...................
...................

12 Mayıs 2010

Haber Merkezi

CircassianCenter

                         
 
...................
 
...................
Medvedev Türkiye'de

Rusya Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev dün akşam Türkiye'ye geldi. Görüşmelerde başta enerji olmak üzere birçok alanda çeşitli anlaşmalar imzalanacak.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ile akşam yemeğinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Gül'ün konutundaki özel yemeğe, Cumhurbaşkanı Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül ve Medvedev'in eşi Svetlana Medvedeva da katıldı.

Kremlin, Türkiye ve Rusya arasındaki enerji işbirliğinin dinamik bir şekilde geliştiğini belirterek, iki ülkenin Güney Akım, Mavi Akım 2, Samsun-Ceyhan petrol boru hattı ve Türkiye'nin ilk nükleer santralinin inşaatı gibi büyük projeleri birlikte hayata geçirmelerinin "umut verici" olduğunu açıkladı.

Kremlin Basın Merkezi'nden Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'in bugün Türkiye'ye yapacağı iki günlük resmi ziyaretle ilgili bir açıklama yapıldı. Ziyaret sırasında Medvedev'in, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşeceği belirtilerek, özellikle Gül'ün şubat 2009'daki Moskova ziyareti sırasında imzalanan Ortak Siyasi Deklarasyon temelinde iki ülke ilişkilerinin nitelik açısından stratejik ortaklığın yeni bir boyutuna ulaştığına dikkat çekildi.

Ziyaret sırasında Medvedev ve Erdoğan'ın başkanlığında ilk defa Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin toplanacağı kaydedilen açıklamada, bu yapı çerçevesinde kültürel ve insani ilişkilerin genişletilmesi ve iki ülke arasındaki dış politika koordinasyonunu güçlendirmek amacıyla iki ülke Dışişleri Bakanlıklarına bağlı Kamu Forumu'nun oluşturulacağı vurgulandı.

Ziyaret sırasında tarafların, ikili ilişkilerin hukuki zemininin güçlendirilmesi görüşmelerine öncelik vermelerinin beklendiği ifade edilen açıklamada, ziyaret sırasında ulaşım, tarım, enerji, eğitim, turizm ile güvenlik de dahil olmak üzere 20'den fazla belgenin imzalanmasının planlandığı kaydedildi.

''EN ÖNEMLİ EKONOMİK PARTNER TÜRKİYE''

Görüşmelerin odağını ticari-ekonomik ilişkilerdeki mevcut sorunların oluşturacağı belirtilen açıklamada, "Dünyadaki ekonomik krizin olumsuz etkisine rağmen Türkiye, Rusya'nın en önemli ekonomik partneri olmaya devam ediyor (2009 yılında mal dolaşımı 19,6 milyar doları buldu). Çok boyutlu Rusya-Türkiye ilişkilerinin temel yönü olarak görülen enerji dalında işbirliği dinamik şekilde gelişmekte. Özellikle, Güney Akım, Mavi Akım 2, Samsun-Ceyhan petrol boru hattı, Türkiye'nin ilk nükleer santral inşaatı gibi büyük projelerin ortak gerçekleştirilmesi umut verici" ifadesine yer verildi.

Açıklamada, karşılıklı yatırımların arttığı ve Türk şirketlerinin Rusya'daki doğrudan yatırımının 5 milyar doları geçtiği belirtilerek, "Rusya borsasında Türkiye müteahhitlik şirketleri aktif faaliyet yürütmekte. Onlarla son 10 yılda imzalanan kontratların miktarı 20 milyar doları geçti. Bizim yatırımcılar da Türk ekonomisine ve özellikle gayrimenkul sektörüne yatırım yapmaya çok ilgi gösteriyorlar" denildi.

