiyor. SSCB'nin dağılmasından sonra 1992'de ilhak etmek için Abhazya'ya saldıran ve binlerce insanın ölümüne yol açan Gürcistan, bugün aynı istek ve hevesle Abhazya'ya  saldırıyor. Birleşmiş Milletler ve AGİT gözetiminde sürdürülen barış görüşmesini sabote eden ve imza attığı güç kullanmama anlaşmasını hiçe sayan saldırgan Gürcistan'ı protesto ediyoruz.

 

Gürcistan, dünyanın gözü Afganistan'a yönelik operasyonda iken, bir oldu bitti ile Abhazya'yı istila etmek istiyor. Gürcistan, Abhaz halkının binlerce yıllık kültürünü ve kimliğini yok etmek; Abhazya'nın tarihi, hukuki ve idari haklarını gasp etmek istiyor. Savaşa doymayan, Abhazya'ya karşı etnik şiddet uygulayan Gürcistan yönetimini ve Gürcü savaş lobisini protesto ediyoruz.

 

700 kişilik ağır silahlı özel terörist grubunu Abhazya'ya sokarak çatışma başlatan ve son bir hafta içinde 100'den fazla kişinin ölümüne yol açan Gürcistan, topyekün bir saldırı için Abhazya sınırına asker ve silah yığınağı yapıyor. Buna karşın Abhazya'nın, bu saldırgan tutum karşısında genel seferberlik ilan etmesi ve Abhazya'ya kardeş Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri'nde (Adigey, Kabardey-Balkar, Karaçay-Çerkes, Osetya, Dağıstan) Abhazya'ya destek için gönüllülerin toplanmaya başlaması, bölgenin öncekinden daha şiddetli bir savaşa sürüklendiğini gösteriyor.

 

Bizler, Türkiye'de yaşayan 7 milyonu aşkın  Çerkes (Abhaz, Adige,  Kabardey, Ubıh, Çeçen, Oset, İnguş ve Dağıstan halkları), Gürcistan'ın bu saldırgan tutumunda en büyük cesareti Türkiye’mizden aldığı endişesindeyiz. Bu endişemizin kaynağı, Türkiye'nin Gürcistan'a verdiği şartsız askeri ve ekonomik destektir. Tek tarafı cesaretlendiren desteğin barışa değil savaşa hizmet edeceği açıktır.Devletimizin ve hükümetimizin, bizi yok sayarak, çığlığımıza kulak tıkayarak Gürcistan'ı şımartan bu desteğini, şaşkınlık, tedirginlik ve hayal kırıklığı ile izliyoruz. Türkiye'nin bizi hiçe sayan politikalarını içimize sindiremiyoruz. Abhazya'yı gözden çıkaran politikaları protesto ediyoruz.

 

Çerkesler, Kurtuluş Savaşı'nda ülkemizin her karış toprağını kanları ve canları ile korudu. Devletimizin tüm ilgili makamlarına sormak istiyoruz; Gürcistan'a hibe ettiğiniz silahlarla kardeşlerimizin katledilmesini bize nasıl anlatacaksınız?.. Ve biz kendimize ve çocuklarımıza, Abhazya’daki kardeşlerimizin, bizlerin vergileriyle sağlanarak Gürcistan'a hibe edilen
silahlarla katledildiğini nasıl anlatacağız?.. Gürcistan'ı Abhazya'ya saldırı için cesaretlendiren bu desteği protesto ediyoruz.,

 

Türkiye'de bazı sorumsuz politikacı ve devlet adamlarının, Gürcistan temsilcisiymiş gibi davranarak Türkiye'nin dış politikasını Gürcistan'ın politikası ve çıkarlarına ipotek etmeye çalıştığını görüyor ve esefle izliyoruz. Çerkeslerin duygu ve düşüncelerini rencide eden bu sorumsuzların Gürcistan'ın saldırgan politikalarını kışkırtan ve besleyen davranışlarını
protesto ediyoruz.

 

Abhazya'yı yalıtmaya, yalnızlaştırmaya ve yıldırmaya yönelik politikaları protesto ediyoruz. Abhazya halkı üzerinde baskı kurularak varılacak sonuç adalet ve barış sağlamayacaktır. Özellikle bölgede en fazla inisiyatife sahip Rusya Federasyonu ile Türkiye'nin, bölgede adil ve kalıcı barışın sağlanmasında görev ve sorumlulukları vardır.

 

Türkiye'den ve dünyadan çatışmaları biran önce durduracak ve tarafları nihai bir anlaşma için yeniden barış masasına oturtacak etkin ve samimi çaba bekliyoruz. Zira Gürcistan ile Abhazya arasında başlayacak topyekün bir savaşın, Kafkasya'yı etkilemekle kalmayıp Türkiye'de yaşayan Çerkeslerle Gürcüler arasında da husumet yaratacak gelişmelere yol açmasından endişe ediyoruz.

 

Abhazya'yı, her türlü saldırganlığa karşı koruyacağımızı; tarihi, hukuki ve idari haklarını savunacağımızı; Abhaz halkına ve Abhaz kültürüne sahip çıkacağımızı,tüm dünyaya ilan ediyoruz.

Kurum ve Organizasyonlar

Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi, Kaf-Der Genel Merkezi ve 40 Şubesi,Birleşik Kafkas Konseyi, Şamil Vakfı, Kafkas Abhazya Kültür Derneği, Kafkas Vakfı, İstanbul Dostluk Klubü, Sakarya Kafkas Kültür Derneği, İstanbul Kafkas Kültür Derneği,Uzunyayla Kafkas Kültür Derneği Kafkas-Çeçen Dayanışma Derneği, İnegöl Abhaz Kültür Derneği, İstanbul Kafkas-Çeçen Kültür Derneği, Birleşik Kafkas Derneği,Güngören Kuzey Kafkas Kültür Derneği, Poyrazlı Kafkas Derneği, Gaziosmanpaşa Kuzey Kafkas Kültür Derneği, Demokratik Çerkes Platformu, Dünya Abhaz-Abazin Halkları Daimi Kongresi

 

Kişiler
Abdurrahman Özdil, Akın Bal, Alaattin Sinan, Asım Berzeg, Atilla Ceyişakar, Bekir Yıldız, Berrin Üngör, Bülent Özbelli, Cengiz Gül, Duran Dinçer, Enver Derinbay, Erdeşan Kobaş, Erdoğan Yılmaz, Ergun Tapşın,  Erol Karayel, Esat Özen, Fikri Doğan, Gündüz Yıldırımgeç, Gürtekin Aş, Hakkı Özdemir, Handan Demiröz, Hava Karadaş, İrfan Argun, İrfan Kobaş, Kadir Ural, Kamuran Özcü, Mahinur Tuna, Mecdi Cengiz, Mehdi Nüzhet Çetinbaş, Mesut Akman, Mesut Cıba, Metin Ayhan, Muhittin Ünal, Muktedir İlhan, Musa Ramazan, Nail Sönmez, Necati Özdemir, Nesrin Şener, Ömer Duran, Ömür Yalçın, Perit Berzeg, Rahmi Tuna, Recep Yılmaz, Sezai Babakuş, Süha Kandı, Şahabettin Yıldız, Turgut Cilo, Uğur Gül, Yurdaer Erşan, Zekeriya Ağralı.