...................
...................

10 Haziran 2010

Haber Merkezi

CircassianCenter

                         
 
...................
 
...................
İslam üniversitesi 2011 de bitecek

KBC devlet başkanı Salı günü verdiği bir mülakatta cumhuriyette bir İslam üniversitesinin kurulacağını ve bunun daha laik bir İslami anlayışı yaygınlaştırmak için gerekli olduğunu ifade etti.

Arsası ve projesi hazır, fakat inşaatı henüz başlamamış olan üniversitenin yapımına yakın zamanda başlanacağını ve 2011 yılında bitirileceğini ifade eden Arsen Kanoko “bizim gençlerimiz 90’lı yıllarda Arap ülkelerine İslam dinini öğrenmek için gittiler ve militan olup geri döndüler.Çünkü biz İslam'ı bilmiyorduk ve orada onlara yanlış bilgiler aşılandı dedi.

Gençlerin evlerinde kendi dinlerini öğrenebilmeleri gerektiğine inandığını belirten Kanoko, “neden biz İslam'ı başka yerlerde öğrenelim, neden R.F bunu kendisi yapamasın” dedi.

Rusya'nın başka yerlerinde, Moskova, Kazan, Ufa ve Mohaçkale gibi şehirlerinde zaten İslam üniversitelerinin mevcut oduğunu söyleyen KBC başkanı “bizim de kendi İslam üniversitemiz olacak, ülkenin ruhani liderleri de buradan yetişecek, buna rağmen başka yerlere gidip dini eğitim almak isteyen olursa o da kendi bileceği iştir” dedi.
 
KBC günleri sonrası değerlendirme

KBC cumhurbaşkanı Arsen Kanokov, 8-9 haziran günlerinde R.F federasyon konseyinde yaptığı konuşmada “Kuzey Kafkasya federal bölgesinde bu gün olan biteni anlayabilmek için stratejik vizyon çok önemlidir” dedi.

Yeni bölgenin 2030 yılına kadar stratejik planları olması gerektiğine değinen Kanoko, ”biz diğer federal bölgelerin deneyimlerinden faydalanmak durumundayız, özellikle yeni teknolojiler,e-devlet, inovasyon teknikleri/teknolojileri konularında komşu bölgelerin deneyiminden istifade etmek gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Kanokov konuşmasının devamında “ biz şu ana kadar federal bütçeden aldığımız desteği % 50 oranında azalttık, önümüzdeki dönem için hedefimiz bu oranı % 30’a düşürmektir ve asıl amacımız da Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinin Federal bütçe için bir kara delik olduğu düşüncesini değiştirmektir” dedi.

Tarım politikalarında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini ama bunun yeterli olmadığını ifade eden KBC başkanı, cumhuriyetin Sovyetler birliği döneminde tarım üretiminde üçüncü sırada olduğunu , bu gün yine aynı seviyeleri yakalamak için çalışıldığını belirterek , “örneğin yıllık 1 milyon ton elma üretimine ulaşmayı hedefliyoruz , devletin öncülüğünde köylünün ve hissedarların ortak olduğu tarım işletmelerini faaliyete geçirmeye çalışıyoruz” dedi.

100’den fazla milliyetin yaşadığı federasyon içerisinde etnik ilişkilerde de bazı sorunlar olduğunu ve bunların çözümü için de gayret ettiklerini söyleyen Kanokov , “bizler Rusça konuşan nüfusun cumhuriyette kalmalarından yanayız ve sorunları çözmeye çalışıyoruz. Evet bazı sorunlar var ve bunlardan istifade etmek isteyenler de var fakat biz bilgi politikalarında değişikliğe gittiğimizde ve arka planda sorunların devamını isteyenlere engel olduğumuzda her şey daha iyi olacak” dedi.

Kanokovun 8-9 haziranda R.F meclisinde yapılan KBC günleri sonrasında katıldığı toplantılara meclis başkanı Anuar Çeçenov ve başbakan Aleksandr Merkulov da katıldı.
 
Adigey uyuşturucu ile mücadele ediyor

Adigey cumhuriyeti uyuşturucu kontrol hizmetleri basın bürosundan yapılan açıklamaya göre cumhuriyette son dönemde uyuşturucu kullanımının arttığı ifade edildi.