Türkiye ve Rusya arasında altyapı, inşaat sanayi, hafif sanayi, metalurji, tarım ve askeri-teknik işbirliği alanlarında işbirliğinde büyük potansiyel bulunduğu kaydedilen açıklamada, Medvedev'in konuşma yapması beklenen iki ülke iş çevrelerinin toplantısında, iki ülke arasındaki ticari- ekonomik işbirliğinin genişletmesine ilişkin belirli konuların ele alınacağı belirtildi.

Görüşmelerin bir diğer önemli konusunu da, Rusya ile Türkiye arasındaki insani ve kültürel bağların oluşturduğu vurgulanan açıklamada, Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in 6 Ağustos 2009'da Türkiye'ye ziyareti esnasında parafe edilen eğitim, bilim, kültür, gençler değişimi ve spor dalında işbirliği programının başarılı bir şekilde uygulandığı ifade edildi.

Karşılıklı ilişkilerin güçlendirilmesinde turizmin önemli bir yer tuttuğu kaydedilen açıklamada, son yıllarda Türkiye'yi ziyaret eden Rus turist sayısında artış gözlendiği ve Rus turistlerin sayısının 2,5 milyonu geçtiği vurgulandı.

Kremlin'in açıklamasında, Medvedev'in Türkiye'deki görüşmelerinde, güncel bölgesel ve uluslararası sorunların da önemli bir yer tutacağı belirtilerek, "Bu konular arasında aşırıcılık ve terörizme karşı mücadelede işbirliği, Rus tarafının girişiminin ışığında yeni bir Avrupa güvenlik mimarisi oluşturma umutları, Kafkasya, Kıbrıs, Orta Doğu, Irak, Afganistan, Orta Asya, İran nükleer programı ve Karadeniz bölgesinde işbirliğinin geliştirilmesi bulunuyor" denildi.

(Haber: AA)
 

11 Mayıs 2010

İş adamı dernekleri: Rusya'da yatırım yapmanın tam zamanı

Rusya Federasyonu ile Türkiye İş ve Dostluk Derneği (RUTİD) Moskova temsilcisi Muharrem Kaçmaz ve Rus–Türk İş Adamları Birliği (RTİB) Başkan Yardımcısı İkbal Dürre Rusya-Türkiye ekonomik ilişkilerinde yaşanan sorunlar, iş adamlarının karşılaştığı problemler, çözüm önerileri ve Rusya pazarının gelecek perspektifi üzerine düşüncelerini açıkladı.

Moskova'da 250 üyesi ile 1996 yılından bu yana faaliyette bulunan RTİB ve toplam 400 üyesi ile 1998 yılından bu yana çalışmalarda bulunan RUTİD, Rusya'da Türk diasporasının lobi faaliyetini sürdürüyor. Düzenli bilgilendirme toplantıları düzenleyen iş adamı dernekleri, karşılaşılan hukuki sorunlar, pazar araştırması, resmi makamlarla irtibat ve diğer bir çok konuda üyelerine destek sağlıyor. İş adamı derneklerinin yöneticilerine göre, vizelerin kalkması ve diğer sağlanan kolaylıklarla birlikte Rusya'da yatırım yapmanın tam zamanı.
Yüksek kar marjlı yatırımlar hala mümkün

Krizin Rusya'da dış kaynaklı olduğuna değinen RTİB Başkan Yardımcısı Dürre, "Giderlerin kısmen azaldı. Piyasalarda önemli ölçüde toparlanma var. İyi bir piyasa çalışması yapılmasının ardından fazla zaman kaybetmeden piyasaya girmek gerekiyor. Özellikle yeni dönemde küçük ve orta ölçekli işletmelerin şansı daha yüksek." tespitinde bulundu.

Rusya'da krizin psikolojik kaynaklı olduğuna değinen Kaçmaz da, ülkenin finans, hammadde ve pazar açısından sorununun bulunmadığını söyledi. Rusya'ya yatırım için çok doğru bir zaman olduğuna değinen RUTİD Moskova temsilcisi, "Lojistik çalışmaların iyi yapılması gerekiyor. Moskova'nın dışında bölgelerde halen yüksek kar marjları mümkün. Türkiye'den bir çok şirketin Rusya'da yatırım için çalışmalarda bulunduğunu biliyoruz. Pazardaki boşluğun çok hızlı dolacağını da öngörmek gerekiyor." şeklinde konuştu.

