|
Gel de sevinme şimdi. Hürriyet'in dünkü
manşetine göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığı,
askeri birliklere ve kaymakamlıklara bir
istihbarat yönergesi gönderip 'bölücü ve
yıkıcı' faaliyette bulunanlar hakkında bilgi
toplanmasını istemiş.
Benim sevinmem, izlenmesi gereken kişilerin
öteden beri beni de zıvanadan çıkaran tipler
olması. 'Ohh olsun, izlensinler de görsünler
günlerini' diye düşünmeden edemedim.
Örneğin, yönergeye göre izlenecekler
arasında 'Klu Klax'lar var. Haberi veren
gazete, bu örgütün, zencileri ateşe veren
beyaz ırkçıların 'Ku Klux Klan' örgütü
olduğu yorumunu yapıyor. Yönergeyi
hazırlayanların örgüt adını yanlış
yazmalarını anlıyorum. Ne zaman 'Ku Klux
Klan' demeye kalksam benim de dilim dolanır,
acemi horozlar gibi 'Ku Ku Ku' der dururum.
Gerçi Türkiye'de zenciler olmadığı için
henüz bu örgütün hiçbir mensubu
bulunmamaktadır, ama unutmayalım ki sayın
Başbakanımız bir ara övünerek 'Ben
Türkiye'nin zencilerindenim' demişti. Böyle
gizli zencilerimiz olduğuna göre, gizli Klan
mensupları da olabilir, bütün marifet onları
bulup çıkarmakta. Ayrıca Türkiye'de
bulamazsak gider Amerika'da izleriz, ne gam!
Çok yerinde ve zamanında hazırlanmış bir
yönerge. Örneğin azınlıklar veya kendini
azınlık gibi görenler de izlemeye alınacak:
Çerkez, Roman, Arnavut, Abaza, Boşnak...
Gerçi bunlar bir araya geldiği zaman
çoğunluğu sağlar, ama nedense kendilerini
azınlık olarak gördükleri için izlenip
fişlenmeleri yararlı olacaktır.
Yalnız küçük bir endişem var: Gerçekte
kendilerini azınlık gibi görmeyen ve
düşünmeyen bu insanları izleyip haklarında
rapor tutarsak kendi elimizle azınlık
yaratmış olmaz mıyız dersiniz? Ya bu
azınlıklarla evli olanlar ne yapacak? Gizli
gizli eşlerini izleyip haftalık raporlar
vermeleri iktiza eder mi acaba? Atlanmış
olan bu ince noktalar yönergenin boşlukları
gibime geldi.
Masonluk, internet grupları, cinsellik,
uyuşturucu, meditasyon, ruh çağırma vb.
grupları... İşte gerçek düşmanlar bunlar
olmalı.
Özellikle cinsellik grupları... Gizli gizli
ne yaptıklarını hep merak etmişimdir. Allah
bilir ne sapkınlıklarla uğraşırlar. Bu
grupların izlenmesinde gönüllü olarak
çalışmaya ve rapor düzenlemeye hazır
vatanseverlerin çok olduğunu tahmin etmek
hiç de zor değil.
En korkuncu da ruh çağıranlar ve meditasyon
yapanlardır. Bir köşeye çekilip meditasyon
yapar gibi uyuklayan insanların aklından ne
şeytanlıklar, ne hainlikler geçer,
düşünebiliyor musunuz? Böylelerini atacaksın
içeriye, bol bol meditasyon yapsınlar
bakalım.
Ruh çağırmak da öyle. Ruhlar vasıtasıyla
casusluk yapmadıkları ne malum? Gelen ruhun
milli bütünlüğümüze muhalif olmayacağının
bir garantisi mi var?
Bu yönergenin çok iyi düşünülmüş bir
istihbarat projesi olduğuna kuşku yok.
Örneğin, düşünce grupları, felsefi gruplar,
yazar ve düşünürler de izlenmesi gerekenler
arasında. Asıl yılanın başı bunlardır zaten.
Malum deyiş: Düşün düşün.. neyse gerisini
yazmayayım.
Ha bir küçük not: Bir hoca olarak, siyaset
felsefesine meraklı öğrencilerimi ihbar
etmem gerekiyor mu dersiniz? Yani vatana
ihanet olmasın diye. |