Narkotikle mücadele komisyonu başkanı Sergey Rudovski , “son dönemde Krasnodar Stavropol ve Nevenomisk şehirlerinden giren çeşitli ilaç ve ilaç hammaddelerinde artış ve bu maddelerden uyuşturucu imalatı yapıldığının tespit edildiğini, bu tür girişlerin daha çok otomobil,şehirler arası otobüsler ve banliyö taşımacılığı yolu ile küçük gruplar halinde olduğunu ifade etti.

Cumhuriyette ithal haşhaş tohumu üzerindeki kontrolün perakende pazarda bu maddenin tüketiminde önemli bir azalma sağladığını fakat buna karşın ilaç ve ilaç hammaddelerinden üretilen uyuşturucu türünün arttığını belirterek , neredeyse haşhaş, eroin ve tek doz morfin fiyatlarının eşit seviyeye geldiğini bunun da eroin kullanımında artışa neden olduğunu belirtti.

Bölgeye giren kimyasalların “kara kimyagerler” eliyle uyuşturucuya dönüştükten sonra özellikle gençlerin hedef alındığını belirtilen açıklamada, son dönem istatistiklerde Adigey’de uyuşturucu kullanımında 1.6 kat, uyuşturucudan ölüm oranlarında da 2 kat artış olduğu ifade edildi.

8 haziran günü de Adigey devlet başkanı Aslan Thakuşine başkanlığında Ermenistan uyuşturucu ile mücadele komisyonu, Krasnodar bölgesi ve R.F emniyet teşkilatı uyuşturucu mücadele bürosu başkanının katıldığı bir toplantıda bu konudaki durum ele alınmıştı.
 
Güvenlik önlemleri gözden geçirildi

Karaçay Çerkes cumhuriyetinde taşıma ve acil ulaşım alanındaki güvenlik önlemleri gözden geçirilerek bu alanda alınan tedbirler artırıldı.

Buna göre ulaşım ve demiryolu taşımacılığında günlük periyodik kontrollerin sıklaştırılması kararı alındı. Ayrıca afet ve acil durumlarda müdahale ile ilgili güvenlik talimatlarında da değişikliğe gidilerek yeniden duruma uygun talimnameler hazırlandı.

Terörle mücadele komisyonunun araçlar ve taşımacılık alanındaki güvenliği sağlamak üzere, Glonass uydu kontrol sisteminin kurulması konusunu ele aldığı toplantıda, inşaat enerji kamu hizmetleri ve benzeri kritik alanlarda taşıma güvenliği önlemlerinin artırılması ve talimatlara uymayanların cezalandırılması yönünde alınacak tedbirler görüşüldü.
 
Ticari ve ekonomik temsilcilikler açılıyor

KBC hükümetince hazırlanana bir program çerçevesinde Rusya'nın çeşitli bölgelerinde cumhuriyetin ticari ve ekonomik temsilcilikleri faaliyet gösterecek.

Bu konuda yürütülen çalışmalar sonuçlandırılarak uygulama aşamasına geçildi ve ilk etapta Saratov , Nijniy Novgorod , Ulyanovsk bölgeleri ile Mari El ve Çuvaş cumhuriyetlerinde temsilcilikler açılması çalışmalarına başlandı.

Bu temsilcilikler cumhuriyetin sanayi , tarım ve benzer ticari ürünlerinin bölgelerde tanıtılıp pazarlanması yanı sıra bölgelerde yürütülebilecek ekonomik faaliyetlerin de altyapısını hazırlayacak.
 
Türk – Rus balayı

İstanbul'daki Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı önlemler Konferansı (ÇCA) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Türkiye ile Rusya arasında her anlamda dayanışma gösterisine dönüştü.

İsrail'in kınanması dahil Türkiye'ye tam destek veren Rusya Başbakanı Putin, liderler fotoğrafının çekileceği platforma çıkabilmesi için de Erdoğan'a el verdi. Putin'in bir sözü dikkat çekti:Rus lider, Erdoğan ile birlikte düzenlediği basın toplantısına başlarken şöyle konuştu:Şunu söylemeliyim ki, Rusya ve Türkiye tüm diğer ilkelere çok güzel bir örnek veriyor.

