...................
...................

11 Eylül 2010

Haber Merkezi

CircassianCenter

                         
 
...................
 
...................

Sergey Bagapş

Geriye Dönüş Komitesi Başkanlığı görevine Zurab Adleyba atandı

Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sergey Bagapş tarafından yayınlanan kararname ile Abhazya Cumhuriyeti Geriye Dönüş Komite Başkanı Anzor Mukba görevinden alınarak başka bir göreve atandı.

Sergey Bagapş Kararnamesi’nde Geriye Dönüş Komitesi Başkanlığı görevine Devlet Komitesi Başkanı Zurab Adleyba getirildi. Zurab Adleyba , daha önce Bakanlar Kurulu Bölümü Yöneticiliği görevinde bulunuyordu. (Abhazyam.com)
 

Dmitri Medvedev

Medvedev: Demokratikleşme RF’nın gelişimi için vazgeçilemez ön koşul

RF Devlet Başkanı Dmitri Medvedev RF’nun siyasi ve ekonomik alanda gelişimi için demokratikleşmenin vazgeçilemez ön koşul olduğunu söyledi. Yaroslavl bölgesinde düzenlenen Global Policy Forum’da konuşan Medvedev, “Modernleşme sadece özgür insanlarla gerçekleştirilebilir” dedi.

RF Başbakanı Vladimir Putin’den 2008’de koltuğu devralmasından bu yana ülkenin siyasi ve ekonomik yapısının modernleşmesi için çalıştığını kaydeden RF lideri, “Modernleşme sadece özgür insanlarla gerçekleştirilebilir… hükümetten, kolluk kuvvetlerinden, muhalefetten ve yaşamdan korkanların böyle bir çalışmada yer almaları mümkün değil” tespitinde bulundu.

“Demokratik kurumların gelişmesi, modernizasyon için teşvik edici role sahip” ifadelerini kullanan Medvedev, son iki yılda bu konuda RF’nda bir kısım gelişmeler yaşandığını söyledi. Demokrasinin doğal koşulları içinde geliştiğini savunan Medvedev, mevcut durumun beş yıl öncesine göre daha iyi olduğunu belirtti.

RF için farklı siyasi sistemlerin düşünülebileceğini kaydeden Medvedev, “Örneğin parlamenter demokrasi… Kırgız dostlarımız Haziran ayında yapılan referandumda bu yolu seçti. Ancak şunu söyleyebilirim ki bu sistem hem Kırgızistan hem de RF için yıkım olabilir” ifadelerini kullandı.

Modernleşmeyi sıradan halk gerçekleştirecek

Modernleşme’nin sadece siyasetçiler ve elitler aracılığı ile gerçekleşmeyeceğini, sıradan insanların sürece dahil olması gerektiğine değinen Medvedev, “Ben sadece iPod’lu devlet başkanı ya da jet sosyetenin modernleşmeyi gerçekleştirmesini değil, halkın modernleşmeci olmasını istiyorum” dedi. Medvedev iktidar partisi Birleşik RF’ya da bu konuda önemli görevler düştüğünü hatırlattı.

RF’nun modernleşmeden başka çaresinin de olmadığına değinen Medvedev, “Bazı sonuçlar alınsa da, atılan adımların hızından memnun değiliz. Ekonomik ve siyasi yapımızın modernleşmesinden başka da çaremiz yok” uyarısında bulundu. RF lideri, modernleşmenin önünde muhalefet olmadığını, ancak bu sürecin uzun vadeli olacağını kavrayamayan bürokrasi ve iş dünyasının bir kesiminin bu gelişime engel olduğunu söyledi.

Moskova’nın 250 kilometre kuzeyinde Yaroslavl bölgesinde gerçekleşen forumda “Modern devlet: Demokrasi standartları ve verimlilik kriterleri” değerlendirildi. RF’ndan ve yurt dışından 500’den fazla uzmanın yer aldığı foruma Valdai Klup uzmanları da katıldı. (AA)
 

Barack Obama

ABD'nin düşmanı İslam değil, El Kaide

ABD Başkanı Barack Obama, "Amerika'nın düşmanı İslam değil, El Kaide ve diğer aşırı gruplardır" dedi.

Beyaz Saray'da bir basın toplantısı düzenleyen Obama, Florida'da bir rahibin Kuranı yakma girişimine ve 11 Eylül terör saldırısı sonucu yıkılan ikiz kulelerin bulunduğu bölge yakınına cami inşa etme planlarına da değindi.

"Halk, ülkenin düşmanının İslam olmadığını, El Kaide ve aşırı grupların olduğunu anımsamalıdır" diyen Obama, Amerikalıların birbirine sırtını dönemeyeceğini, korku ve endişelerinin bölünmeye yol açmasına izin veremeyeceğini ifade etti. Obama, Amerikalılara, dinsel tolerans çağrısı yaptı.

Kuran yakma girişiminde bulunan ve sonradan vazgeçtiğini açıklayan rahip konusuna da değinen Obama, böyle bir şeyin "ABD'nin dış ilişkilerinde derin bir tahribata yol açacağını" söyledi. Obama, "Herhangi bir dinin kutsal metinlerini yakabileceğimiz düşüncesi, bu ülkenin temsil ettiği değerlere de aykırıdır" dedi. "Böyle bir şey, internet çağında bizlere tüm dünyada derin zararlar verir, bu, ciddiye almamız gereken bir durumdur" diyen Obama, yurt dışındaki ABD askerlerinin hayatını da tehlikeye atacak böyle bir girişime, "başkomutan" olarak sessiz kalmasının mümkün olamayacağını bildirdi.

