...................
...................

PLASTİK SANATLAR EĞİTİMCİLERİ DERNEĞİ / PSANED 

Prof. Hasan Pekmezci

Hacettepe Üniversitesi 

                         
 
...................
 

Ülkemizde toplumsal denetim açısından çok önem verilmesi gereken dernekleşme, sendikalaşma örgütlü hareketlerinin çoğu zaman bireysel eğilimler çerçevesinde biçimlenerek kedisinden beklenen görevleri gereğince yerine getirmede yetersiz kaldığı zaman zaman tartışma konusudur. Tartışma boyutu ne olursa olsun, kimi demokratik hakların bu çerçevede savunmasız kaldığı da yadsınamaz.

Örneğin son yıllarda yaşanan politik eğilimler ve çağdaş toplumsal yaşam ilkelerinde yaşanan erozyonlardan Plastik Sanatlar alanı da nasibini fazlaca almaya başlamıştır. Bu çağdışı yönelimler ve çarpıklıklara karşı Müzik Eğitimcileri Derneği gibi derneklerimiz güçlü tepkiler ortaya koyduğu halde, Plastik Sanatlar alanında sanat dernekleri, eğitim kurumları ve eğitim örgütleri gerekli tepkiyi ortaya koyamamıştır. Özellikle son yıllarda sanat alanına doğrudan pervasız saldırılar yapılmasına ve  plastik sanatlar alanını ilgilendiren pek çok toplumsal olaya rağmen güçlü-etkili-örgütlü seslerin çıktığı görülmemiştir. 

Örneğin, çağ dışı özlemcilerden bir milletvekili basın yoluyla açık açık “Güzel Sanatlar Fakültelerinde genç kızları çırılçıplak soyuyorlar, buna sanat diyorlar” diye eğitim kurumlarını doğrudan hedef gösterdiği halde, bu çirkin saldırıya karşı hiçbir eğitim kurumu, üniversite ve fakülte gerekli tepkiyi ortaya koymamıştır. Mersin’deki gibi heykellere saldırılar; Antep’teki gibi sergilere müdahaleler hep bireysel olaylarmış gibi ilgisizlikle karşılanmıştır. Oysa bunlar nabız yoklamalar ve arkasından gelecek yeni planların ön örnekleridir.

Toplumsal dinamizmi temsil eden örgütler bu tür nabız yoklama amaçlı olaylara karşı anında gerekli tepkiyi ortayla koymadıkları takdirde arkasından daha büyük kayıpların, daha büyük yıkımların geleceği unutulmamalıdır.

Önümüzdeki yıllar özgürlük adı altında toplumu çağ dışı özlemlere yöneltmenin pek çok oyunlarına sahne olacaktır.

Bu nedenle çağdaş kazanımlardan taviz vermemeye kesin kararlı tavırlara, daha etkili örgütlenmelere ihtiyaç bulunmaktadır.

İnönü’nün bir sözü her an aklımızda, gözümüzün önünde bulunmalıdır: “Bu ülkede namuslular, en az namussuzlar kadar cesur olmak zorundadır”.

Hatta namussuzlardan daha çok cesur olmak zorundadır.

Ülkemizde Plastik Sanatlar Eğitimi alanında görev üstlenen bütün eğitimcileri kapsayacak, çağdaş eğitime, çağdaş plastik sanatlar eğitimine karşı yaratılan her türlü sorunun, her türlü saldırının karşısında duracak; Türkiye’nin sesi soluğu olacak yeni bir örgütlenmeye ihtiyaç bulunmaktadır.

Bu örgütün adı:

PLASTİK SANATLAR EĞİTİMCİLERİ DERNEĞİ / PSANED’dir. 

Değerli arkadaşlarımız, 

Bu konuda zihin jimnastiği yapmanızı,

Bu konuda düşünce üretmenizi,

Önerilerinizi-eleştirilerinizi

En kısa zamanda somut sonuçlara götürecek girişimlerinizi bekliyorum.

Bu iletiyi ulaşabildiğiniz Türkiye’nin her yerindeki her kademedeki okullarda görevli-emekli bütün plastik sanatlar eğitimcilerine ulaştırmanızı diliyorum.

Bu hareket sanat alanındaki diğer hiçbir derneğin karşıtlığı değildir.

Her derneğin üyesi PSANED’de görev alabilir.

PSANED’de görev alabilmek-üye olabilmek için eğitimci olmak yeterlidir.

Sizlerden gelecek öneriler doğrultusunda en kısa zamanda kuruluş girişiminde bulunulacaktır.

Ülkemiz adına,

Gençlerimiz adına,

Çocuklarımız adına,

Torunlarımız adına gelecekte utanç duymak istemiyorsak her geçen günün büyük bir kayıp olduğu bilinci içinde hareket edelim.

Desteklerinizi bekliyorum. 
 

Sevgilerimle. 

Prof. Hasan Pekmezci
Hacettepe Üniversitesi