Türkiye benzeri organize sanayi bölgeleri kuruluyor

Rusya'da 16 özel ekonomik bölge oluşturulduğunu ve buralarda gerekli altyapıların hazırlandığını ifade eden Dürre, "Bizdeki organize sanayi bölgeleri gibi çalışacak. Bu biraz da Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in enerji dışı sektörlerin geliştirilmesi projelerinin bir sonucu. Bölgelerde yerel yönetimler yatırım için gelen iş adamlarına büyük kolaylık sağlıyor. Hammadde de hayli ucuz." tespitinde bulundu. Türk iş adamına göre işçi verimliliği ve ücretler konusunda bazı sorunlar var. Özellikle yatırımcıların usta başı ya da kontrolörleri Türkiye'den getirmeleri tavsiye ediliyor.

İvanovo 100 Türk tekstil toptancısı bekliyor

Rusya'da büyük işletme mantığının egemen olduğunu, Türkiye'deki KOBİ örneğinden Rusya'nın yararlanmaya çalıştığına dikkat çeken Kaçmaz, "Sovyetler Birliği döneminde tekstil başkenti olan İvanova yeniden canlandırılıyor. Burada tekstil toptancıları için bir ticaret merkezi kuruluyor. İlk etapta 100 Türk firması için show room ve depo imkanı sağlanacak. Moskova'ya 280 kilometre mesafede. Burada işçi ve alt yapı olarak da sorun yok. RUTİD olarak bu organizasyona biz de destek sağlıyoruz. Tekstilin her çeşidine sıcak bakıyorlar. Vergiler de önemli indirimler sağlanıyor ve enerji giderleri de sıfıra yakın." bilgisini verdi.

Otomotiv yan sanayiinde büyük açık var

Rusya'nın ihracat yerine üretim bazlı yatırımları teşvik ettiğini kaydeden Dürre, iki ülke liderlerinin hedeflediği 100 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin aşılmasının mümkün olduğuna değindi. Ticaret açığının Türkiye aleyhine olduğunu ifade eden Türk iş adamı, "Tekstil, inşaat, gıda ve diğer sektörleri çeşitlendirmemiz gerekiyor. Hizmet sektörü ve otomotiv yan sanayinde büyük boşluklar var. Dev otomotiv şirketleri Rusya'da üretime başladı. Ancak yan sanayinin olmaması büyük açık. Hızlı davranarak boşluğu dolduramazsak, Güney Kore ve Çin'li firmalar hızla piyasayı ele geçirecek." hatırlatmasını yaptı.

Gümrüklerde BGH hattına kayıt yaptırılmalı

Rusya-Türkiye ekonomik ilişkilerinde gümrüklerde yaşanan sorunların aşıldığını ve Türkiye için özel Basitleştirilmiş Gümrü Hattı (BGH) açıldığını hatırlatan RTİB Başkan Yardımcısı, "Bazı sorunlar olsa da bu hattın kullanılması gerekiyor. Rusya'ya mal gönderen şirketlerin bu hatta kayıt olmalarını tavsiye ederim. Küçük ölçekli de olsa bu hatları kullanmaya başlamalıyız. Yarın Rusya 'size özel çalışma yaptık, bunu değerlendirmiyorsunuz' diyebilir." uyarısında bulundu.