Bu örnek, uluslararası ilişkilerde güveni nasıl tesis edilmesi gerektiğini gösteriyor. Ve hiç Kuşkusuz bu güvenin temeli, esası ilkeler arasında, devletler arasında, halklar arasında oldu, şu an var ve gelecekte de olacak.
Erdoğan'ın Çırağan Sarayında Putin'i karşılaması sırasında iki liderin birbirlerine sarılıp öpüşmeleri dikkat çekti.
Putin, İsrail'in kınanması dahil Türkiye'nin politik beklentilerini karşılayacak açıklamayı yaparken, Mavi Akım-2nin İsrail'e uzanmayacağını açıklarken, Ekonomik nedenlerle bile olsa projeye İsrail'in ihtiyaç yok derken, ekonomik
neden dışında başka nedenlerin de bulunduğunu ima etmiş oldu
 
Dünya “barış endeksi”nde Rusya ve Türkiye en sonda

Avustralya merkezli Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından hazırlanan 2010 Küresel Barış Endeksi açıklandı. Yeni Zelanda’nın en barışçı, Irak’ın en savaşçı seçildiği 149 ülkelik listede, Rusya ve Türkiye’nin yerleri hiç parlak değil. Türkiye Rusya’dan daha iyi durumda.

İşte listedeki sıralama:

Rusya 149 ülke içinde 143’üncü sırada yer alarak savaşa en çok bulaşmış 10 ülke arasında sayıldı.

Geçen yıl Rusya 136’ncı sıradaydı. 2008’de Gürcistan’la yaşanan savaş, Rusya’nın sicilinde en olumsuz
etkiyi yapan faktör olarak vurgulandı. Kuzey Kafkasya’daki terör eylemleri de önemli faktör.

Listede Türkiye 126’ncı sırada.

ABD’nin 85’inci, İngiltere’nin 31’nci sırada olduğu listede en barışçı beş ülke Yeni Zelanda, İzlanda, Japonya, Avusturya ve Norveç seçildi.

En savaşçı ülkeler ise Irak, Somali, Afganistan, Sudan, Pakistan, İsrail. Rusya, Gürcistan, Çad ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti.
 
Gürcistan, Rus S7 şirketine Tiflis-Moskova rotasında uçmaya izin verdi

Gürcistan, Rus havayolu şirketi S7'ye Moskova ve Tiflis arasında düzenli charter seferleri başlatmasına izin verdi. Böylece Gürcü havayolundan sonra bir Rus havayolu şirketi de iki başkent arasında seferlere başlamış oldu.
Gürcü Taşıma İdaresi Sözcüsü'nün yaptığı açıklamada ülkesinin Rusya ile direkt charter uçuşlarına yeşil ışık yaktığını belirtti. Sözcü, "Biz uçuşlara izin alındığını bildiren resmi bir mektup aldık, ancak uçuş tarifeleri ile ilgili henüz bilgi verilmedi" diye konuştu.

Gürcü tarafının da yazılı olarak izin verdiklerini belirten sözcü ancak iznin yalnızca charter uçuşlarını kapsadığını kaydetti.

S7'den yapılan açıklamada ise şirketin 1 Temmuz tarihine kadar 12 uçuş yapmaya izin alabildiğini belirtti.
Gürcistan'ın özel havacılık şirketi Airzena Gürcü Havayolları ise uçuşlar için Rusya'dan gerekli izni alarak 24 Mayıs'tan itibaren Tiflis ile Moskova arasında charter seferleri düzenliyor. Airzena Kasım başına kadar uçuşlarına devam edeceği ifade ediliyor.

Fakat bu anlaşmalar geçen hafta ayrılıkçı Abhazya'nın lideri Sergey Bagapş'ın Moskova ile Suhumi arasında doğrudan uçuşların Temmuz ayından itibaren başlatılacağı ile ilgili yaptığı açıklama baltalanabileceğinden endişeleniyor.

