...................
...................

16 Eylül 2010

Haber Merkezi

CircassianCenter

                         
 
...................
 
...................

Nikolay Tokarev

RF Transneft Başkanı: Samsun-Ceyhan petrol boru hattı projesi durdu

RF’nda devlete ait olan petrol boru hatları tekelini elinde bulunduran Transneft Başkanı Nikolay Tokarev, Türkiye ile Samsun-Ceyhan petrol boru görüşmelerinin durduğunu ileri sürdü.

Tokarev, Reuters’a yaptığı açıklamada, Burgaz-Dedeağaç petrol boru hattının Samsun-Ceyhan petrol boru hattından daha “çekici” olduğunu savunarak, “Elbette Burgaz-Dedeağaç uygun. Bu konuda çok şey yaptık. Fizibilite çalışması hazırladık ve bu hattın inşasına bu yıl başlamış olabilirdik” dedi.

Samsun-Ceyhan petrol boru hattıyla ilgili bir çok soru işaretinin olduğunu ifade eden Tokarev, “Bunların cevaplarını bulmak çok zor. Önerilen nakliye ücretleri Boğazları kullanmak için verilen miktardan daha pahalı” ifadesini kullandı.

Başbakan Putin geçen hafta, Soçi’de düzenlenen Valday Grubu toplantısında Sinan Ogan’ın sorusu üzerine yaptığı açıklamada, “Başbakan Erdoğan’a söz verdik, Samsun-Ceyhan;ı birlikte yapacağız” demişti.

Bu arada RF haber ajanslarının çoğunda Tokarev'in Reuters;e verdiği Rus petrol sektörüne ilişkin genel habere yer verilirken, Samsun-Ceyhan ile ilgili sözlerinin olmaması dikkati çekti.

Türkiye, Samsun-Ceyhan konusunda Putin’in sözlerini temel alırken, Tokarev’in görüşmelerin durduğuna dair iddiasıyla ilgili Türk tarafına bir bilgi iletilmediği kaydedildi. (RR)
 

Aleksey Kudrin

RF özelleştirme hedefini 50 milyar dolara çıkardı

RF Maliye Bakanı Aleksey Kudrin hükümetin hazırladığı beş yıllık özelleştirme programında 50 milyar dolar gelir beklediklerini açıkladı. Rosneft, Transneft ve Sberbank gibi dev şirketlerde özelleştirme planlayan RF'nun ilk hedefi üç yılda 30 milyar dolar olarak açıklanmıştı.

Reuters'ın Moskova'da düzenlediği yatırım zirvesinde konuşan Kudrin, "Beş yıllık bir özelleştirme programı öngörüyoruz. Yıllık ortalama gelir beklentimiz de 10 milyar dolar..." dedi. Özelleştirme listesine yeni şirketlerin eklendiğini kaydeden Kudrin, listeye eklenen yeni şirketlerin isimlerini vermedi. İlk özelleştirme paketinde Rosneft, Sberbank, Transneft, RF Devlet Demiryolları Şirketi, Rushydro'nun da aralarında bulunduğu 10 stratejik şirketin hisseleri yer alıyordu.

"Özelleştirme konusunda en yüksek düzeyde çalışmalar sürüyor... Burada 2011'den başlamak üzere beş yıllık bir çalışma öngörülüyor. Hazır olursak bu yıl sonunda başlamayacağız anlamına gelmiyor..." bilgisini veren Kudrin, hükümetin özelleştirme konusunda karar aldığını, bunun çok önemli olduğunu söyledi.

Şirket yöneticilerinin karşı çıkması sonucu değiştirmez

RF petrol taşımacılık şirketi Transneft başkanı Nikolay Tokarev'in özelleştirme karşıtı açıklamalarını değerlendiren Kudrin, "Burada kararı yöneticiler değil, hükümet alıyor. Kabinede bütün üyeler özelleştirmeden yana... Bireysel olarak şirket yöneticilerinin düşüncelerinin bu karar üzerinde etkisi olacağını düşünmüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Özelleştirmenin RF ekonomisinin modernleşmesi ve reform sürecinin tamamlanması için temel dayanak olarak gördüklerini kaydeden Bakan, "Gelişen piyasaları yakalamada bu önemli bir adım olacak" tespiti yaptı. Önümüzdeki üç yılda RF'nun 4'er puan büyümesi bekleniyor. Bu rakam da ancak Çin gibi en hızlı büyüyen ekonomilerin sadece yarısına eşit. (AA)
 
 
Sovyet istihbaratı Atatürk’ün hayatını kurtarmış

Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik tarihte çeşitli suikast planlarıyla ilgili yeni bir iddia da RF’ndan geldi. RF’nda yayınlanan 'Sovyet askeri istihbaratı GRU' adlı kitapta, Atatürk’e yönelik bir suikast girişiminin Sovyet istihbaratı tarafından engellendiği iddia edildi.