Çalışma izinleri en az üç yıl olmalı

İki ülke ilişkilerinde vizelerin kalkmasının çok önemli olduğunu ve bunun ilişkilerde çok önemli yansımalarının olacağına dikkat çeken RUTİD Moskova Temsilcisi Kaçmaz, "Vizelerin kalkması iş adamlarında bir rahatlama sağlayacak. İlk temas ve piyasa araştırmaları daha kolay gerçekleşecek. Ancak özellikle çalışma izinleri ve işçi kotalarında düzenlemelerin mutlaka yapılması gerekiyor. Bir yıllık çalışma izni için üç ay uğraşmak zorunda kalınabiliniyor. Türk iş adamlarının genel beklentisi çalışma izinlerinin en az üç yıl olması yönünde. Bundan daha kısa bir sürede zaten yatırımların karşılığını görmek de mümkün değil. İşçi kotalarında kısıtlamalara gidilmesi yatırımcıları zorluyor. 2011'de çalıştıracağınız işçiler için 2010 Mayıs'ında baş vurmanız gerekiyor. Bu konuda yapılacak kolaylıklar Türk yatırımcısının Rusya pazarına girmesini teşvik edecek." ifadelerini kullandı.
 
Türk - Rus ilişkilerinde bir 'ilk'

Ankara ilk defa Rusya Cumhurbaşkanı Dimitri Medvedev'i ağırlayacak. İki günlük resmi bir ziyaret için çok sayıda Bakanın eşliğinde Salı günü Ankara'ya gelecek olan Medvedev'in ziyareti sırasında Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı yapılacak. Ankara'da ikili ilişkiler açısından bir "kilometre taşı" olarak değerlendirilen ziyaret sırasında 20'den fazla anlaşma imzalanacak. Vize muafiyeti anlaşmasına da imza atılacağını söyleyen Rus diplomatik kaynakları, nükleer santral anlaşması konusunda "büyük ihtimalle imzalanacak" dediler.

Vladimir Putin'in Cumhurbaşkanı sıfatıyla Aralık 2004'de Ankara'ya yaptığı önemli ziyaretten yaklaşık altı yıl sonra ilk defa Rusya'dan devlet başkanı düzeyinde Ankara'ya bir ziyaret gerçekleşecek.

Eşi Svetlana Medvedev ile birlikte 11-12 Mayıs tarihleri arasında Türkiye'yi ziyaret edecek olan Rus Cumhurbaşkanı'na aralarında Dışişleri, İçişleri, Enerji ve Tarım Bakanları olmak üzere, çok sayıda Bakan'ın da yer alacağı, ekonomi ağırlıklı çok üst düzey bir heyet eşlik edecek.

Rus heyetinde ayrıca bazı Rus Federal Ajansları'nın en üst düzey yöneticileri de bulunacak. Bunları arasında Federal Tarım Ajansı Başkanı ve Federal Uyuşturucu ile Mücadele Genel Müdürü'nün olacağı belirtiliyor.

Ankara'da ikili ilişkiler açısından "kilometre taşı" olarak değerlendirilen, çok önemsenen ve "çok başarılı geçmesi" arzulanan ziyaret, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün geçen yıl Şubat ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ise, Ocak ayında Moskova'ya, Başbakan Putin ise, Ağustos 2009'da Ankara'ya yaptıkları önemli ziyaretlerden sonra gerçekleşeceğine dikkat çekiliyor.

Anıt Kabri ziyaret edecek olan Rus Cumhurbaşkanı, Ankara'da Abdullah Gül'ün yanı sıra, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de görüşecek. Program ayrıca TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve işadamlarıyla görüşmeleri de içeriyor.
 
Türk-Rus dostluğunda medyaya kaçınılmaz rol

Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinde yaşadığı dönüşüm ve normalleşmenin hızlı bir şekilde komşularıyla ilişkilerine yansıdığını son birkaç yıldır açıkça görüyoruz. Bu sürecin doğal bir parçası olan ‘komşularla sıfır sorun' yaklaşımı meyvelerini veriyor. Geçmişte düşman ilan edilen komşular, artık teker teker kıymetli ortaklar haline geliyor. Dünyanın dev ekonomilerinin küresel krizden etkilendiği bir dönemde, Türkiye komşuları ile vizeleri kaldırıyor. Suriye, Ürdün, Lübnan gibi ülkelerin ardından şimdi Rusya ile vizelerin kalkması gündemde. Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in yarın başlayacak Türkiye ziyaretinde vize meselesinin sonuca bağlanması planlanıyor. Bir aylık süre ile sınırlı olsa bile vizesiz seyahat, oluşan güvenin göstergesi. Artacak ziyaret trafiğinin iki ülke ilişkilerini her yönüyle derinleştireceği şüphe götürmez.