Rusya ve Gürcistan arasındaki doğrudan uçuşlar 2006 yılında dört Rus askerin ajan suçlaması ile Tiflis makamlarınca tutuklanmasının ardından kesilmişti. 2008'de kısa süreliğine açılan hat, Ağustos 2008'de yaşanan savaşın ardından yeniden askıya alınmıştı. Rusya’nın uyguladığı ambargodan Tiflis ekonomisi önemli ölçüde etkileniyor.

Tiflis, Rusya'nın ayrılıkçı bölgeler Güney Osetya ve Abhazya'nın bağımsızlıklarını tanımasının ardından bu ülke ile diplomatik ilişkilerini kesti. Eski Sovyetler Birliği ülkelerinin çatı örgütü Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan da ayrılan Tiflis'le Moskova arasındaki ilişkiler İsviçre büyükelçilikleri aracılığı ile yürütülüyor.
 
Rusya, düşen Polonya uçağında ölenlerin kredi kartlarının asker tarafından çalındığını doğruladı

Rusya Soruşturma Komisyonu düşen Polonya uçağında hayatını kaybedenlere ait kredi kartlarının bölgede görev yapan Rus askerleri tarafından çalındığını doğruladı. Katin katliamının anma törenleri için Rusya'ya gelen Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski dahil 96 kişi, 10 Nisan'da Smolensk askeri havalimanına iniş yaparken düşen uçakta feci şekilde hayatlarını kaybetmişti.

Rusya Soruşturma Komisyonu Sözcüsü Vladimir Markin yaptığı açıklamada Polonya heyetinden tarihçi Andrzej Przewoznik'e ait kredi kartının askerler S.A. Syrov, I.V. Pustovar, A.S. Pankratov ve Y.S. Sankov tarafından çalındığının tespit edildiğini söyledi. Rusya İçişleri Bakanlığı'nın ya da polis teşkilatının suçlanmasının doğru olmadığını kaydeden Rus yetkili, olaya karıştığı tespit edilen dört asker hakkında dava açıldığını belirtti. Markin'e göre hırsızlık yapanlar polis değil, asker.

Polonya hükümet sözcüsü Pawel Gras dört Rus polisinin nisan ayında düşen Polonya Cumhurbaşkanlığı’na ait uçakta kurbanlara ait kredi kartlarını çaldıklarını ve bu nedenle de tutuklandıklarını iddia etmişti. Gras’a göre 46 yaşındaki tarihçi Andrzej Przewoznik’e ait kredi kartı çalınan eşyalar arasında. İddialara göre tutuklanan rus güvenlik görevlileri kazadan bir kaç gün sonra Przewoznik’e ait kredi kartından yaklaşık 2 bin dolarlık harcama yaptı.
Rusya Savunma Bakanlığı sözcüsü Aleksey Kuznetsov da dört askerin çaldıkları kredi kartlarından yaptıkları 60 bin 345 ruble (2 bin dolar) harcamanın tarihçi Przewoznik'in ailesine ödeneceğini ifade etti. Kuznetsov askerlerin suçlarını kabul ettiklerini de belirtti.

İddiaların sonu gelmiyor

Rusya’nın Smolensk askeri havalimanına 10 Nisan’da iniş yaparken düşen Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski ile birlikte 96 kişinin ölümüne neden olan uçak kazası ile ilgili iddiaların ardı arkası kesilmiyor. Uçağın kokpitinde pilotlardan başka yetkililerin bulunduğu iddia edilirken, kara kutularla ilgili incelemeleri Rusya tamamlayarak Polonyalı yetkililere verdi. Önümüzdeki günlerde kaza nedeni ile ilgili resmi bir açıklamanın yapılması bekleniyor.

Daha önce de FSB’nin olaydan hemen sonra bölgeye geldiği ve olay yerinde bulunan NATO’ya ait gizli şifrelerin bulunduğu laptop bilgisayar, flash kartlar ve diğer belgeleri aldığı iddiaları Polonya askeri savcılığı tarafından yalanlanmıştı. Spekülasyon amaçlı üretildiği belirlenen bir kısım görüntülerde siyah elbiseler içindeki insanların uçak kazasından yaralı kurtulanları öldürdükleri iddiaları ise iki ülke resmi makamlarınca ciddiye alınmamıştı.