Kitaba göre, Sovyet istihbaratının Bulgaristan’daki önemli ajanı, Ermeni Taşnak çetelerinin Atatürk’e yönelik suikast planından haberdar olması üzerine durumu Moskova’ya bildirir. Moskova da suikastla ilgili planları Ankara'ya ulaştırır. Rus tarihçiler Cumhuriyet'in ilk yıllarında iki ülke istihbarat teşkilatları arasında yoğun işbirliğinin olduğuna dikkat çekiyor.

Rus istihbarat yazarı Aleksandr Kolpakidi’nin kaleme aldığı “Büyük Yurt Savaşı’nda GRU” isimli kitapta, İkinci Dünya Savaşı yıllarında ve öncesinde Sovyet ajanlarının gizli faaliyetleri anlatıldı. Sovyet askeri istihbaratı GRU’nun yurtdışındaki önemli çalışma merkezlerinden biri de Bulgaristan sayılıyordu. Arşivlerden sağladığı belgelere dayanan Rus yazara göre, Bulgaristan’daki Sovyet ajanları sayesinde Atatürk’e yönelik suikast planı da önlenmiş.

Yazar Kolpakidi olayı şöyle aktarıyor: Olaylar 1923 yılında gelişiyor. GRU’nun Bulgaristan’daki en önemli ajanlarından biri de Ermeni asıllı Sarkiz Kaprielov idi. Ermeni aşırı milliyetçi Taşnak Partisi, “Batı Ermenistan” iddiaları adı altında Türkiye’nin Doğu topraklarında “Özerk Ermeni Bölgesi” oluşturulmasını arzuluyordu. Taşnaklar burada Mustafa Kemal’i en büyük engel olarak görüyordu. Onlar Atatürk öldürttükten sonra yerine geçecek yeni yönetimin Doğu’da “Batı Ermenistan Özek Bölgesi” projesine yeşil ışık yakacağına inanıyordu.

Taşnaklar Atatürk’e suikast yapmaya karar verdi. Onlar gizli ajanlarını Türkiye’ye gönderdi. Fakat suikast organizatörlerinden biri Bulgaristan’daki uzak akrabası ve aynı zamanda da GRU ajanı Kaprielov’un evinde misafir kalıyordu. Usta ajan, gizlice akrabasının ziyaret nedenini öğrenmek merakıyla kaldığı odasındaki kağıtları inceliyor. Atatürk’e suikast planından haberdar olan Sovyet ajanı hemen GRU’nun Bulgaristan “merkezine” haber veriyor, daha sonra da durum Moskova’ya aktarılıyor. Moskova da Türkiye yönetimine Taşnakların suikast planıyla ilgili uyarıda bulunuyor. Yazar Kolpakidi’ye göre, suikast planlarından haberdar olan Atatürk organizatörleri çok sert şekilde cezalandırıyor." (CHA)
 

Robert Gates

Pentagon ve Kremlin verimsiz askeri harcamalara savaş açtı

Soğuk Savaş dönemini geride bırakan RF ve ABD askeri alanda yapılan harcamaları kontrol altına almak ve modernizasyon sürecini verimli bir şekilde gerçekleştirmek için çalışmalara başladı. RF Savunma Bakanı Anatoli Serdyukov, Amerikalı meslektaşı Robert Gates'in daveti üzerine ABD'ye üç günlük bir çalışma ziyareti gerçekleştiriyor. Görüşmelerde bölgesel sorunlar, uluslararası güvenlik ve verimsiz askeri yapılanmanın modernizasyonu ele alınacak.

Gates-Serdyukov zirvesinde aşırı askeri harcamalar, verimsiz bürokrasi, savunma sanayindeki olumsuzluklar ve general sayısında yapılacak indirim müzakere edilecek. Gates Savunma Bakanlığı'nın harcamalarının kısılması için sivil memur sayısında indirim yapılması ve en az 50 general ve amiralin de görevine son verilmesini istiyor.