Bir zamanlar düşman bloklarda yer alan iki ülkenin geldiği bu nokta, gelecek açısından ümit verici. Zira, 1990'lı yıllarda narenciye satışları ve bavul ticareti ile ticari ilişkiye girdiğimiz Rusya'da artık Türk inşaat fi rmaları, beyaz eşya, otomotiv ve diğer sektörlerden
birçok şirketin doğrudan yatırımları milyar dolarlarla ifade ediliyor. Yetkililer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ocak ayındaki Moskova temaslarında belirlenen ‘önümüzdeki beş yılda 100 milyar dolar toplam ticaret hacmi'nin hayal olmadığını dile getiriyor. Rusya ve Türkiye, bölgesel ve uluslararası sorunlara aynı pencereden bakabiliyor. Ortadoğu, Afganistan, İran ve Irak problemlerine benzer çözüm yaklaşımları ortaya koyuyorlar. Karadeniz havzasında ortak güvenlik, silahsızlanma ve Kafkaslar konusunda, küçük nüanslarla benzer politikalara sahip oldukları görülebiliyor.

Türkiye'nin NATO üyesi olması, Moskova'nın Ankara ile ‘karşılıklı güven' prensibine dayalı çok boyutlu ve stratejik ortaklık noktasına doğru ilerleyen ilişkiler geliştirilmesine engel teşkil etmiyor. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin resmen başladığı 3 Haziran 1920'den bu yana geçen 90 yılın özellikle son on yılında çok büyük mesafeler alınmasında

liderlerin rolü büyük. Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in ilk Rusya devlet başkanı olarak 2004'te Türkiye'ye yaptığı ziyaretin önemli bir milat olduğunu hatırlamak gerekiyor. Şimdi Rusya Devlet Başkanı Medvedev, resmi ziyaret için Türkiye'ye geliyor. Liderlerin sergilediği sıcak yaklaşım ve ortaya koyduğu iradenin bir yansıması olarak, bakanlar ve diplomatlar ziyareti verimli kılmak için yoğun çalışmalarını sürdürüyor. Sadece vizelerin kaldırılması değil, karşılıklı olarak kültür merkezlerinin kurulması, iç güvenlik, tarım, enerji ve diğer alanlarda bir dizi anlaşma imzalanacak.

Karşılıklı çıkar prensipleri çerçevesinde birbirine daha sıkı sarılan Rusya ile Türkiye'nin kurduğu sıcak ilişkilerin diğer dünya ülkelerine örnek olacağını söyleyebiliriz. Farklı alanlarda derinleşen bu yoğun ilişkinin medya boyutundan yoksun kalması düşünülemez. Basının önemli görevlerinden biri, iletişim sürecine etkin bir katkı sağlamaktır. Zaman Gazetesi, bu konudaki katkılarıyla farkını ortaya koymuş durumda.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Moskova ziyaretinde Rusya'nın önde gelen gazetelerinden İzvestiya ile hazırladığımız ortak yayının benzerini, Putin'in Ankara ziyaretinde devam ettirdik. Şimdi elinizde, Rusya'nın bir diğer önemli gazetesi Kommersant ile hazırladığımız ortak çalışma bulunuyor. Bu ortak yayının da diğerleri gibi Türk-Rus dostluğuna büyük katkı sağlayacağından şüphem yok.

