...................
...................

DUDAYEV'İ ATASAGUN ÖLDÜRTTÜ

yesil.org

                         
 
...................
 
 

BİR SUİKASTIN ANATOMİSİ!
 

Çeçen Direnişi’nin sembol ismi Cehar Dudayev’in refuze edilmesi gerektiği konusunda ABD-Rus ve Türk istihbarat servisinin Rus hayranı isimleri anlaşınca ABD’den getirtilen NEC marka uydu telefonu bir şekilde Çeçen liderine ulaştırılmalıydı. Bunun için hiçbir şeyden habersiz bir budala Başbakan kullanıldı: Erbakan. Türk Başbakanı çeçen lidere İmmarsat-M uydu telefonu armağan ederken, kurulan kumpastan habersizdi. Uzaktan olayı kontrol içinde izleyen kontr/espiyonaj uzmanı Atasagun’dan başka Türkiye’nin de ortağı olduğu bu uydu sisteminin 100 metre hata ile koordinat verdiğini bilen yoktu.

 

Daha sonra MİT’ten yetiştirilen gazetecilere yazdırılacak kitaplarda (BKZ) Tuncay Özkan’ın Operasyon isimli kitabı) bu tür ayrıntılar unutulacaktı!

 

Apo’ya karşı bu kadar merhametli olan bir MİT müsteşarı başka birilerine , mesela Çeçen lidere karşı daha farklı hisler besliyor.

 

Nasıl mı?

Anlatalım da inanmayın:

Önce yine bir ayrıntı:
 

Tarih 4 haziran 20001. Hürriyet’in washington muhabiri Kasım Cindemir “Müthiş İtiraflar” başlığıyla tam olarak “manipülatif” bir habere imza atarak Kafkas Vakfı’nı bile inandıracak düzmece safsatalar zinciri hazırladı. Bu istihbarat örgütlerinin yıllardan beri kullandığı bildik bir dezenformasyondan başka bir şey değildi. Zeka düzeyi düşük bu yanıltmacıyı hemen ortaya çıkarmak isteriz. Önce Kasım’ın haberini okuyalım: “ABD'nin süper gizli servisi NSA'nın dinleme faaliyetlerini Hürriyet'e anlatan eski ajan Wayne Madsen'e göre Çeçen lider Cahar Dudayev'in nerede olduğunu da NSA'nın tespit ettiğini söyledi ve hatta bulunduğu yerin koordinatlarının ABD tarafından Moskova'ya verildiğini söyledi. Madsen, Dudayev'in öldürülmesinde NSA'nın üstlendiği rolü şöyle anlattı: ‘Dudayev Refah Partisi’nin verdiği uydu telefonu kullanıyordu. NSA yerini ve koordinatlarını belirledi ve Başkan Clinton'a bildirdi. Bill Clinton, Moskova'da idi. Boris Yeltsin'in yeniden seçilmesini istiyordu. Çeçen lider Cahar Dudayev'in yerini ve koordinatlarını Yeltsin'e bildirdi. Ruslar, Dudayev'i hemen öldürdü. Boris Yeltsin de Clinton da yeniden seçildi. Aslında, Başkan Clinton'ın yaptığı yasalara aykırıdır”

Aklı başında her dünyalı, bu satırlardaki bilgisizliği ve cahilliği anlayabilir..

En iyisi biz yengeç metodu takip ederek, tersten okuyarak gerçeği arayalım..

 

HEDİYELER VE RUS AŞKI
 

Rus gizli servisleri, Çeçen direnişinin içine sızmakta çok zorlanıyorlardı. Çeçenler bir tek ülkeye peşin bir içtenlik ve güven ile bağlıydılar: Türkiye! Üstelik iktidarda Çeçen direnişini koşulsuz destekleyen bir hükümet vardı: Refahyol.

 

Rusya, çeçen direnişi hakkındaki sınırlı istihbari kaynaklarını ancak Türk istihbaratı içindeki gönül dostlarıyla çoğaltabiliyordu. Bunun için de gençliğinde “Sovyet Masası” bölümünde çalışmış üst rütbeli istihbaratçılara sık sık müracaat ediyordu.

 

Çeçen Direnişi’nin sembol ismi Cehar Dudayev’in refuze edilmesi gerektiği konusunda ABD-Rus ve Türk istihbarat servisinin Rus hayranı isimleri anlaşınca ABD’den getirtilen NEC marka uydu telefonu bir şekilde Çeçen liderine ulaştırılmalıydı. Bunun için hiçbir şeyden habersiz bir budala Başbakan kullanıldı: Erbakan. Türk Başbakanı, Çeçen lidere İmmarsat-M uydu telefonu armağan ederken, kurulan kumpastan habersizdi. Uzaktan olayı kontrol içinde izleyen kontr/espiyonaj uzmanı Atasagun’dan başka Türkiye’nin de ortağı olduğu bu uydu sisteminin 100 metre hata ile koordinat verdiğini bilen yoktu. MİT’in Türk istihbaratına, buradan da Türk Başbakanı’na ulaştırdığı uydu telefon muhataba verildikten sonra aktif hale geçince, Marryland Eyaleti’ndeki Signet super Computer merkezine akan bilgilerle Cehar Dudayev’in 24 saat izlenme süreci başladı. Aynı anda  Abdullah Öcalan’da da kullanılmıştı bu sistem. Nitekim ABD'nin süper gizli servisi NSA'nın dinleme faaliyetlerini yürüten eski ajan Wayne Madsen'e göre Abdullah Öcalan'ın ‘çok geveze ve aptal’ olduğu için kendisini ele vermişti.