El Kaide terör örgütünün lideri Usame bin Ladin'in durumuna ilişkin soruları da yanıtlayan Obama, Bin Ladin'in yakalanması meselesinin hala yüksek öncelikliler arasındaki yerini koruduğunu belirterek, terör örgütü liderinin yeraltında daha da derinlere çekildiğini ifade etti.

İsrail ve Filistin arasında bu ay ABD arabuluculuğuyla başlatılan barış görüşmelerine de değinen Obama, "Görüşmelerin zorlu geçeceğini biliyorum. Ama hem Filistinliler hem de İsrailliler, bir anlaşmaya ve birbirlerine ihtiyaçları olduğunu biliyorlar" diye konuştu. Obama, taraflar arasındaki barış görüşmeleri çerçevesindeki çabalarını devam ettireceklerini, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın haftaya bölgeye gideceğini söyledi.

Bu görüşmelerde, 1 yıl içinde anlaşmaya varılarak bağımsız Filistin devletinin kurulması hedefleniyor.
 

Dmitri Medvedev

Medvedev: “ABD Avrupa güvenlik sistemi önerimizi kıskanıyor”

RF Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, ABD’den bazı çevrelerin RF’nun yeni Avrupa güvenlik sistemi önerisini kıskandıklarını iddia etti.

Yaroslavl bölgesinde düzenlenen Global Policy Forum’da konuşan Medvedev, “ABD’li meslektaşım Başkan Barack Obama bu konuyu tartışmaktan çekinmiyor. Bunu faydasız ya da zararlı olduğunu da söylemedi. Tam aksine, zaman zaman bunu konuşuyoruz” dedi.

ABD’de bir kısım çevrelerin bu konudaki öneriyi kıskandıklarını kaydeden RF lideri, “Tüm bu yaklaşımlara rağmen, gerçeklere gözümüzü açmamız gerekiyor… Bu sistem kurulmadan dünyamızın yaşaması zor. Burada birbirimize yardımcı olmalıyız.” önerisinde bulundu.

Medvedev Haziran 2008’de yeni Avrupa Güvenlik Sistemi’nin oluşturulması ile ilgili teklifte bulunmuştu. NATO ve diğer uluslararası organizasyonların da dahil olabileceği güvenlik çatısı ile ilgili öneri Aralık 2009’da gerekli mercilere iletildi.

Ancak RF’nun bu teklifi ile ilgili açıklamada bulunan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton böyle bir anlaşmanın gereksiz olduğunu söyledi. NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen de ABD’ye yakın bir değerlendirmede bulundu. (CHA)
 
 
Yabancı şirket sayısı 25 bin aştı

Türkiye'de kurulan yabancı şirket sayısı 25 bini aştı. En çok şirketi Almanlar kurarken, yabancılar, ülkemizde en fazla toptan ve perakende ticarete ilgi gösterdi.

Hazine Müsteşarlığı'ndan derlediği verilere göre, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı şirket sayısı, son 5 yılda 2 kattan fazla artış gösterdi. Ülkemizde 1954-2004 yılları arasında 8 bin 192 yabancı şirket faaliyet gösterirken bu sayı 2005 yılında 10 bin 743'e, 2006 yılında 13 bin 818'e, 2007 yılında 17 bin 348'e, 2008 yılında 20 bin 685'e, geçen yıl da 23 bin 672'e yükseldi. Yabancı şirket sayısı bu yılın Ocak-Haziran döneminde ise 25 bin 55'e çıktı.

Yabancılar an fazla toptan ve perakende ticaret sektörlerine ilgi gösterdi. Bu sektördeki yabancı şirket sayısı 7 bin 491 oldu. Ticaret sektörünü, 4 bin 311 ile imalat sanayi izledi. İmalat sanayinde yabancılar, kimyasal madde ve ürünlerin imalatı sektöründe 483 şirket kurarken, gıda ürünleri içecek ve tütün imalatında 481, tekstil ürünleri imalatında da 452 şirket kurdu.

Gayrimenkule ilgi büyük

Uluslararası şirketlerin en fazla ilgi gösterdiği bir diğer alan da 4002 şirketle gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri oldu. Yabancı şirketler bu sektörlerin dışında sırasıyla 2 bin 331 şirketle inşaat, 2 bin 172 şirketle ulaştırma haberleşme ve depolama hizmetleri, bin 294 şirketle diğer toplumsal sosyal ve kişisel hizmet faaliyetleri, 514 şirketle elektrik gaz ve su, 510 şirketle madencilik ve taş ocakçılığı, 387 şirketle tarım, avcılık ormancılık ve balıkçılık, 297 şirketle de mali aracı kuruluşlar sektörlerinde faaliyet gösterdi.

Yabancı sermayeli şirketler arasında Almanlar ilk 4 bin 256 şirket ile ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi 2 bin 256 şirketle İngilizler, bin 842 şirketle Hollandalılar, bin 308 şirketle İranlılar izledi.

Amerikalılar bin 71 şirket kurarken, Azeriler 792, Iraklılar 719, Çinliler 392, Güney Koreliler 167 şirketle ön plana çıktılar.

Yabancılar arasında en çok tercih edilen il İstanbul oldu. İstanbul'da 13 bin 613 yabancı şirket kurulurken, Antalya'ya 3 bin 97, Ankara'ya bin 685, İzmir'e bin 497, Muğla'ya ise bin 368 şirket kuruldu. Bursa'ya 494, Aydın'a 432, Mersin'e 418, Kocaeli'ne 295, Adana'ya ise 184 şirket kuruldu. (Dünya Gazetesi)