...................
...................
ŞEVARDNADZE İLE BİR AKŞAM YEMEĞİ
Zülfü Livaneli
Gazeteci, Vatan Gazetesi
                         
 
...................
 
 
Dünyanın enerji kaynaklarını teker teker ele geçiren "Yeni Dünya Düzeni" Kafkasya'ya da el attı.

Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi can damarlarının geçtiği bölgeyi yeniden biçimlendiriyor.

Gürcistan'da meclisi basan halk güçleri "kadife devrim adı altında Eduard Şevardnadze'nin görevden uzaklaşmasını sağladılar.

Ama bu işin devamı pek kadifeye benzemeyecek galiba.

Bölgeyi tanıyan ve aklı eren insanlar Gürcistan'da iç savaş çıkmasından kaygı duyuyorlar.

Benim size asıl anlatmak istediğim; şimdi görevini bırakmış olan ilginç siyasi kişilik Eduard Şevardnadze. Sovyetler Birliği'nin son Dışişleri Bakanı olan Şevardnadze ile sisli puslu bir Tiflis akşamında yemekte buluşmuştuk.

Tiflis'te bir UNESCO toplantısı yapılıyordu. Akşam yemeğinde Genel Direktörümüz Federico Mayor beni Şevardnadze'ye tanıtmıştı.

Soyadımı söyler söylemez Şevardnadze'nin ilk sorusu "Gürcü müsünüz?" oldu.

"Livane Artvin'in eski adıdır" dedim.

O akşam Şevardnadze, bilge bir devlet adamı edasıyla çok ilginç bir fikir öne sürdü.

Ona göre dünyadaki imparatorlukların dört türlü çözülüş, yok oluş biçimi vardı.

Bunlardan ilkine Roma İmparatorluğu'nu örnek gösteriyordu. Zaman içinde kaybolan, tarihe karışıp giden bir imparatorluktu bu.

İkinci model İngiliz İmparatorluğu'ydu. Planlanmış bir imparatorluk tasfiyesi söz konusuydu burada. Hangi yıl kime özerklik verileceği, kimlerin bağımsız olacağı önceden planlanıyordu.

Üçüncü model olarak Osmanlı İmparatorluğu'nu ele alıyordu Şevardnadze. "Bir gece imparatorlukta yatarsın, ertesi sabah cumhuriyet rejiminde uyanırsın!" diyordu.

Dördüncü model ise Sovyetler Birliği idi.

Şevardnadze bu "imparatorluğun" bir söz yüzünden yıkıldığı kanısındaydı.

"Glasnost" sözü telaffuz edilir edilmez, herkes "Madem ki saydamlık var, her şey mümkündür!" diyerek ortalığa fırlamıştı.

"Bunu anlayabilmek için Rus ruhunu bilmek gerekir!" diyordu.

Şimdi kendisini de böyle bir halk hareketi devirdi.

Bir imparatorluğu değil, küçük bir ülkeyi yönetiyordu. Devlet Başkanlığı'ndan ayrılmamak için çok direndi ama giderek kabaran halk dalgasına karşı koyamadı.

Televizyonda Gürcü halkının sevincini izlerken, beş altı yıl önceki o ilginç akşam yemeği aklıma geldi.