 

PKK'nın başının, Suriye'den çıktıktan sonra Kenya'da yakalanıncaya kadar NSA tarafından izlendiğini söyleyen Madsen, ‘Öcalan, çok geveze biri, cep telefonundan konuşmadan edemezdi ve biz de nerede olduğunu hemen belirlerdik. Rusya’dan başlayarak, Korfu Adası dahil her noktada dinledik. Öcalan'ın izlenmesinde İsrail'in de katkısı oldu. Öcalan, çok aptalca davrandı. Dinleneceğini bilmesi gerekirdi' demişti hürriyet muhabirine.

 

Nitekim Dudayev’in öldürülmesinden hemen sonra 6 Mayıs 1996 tarihinde Öcalan’a da benzer bir suikast –neredeyse karbon kağıdıyla türetilmiş gibi- düzenlenecek ve bizzat Atasagun tarafından bu operasyon gazeteci Faruk Bildirici’ye anlatılacaktı!

 

National Security Agency Dudayev’in günlük harekatını raporlar halinde CIA’ye bildiriyordu. CIA bu bilgileri rutin bir şekilde MIT’e, MIT’ten Sovyet sempatizanları vasıtasıyla KGB’ye ulaştırılıyordu. Tarih 21 Nisan 1996’yı gösterdiği gün Atasagun KGB ile operasyon hazırlıkları üzerinde mutabakata vardı. Bunun için tek şey gerekiyordu, uyduya sürekli sinyal gönderilmesi için Dudayev’in telefonunun sürekli meşgul edilmesi. Bu görevi de üst düzey bir istihbarat görevlisi üstlendi.Sonrası ise haber ajanslarına şöyle düştü: “Cevher Dudayev'in 21 Nisan'da Gekhi-su koyu yakınlarında uğradığı bir füze saldırısında şehit edildiği iddia edildi. Rus haber ajansı Tass, Moskova ile gecen yıl yapılan barış görüşmelerinde Çeçen heyetinin başkanı olan Hacı Ahmet Yerinhanov'a dayandırarak verdiği haberde Dudayev'in öldürüldüğü öne sürüldü. Ancak Rus federal servisi Dudayev'in öldürüldüğünün henüz doğrulanmadığını açıkladı. Tass, Dudayev'in cesedinin Çeçenistan'ın başkenti Grozni'ye 30 km uzaklıktaki bir köyde bulunduğunu duyurdu. Yerinhanov "Dudayev öldü. Bundan hiç şüphe yok. Dudayev yanında bulunan çok sayıda yakın arkadaşlarıyla birlikte öldürüldü" şeklinde konuştu. Dudayev'in yardımcılarından Duglaha Ibrahimov'un da aynı saldırıda öldüğü iddia edildi. Interfaks ise, Tass'in haberini yalanlayarak Dudayev'in ölmediğini duyurdu. Interfaks, Dudayev'in sekreteri Sainudi Khasanov'a dayandırarak verdiği haberde Dudayev'in hayatta öldüğünü ve normal çalışmasını sürdürdüğünü açıkladı.”

 

Ve uluslararası bir haber ajansından: “Dudayev'in, Gekhi-cu Köyü’nde, bir telefon bağlantısı için bulunduğu ve bu sırada öldürüldüğü öne sürüldü. Itar-Tass'in haberine göre, beraberindekilerle birlikte, geçen Pazar günü, savcı Muhammed Caniyev'in evine gelen Dudayev, telefon görüşmesi için başka bir binaya geçmek üzere, buradan çıktı. Ancak o anda başlayan füze saldırısında ağır yaralanan Dudayev, aynı gece öldü. Itar-Tass ajansı bir görgü tanığının, füze saldırısı sırasında, Dudayev'in kaldığı evde üç ceset bulunduğunu, bunlardan birinin de "Moskova'dan gelen üst düzey bir yetkiliye" ait olduğunu kaydetti. Yetkilinin Dudayev'le görüşme yapmak üzere orada bulunan bir Rus olabileceği ifade ediliyor. Öte yandan, Gekhi-cu köyünün üzerinde halen Rus uçaklarının uçtuğu belirtiliyor.”

 

Öykümüz işte bu… liseyi bile “çift dikiş” zar-zor bitiren bir görevlinin, makamları tırmanmak için, tehlikeli ilişkilere girmesinin ardından, nasıl uluslararası bir oyuncağa dönüştüğünün çarpıcı,. Sarsıcı hikayesi. Devamı da var elbette. Bugün Orta Asya topraklarında Rus istihbarat şebekeleriyle can-ciğer kuzu sarması öyküleri..


Anlatalım mı?