RF Savunma Bakanlığı basın sözcüsü İrina Kovalçuk yaptığı açıklamada, "Taraflar iki ülkede devam eden askeri reform süreçlerini değerlendirecek. İşbirliğinin artırılması için çalışmalarda bulunacak. Küresel ve bölgesel ölçekli güvenlik sorunları da Serdyukov'un gündeminde" bilgisini verdi. Serdyukov'un bugün yapılacak görüşmelerin ardından, yarın da Washington yakınlarında Annapolis'de bulunan deniz akademisinde de incelemelerde bulunması bekleniyor.

RF'nda iş hayatında başarılı bir yönetici olan Anatoli Serdyukov'un 2007'de Savunma Bakanlığı'na getirilmesi askeri çevrelerin yoğun eleştirilerine neden olmuştu. Aradan geçen sürede askeri harcamaları disipline etmeye çalışan bakan, general ve amiral sayısında önemli oranda indirime gidiyor. Serdyukov, 200'ü general ve amiral olmak üzere 200 bin askeri personelin görevine son vermek için çalışmaları sürdürüyor. Bu rakam Rus ordusunun komuta kademesinde yüzde 50'den fazla kesintiye gitmesi anlamına geliyor. RF ordusu 2016'ya kadar da 1 milyon seviyesine çekilecek. Hedef hantal ve hareket kabiliyeti düşük dev yapının daha çevik ve hareketli hale getirilmesi. RF 2020'ye kadar modernizasyon çalışmaları için 420 milyar dolar harcamayı planlıyor.

Pentagon verimliliği artırmak düşüncesi ile reform çalışmalarına öncelik verirken, Kremlin daha çok rüşvet, yolsuzluklar ve modern yeni bir askeri yapının kurulmasını da hedefliyor. Serdyukov'un çabaları generallerin büyük tepkisini çekmeye de devam ediyor. Genelkurmay başkanının Savunma Bakanı'na bağlı olduğu RF'nda bir emekli general bakanı, NATO ajanlarından daha çok Rus ordusuna zarar vermekle suçlamıştı.

Nisan ayında Moskova'yı ziyaret eden ABD Başkanı Barack Obama Rus meslektaşı Dmitri Medvedev'le nükleer silahsızlanma anlaşmaları (START) ile ilgili metni imzalamıştı. Önümüzdeki günlerde iki ülke parlamentolarından onaylanması beklenen yeni START anlaşması ile ilgili son durum da ziyarette ele alınıyor. START anlaşması iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açılmasının önemli işaretlerinden biri olarak görülürken, ABD'nin doğu Avrupa'ya yerleştirilmesi planlanan füze kalkanı ile ilgili projesini iptal etmemesi Moskova'nın tepkisine neden oluyor. RF Başbakanı Vladimir Putin, Kommersant'a verdiği röportajda batılı ülkeleri RF'na verdikleri sözü tutmamakla suçlamış ve NATO'nun doğu Avrupa ülkelerine doğru ilerlemesini 'kaba bir aldatmaca' olarak nitelendirmişti. (RR)
 
 
ABD'de sanayi üretimi yüzde 0,2 arttı

ABD'de geçen ay sanayi üretimi yüzde 0,2 oranında artış kaydetti.

ABD Merkez Bankası (Fed), sanayi üretiminin geçen ay beklentilere uygun olarak yüzde 0,2 arttığını açıkladı. Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1 olarak açıklanan sanayi üretim artışı ise yüzde 0,6 olarak revize edildi.

Sanayi üretiminin en önemli parçası fabrika üretimi ise geçen ay bir önceki aya göre yavaşlayarak yüzde 0,2 oranında artış kaydetti. Fabrika üretimi Temmuz ayında yüzde 0,7 artmıştı.

Temel tüketim maddeleri gıda, giyecek ve kağıt üretimi ise geçen ay yüzde 1'den fazla arttı. (Dünya Gazetesi)
 
 
Türk ekonomisinin mali gücü zayıf

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye ekonomisi'nin dinamizminin inkar edilemez ve olumlu olduğunu belirtirken, halen yetersiz olan vergi toplama kapasitesi nedeniyle mali gücünün zayıf olduğunu bildirdi.

Moody's, Türkiye ekonomisine ilişkin yaptığı değerlendirmede, referandum sonucunun, tek başına kredi notunu etkileyebilecek bir unsur olmadığını, Türkiye ekonomisinin ana temellerindeki gelişmelerin kredi notunu etkileyebileceğini vurguladı.

Kredi derecelendirme kuruluşu, mali güçteki zayıflamanın, borç ödeyebilme rasyosunu da olumsuz etkilediğine de dikkat çekti.

Moody's, dış kırılganlığın da, mali gücün zayıflamasında etkili olduğunu kaydetti. (AA)