Ekrem Dumanlı
Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
 
9 Mayıs törenlerinde Batılı askerler

İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nın mağlup edilmesinin yıldönümü olan 9 Mayıs Zafer Bayramı 65. yıldönümü törenlerinde, Rus ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerin yanı sıra ilk defa Amerikan, İngiliz ve Fransız askerleri de Kızıl Meydan'daki kutlamalara katıldı.

Önceki yıllarda yapılan 9 Mayıs Zafer Bayramı törenlerinde Batı ülkeleri Rusya'nın eleştirilerinin odağına yerleşirken, Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev bu yıl İngiliz ve Fransız askerlerinin de katıldığı törenlerde Batı ülkeleriyle işbirliğinin altını çizdi.

Medvedev, Kızıl Meydan'daki törenlere katılan 11 binden fazla yerli ve yabancı askere yönelik yaptığı konuşmada, "Bugün bu görkemli askeri geçitte Rusya, BDT ülkeleri ve Hitler karşıtı koalisyon ülkelerinin askerleri bulunuyor. Bizler günümüzdeki mevcut tehditlere sadece ve sadece birlikte karşı koyabiliriz" dedi.

Küresel güvenlik sorunlarının da sadece iyi komşuluk ilişkileri sayesinde çözülebileceğini ifade eden Medvedev, "Bütün dünya genelinde adalet ve refahın yerleşmesini sağlayacak küresel güvenlik sadece iyi komşuluk ilişkileri sayesinde olabilir. Bu sayede gelecek nesillerin özgür ve mutlu şekilde yaşamaları sağlanabilir" diye konuştu.

Zamanın büyük bir gücü olduğunu, ancak insan hafızasının zamandan daha büyük olduğunu kaydeden Medvedev, "Cephelerde savaşan askerleri, fabrikalarda erkeklerin yerini alan kadınları ve yaşlarının çok çok üstünde acılar çeken çocukları asla unutmayacağız. Bu savaş bizi güçlü bir ulus yaptı" ifadesini kullandı.

Kızıl Meydan'daki Zafer Bayramı törenlerinde yer alan liderler arasında Almanya Başbakanı Angela Merkel, Çin Devlet Başkanı Hu Jintao, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ve Polonya Devlet Başkan Vekili Bronislaw Komorowski de yer aldı. Daha önce törene katılacağı açıklanan Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy ve İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin ise Avrupa'daki olası mali kriz yüzünden son anda gelmekten vazgeçtikleri bildirildi.

Zafer Günü Rusya'da en önemli bayram olarak kutlanırken, bu yıl 65. yıldönümü kutlamalarına önceki yıllara kıyasla daha fazla önem verildiği ve bayram hazırlıklarının bütün televizyon kanallarında günlerce büyük yer tuttuğu dikkat çekti.

Kızıl Meydan'daki törenlerde tanklar, zırhlı personel taşıyıcıları ve Topol-M tipi kıtalararası balistik füzeler boy gösterirken, savaş uçakları ve helikopterler de Kızıl Meydan üzerinde gösteri uçuşu yaptılar. Törende ayrıca, İkinci Dünya Savaşı sırasında kullanılan T-34 tipi tanklar ve askeri birliklerin giydiği üniformalar da sergilendi.
 
İsrail Suriye ile ilişkilerini düzeltmek için Rusya'ya yöneldi

İsrail'in, Suriye ile ilişkilerini düzeltmek için arabulucu olarak Rusya'ya yöneldiği belirtildi.

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in makamından yapılan açıklamada, "Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'in, bu hafta Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a, İsrail'in mesajını iletmeyi kabul ettiği" ifade edildi.

Şimon Peres ve Medvedev, bugün, Kızıl Ordu'nun İkinci Dünya Savaşı'ndan zaferle çıkmasının 65. yıldönümü ve ''Zafer Günü'' törenleri vesilesiyle Moskova'da görüşmüştü.

Peres İsrail'in Suriye ile barış istediğini, ancak Suriye'nin Lübnan'daki Hizbullah'a silah nakliyatını durdurması gerektiğini öne sürmüştü.

(Anadolu Ajansı)