...................
...................

TÜRK MİLLETİNİN DÜŞMANLARI

Togan Yılmaztürk

Atsız Gazetesi

                         
 
...................
 
 
  • Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler içerideki düşmanlarımızdır.

  • Çerkez ve Abazalar’ı Rusların elinden kurtardık analarını Rusların altından alıp namuslarına sahip çıktık, yurt verdik ev verdik aş verdik ama onlar Büyük Adige diye yanıp tutuşuyorlar yıllardır içten içe Türk düşmanlığı yapıyorlar ne yapalım dünya halidir diye aldırış etmeyelim.

Türk Milletinin Cumhuriyet dönemindeki nadir fikir adamlarından Hüseyin Nihal Atsız’ın 4 Mayıs 1941 yılında oğlu Yağmur Atsız’a hitaben yazdığı vasiyetnamede belirttiği Türk Milletinin kadim, yakın ve yarınki düşmanları bugüne kadar zaman zaman tartışılmıştır. Kimileri dar görüşlülük demişler kimileri ırkçılık demişlerdir. Ancak dünyadaki milletler mücadelesinde bir gerçek olan bu düşmanları göz ardı etmek ise iyi niyetlilikten öte saflık olur.

 

Nedir Atsız’ın vasiyeti önce onu hatırlayalım:
 

“ Yağmur Oğlum!

Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigâr olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol.


Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. Ruslar, Çinliler, Acemler, Yunanlılar tarihi düşmanlarımızdır.


Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Romenler yeni düşmanlarımızdır. Japonlar, Afganlılar ve Amerikalılar yarınki düşmanlarımızdır. Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler içerideki düşmanlarımızdır. Bu kadar düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı. Tanrı Yardımcın olsun!”

 

Şimdi bu vasiyetnameyi okuyanların bir kısmı düşmanlık fobisi olarak görebilir, ırkçı diyebilir veya kısmen katılabilir kısmen abartma diyebilirler. Ancak sayılan bu milletlerle Türk Milletinin durumunu tahlil etmek gerekir.

 

Yahudilerin bütün milletlerin düşmanı olduğu gerçeğine katılmayabilir misiniz? Azınlık olarak bulundukları ülkelerin tamamında gizli örgütlenmeleri ile ekmeğini yediği ülkelere bunların kötülük ettikleri veya o ülkeleri istekleri doğrultusunda yönetmeye kalktıkları yalan mı?

 

Göktürklerden ve hatta Hunlardan bu yana Çinlilerin Türk Milletinin düşmanı olduğunu gizleyelim mi, görmemezlikten mi gelelim? Orhun abidelerindeki nasihatı silelim, göç destanın sebeplerini hatırlamayalım, bugüne kadar Doğu Türkistan’daki katliamları unutalım ve hatta günümüzün iktadırının yaptığı gibi Devlet Nişanıyla ödüllendirelim. Böyle daha mı iyi olur?

 

Acemlerin asırlardır Doğu ve Batı Türklüğü arasında bir hançer gibi bulunduğunu bilmiyor muyuz? 34 milyon Azeri 3 milyon civarındaki Türkmen, Kaşgay ve Halaç Türklüğüne Türkçe eğitim veren bir tek okul açılmazken 400 000 Ermeniye 12 okul açtıracak kadar dost (!), Karabağ savaşında Aras köprüsünden Ermenistan’a her türlü yardımı yapan müslüman (!) Acemleri bağrımıza basalım onlar da Nizamü’lmülk’ten bu yana yaptıkları düşmanlıklara devam etsinler ne dersiniz?

 

Yunanlıları “aramızda bir deniz kıyısında iki kardeş millet” olarak romantik duygularla görelim onlar da PKK ve diğer her türlü melaneti yapsınlar daha mı iyi olur?

 

Bulgarların yüzbinlerce Türk’ü daha bundan 15 yıl evvel evlerinden köylerinden sürdüklerini unutalım mı? 75 000 nüfuslu Kırcaali’de bugün 25 000 kişi yaşamaktadır bunları hiç görmeyelim. Almanlar’ın Orta Asya ve Kafkaslar’daki menfaatlerine karışmayalım. İtalyanlar gemilerini edip de fora gelsinler bizim yeşil Bosfor’a İstiklâl Harbindeki gibi işgal kuvveti olarak yurdumuza girsinler ne mahsuru var! İngilizler, Fransızlar yurdumuzdan koparılcak toprakları Ermenilere ve PKK’ya peşkeş çeksinler ne olacak değil mi?

 

Araplar 11 milyonluk Türk nüfusu zamanında 3 milyon Türk askerinin kanına girdi ne yapalım olur böyle şeyler mi diyelim? Sırplar, Hırvatlar Balkanlarda yaşayan Türkleri katletsinler ne olacak zaten bu Türklerin orada ne işi vardı, böyle mi düşünelim. Endülüs’ü unutalım Transilvanya’da yaşayan Hunların torunları Sekellere yapılan katilamları hiç bilmeyelim o zaman İspanyollarla, Portekizlilerle ve Romenlerle armız iyi olur.

 

Ermeniler eski dostumuzdur, Karabağ, Hocali tarihte kaldı hele hele İstikâl Harbindeki hainliklerini biz çoktan unuttuk hatta onları biz soy kırımına tabii tuttuk mu diyelim?

 

Medlerden geldiklerini kıçı kırık bir kavim olduklarını iddia eden Kürtler’in sebep olduğu 30 000 şehidimizin daha kanları bile kurumadı biz bunlardan özür dileyelim, sizleri üzdük alın nereyi istiyorsanız diyelim her halde daha güzel olur!

 

Çerkez ve Abazalar’ı Rusların elinden kurtardık analarını Rusların altından alıp namuslarına sahip çıktık, yurt verdik ev verdik aş verdik ama onlar Büyük Adige diye yanıp tutuşuyorlar yıllardır içten içe Türk düşmanlığı yapıyorlar ne yapalım dünya halidir diye aldırış etmeyelim.

 

Arnavutların biraz hürriyetlerine kavuştuklarında Sırpların bile dokunmadıkları Türkçe eğitim haklarını Türklerin ellerinden aldıklarını ise hiç bilmeyelim daha iyi olur!

 

Lezgilerin, Azerbaycan’ın kuzeyinde müstakil bir devlet kurma isteklerinden dolayı Azerbaycan’da sebep oldukları karışıkları ve ihanetlerini Ruslar aldatmıştır abisi bunlar yapmaz mı diyelim? Gürcülerin sınırlarını Samsun’dan başlattıklarını hiç öğrenmeyelim.

 

Çeçenler’in Mohaçkale’de Kumuk Türklerinin evlerini, iş yerlerini Vahabilik adına yağmaladıklarını ise dünyaya duyurmayalım. Şimdi beyler eğri oturup doğru konuşalım büyük fikir adamı Atsız’ın bu vasiyetini bütün Türk gençliğine vasiyet etmek gerekir mi gerekmez mi?

 

Bir Türk ata sözü şöyle der; “Yılan eğri akar büğrü akar, deliğine geldi mi dosdoğru akar”.
 

Hiç değilse yılanlar kadar milletimize ve ülkemize sahip çıkalım.