Geçen hafta Boğaç beni çok etkiledi.
Fazlaca fildişi kulesinde oturuyorum hissine kapıldım. birazda
halkın arasına karışayım dedim.
|
|
|
İstanbul
sokaklarında halkla röportaj yaparken Türk basını haber
almış sürekli bizi rahatsız ettiler. Bende onlara ''çekmeyin
kardeşim'' derken çektikleri fotograf. |
Hemen bizim sekretere Boğaç'ın dönüş
biletiyle aynı uçağa yer ayırttırdım ve İstanbul sokaklarında
mikrofonumu halka uzattım ve de Çerkesler hakkında ne
düşündüklerini, bildiklerini araştırdım. Yahu amma da sevilirmişiz
Türkiye'de. Hele niye anavatana gitmiyor bizim Adigeler şimdi daha
iyi anlıyorum. O kadar çok insan konuştu ki, aslında 4-5 hafta
yayınlayacak kadar birikti ama ben sizi yormamak için sadece iki
haftalık bölümünü sizlere sunuyorum.

TÜRK HALKININ ARASINA KARIŞTIM -1
CC and CNN Report, 12
Ağustos 2010
Şıx Şamil:
Çerkes sözcüğünün anlamı hakkında ne söylersiniz?
Mefdun Dardanel: Enteresan seremonileri olan, keyiflerine son
derece düşkün kimseler. Kişnişi en iyi kullanan kişilerdir. Kendilerine
hemen kaynar kanım. En çok sevdiğim insanlar hep Çerkez çıkar, bu da
ilginçtir ayrıca genellemedir.
Şıx Şamil: Çerkez değil sevgili kardeşim Çerkes. Sonu ‘’S’’ yani…
Mesut Cancan: Tavuğuyla meşhur Çorlu’nun bir beldesi.
Adem Kartopu:
Kızları uzun saçlı, beyaz tenli, uzun boylu olur. Çok güzeldirler.
Nail Som:
Aslen tüm
Kafkas halklarının genel adıdır. Biri Kafkas kökenliyse Çerkes der
çıkarız işin içinden. Ecnebiler de Sirkasyen der…
Medeni Çokbilir:
Güzel
oldukları türkülerce de sabit.
Kız sen geldin Çerkeeeeeeeezden
Pek güüüüüüüüzelsin herkeeeeeeeezden
Annen baban işte bunu bilmezler
Kız seni beylere vermeeeeeeeezler
Şıx Şamil:
Sesiniz çok güzelmiş Medeni bey. Sayenizde çevremiz biraz açıldı.
Yalnız, Çerkez değil Çerkes. Sonu ‘’S’’ yani…
Cumali Karakul: Donsuz uyuyan cemaatten derler.
Şıx Şamil:
Uhh!
Tuğba Alkan: Valla benim annemle babam Çerkezmiş ama ben değilim.
Şıx Şamil:
Hastanede mi karıştırmışlar seni?
Tuğba Alkan: Anlamadım.
Şıx
Şamil:
Boş ver kızım! Selametle...
Serpil Yanardağ:
Yanlış tanınan halk... Türk boyu filan değillerdir. Son derece farklı ve
Ural Altay grubundan olmayan bir dile sahiplerdir. Tüm Kafkas halkları
Çerkeslerden oluşmaz. Kafkas halkları olarak literatüre giren onlarca
halk vardır ve hepsinin dillerinden, yaşayışlarına birçok farklılıkları
vardır.
Turgut Kriko:
Konuşulması
oldukça zor olan bir dile sahip millet. Türkiye dışında en çok
bulundukları ülkelerden biri Ürdün’dür. dansları ve özellikle yöresel
kıyafetleri oldukça karizma tiktir. Erkeklerde siyah uzun çizmeler ve
kalpak, siyah pantolon, beyaz gömlek üstüne siyah ceket; kadınlarda
zarif uzun bir elbise ve şeffafımsı tül geleneksel Kafkas
kıyafetlerindendir.
Orkun Beyzade: Rusça kökenli sözcük. Kafkas halklarını ayrım
gözetmeden tanımlamak için kullanılmıştır. "Kafkasyalı" olarak
Türkçeleştirebiliriz.
Makus Dağdeviren:
Efendim, kelime anlamı Circassian olup; terbiye açısından kendini aşmış
bir boydur bu. Aslen "büyüğün olduğu ortamda bacak bacak üstüne
atmamak", "sakız çiğnemenin ayıp karşılanması" gibi terimler bu boyun
icadıdır, keza en büyük edep terbiyedir. Nitekim Çerkezler ile ilgili şu
hikaye de söylenegelir:
İki arkadaş bir kızı sever ama biri önce davranır, kızı almaya ve hatta
gerdek odasına kadar girmeye muvaffak olur, fakat tam cima edecekken
farkeder ki gelin hanımda bir tatsızlık vuku bulmaktadır. Nedenini
soracak olup bir de ısrar edince anlar ki hatunun gönlü aslında obur
delikanlıdadır. Bunun üzerine kızı önüne katarak diğer gence götürerek
sağ salim ve hasarsız teslim eder ve aynı anda bıçağını çıkararak sağ
elinin serçe parmağını kesiverir, daha sonra da karizmatik bir şekilde
"bu hatunun gönlünün sende olduğunu öğrendim, tertemiz sana teslim
ediyorum ve fakat fark ettim ki sağ elimin küçük parmağı yanlışlıkla
kendisine değmiş idi, şimdi şurada kesiverdim o yüzden parmağımı" der,
ve hatta delikanlılığın asıl kitabını yazar.
Şıx Şamil:
Çerkez değil sevgili kardeşim Çerkes. Sonu ‘’S’’ yani…
Nesim Cevahri:
Milli enstrümanı kendi aralarında mızıka diye bilinen akordeondur ve
Çerkez müzikleri genelde bu enstrümana uygun bir melodi içerir, hatta
danslar da tamamıyla müziğin bu enstrümanda çalınması halinde tat verir.
Diğer durumlarda bir maymun olmak olasılığı hep vardır. Çerkes dansları
sanıldığı gibi Kars yöresi halk oyunları gibi değildir. Her ne kadar
erkeklerin folklor dansları nispeten benzerlik gösterse de kızların
dansları daha kibar, hatta dans bile denemeyecek kadar "kırıtmaktan"
uzak salınmalardan ibarettir.
Şeyhmus Metal:
Aslında milliyet olarak Türk olup olmadıkları bile tartışmaya açık
olabilecekken, kendileri kesinlikle bunu kabul etmemekte ve sıkı bir
Türk milliyetçisi tavrıyla hareket etmektedirler.
Medine Sağlık:
Güzellikleri ve terbiyelerinden olsa gerek, Çerkezler Osmanlı döneminde
en makbul ve en pahalı kölelermiş. Kilo almaktan takıntı derecesinde
korkup, çok az yeyip, düzgün duruşlarını korumak için çok rahatsız
incecik döşekler üstünde, bazen döşek möşek olmaksızın yerde yettikleri
rivayet olunur. Bu yüzden olsa gerek, ince bel için "Çerkez kızının beli
gibi" diye bir benzetme Türkçe’de yerleşmiştir.
Şıx Şamil:
Çerkez değil sevgili bacım Çerkes. Sonu ‘’S’’ yani…
Ahmet Kahraman: Güzellikleriyle ünlü kadınların ait olduğu etnik
köken. Neden: Beyaz ten; beyaz, oval bir yüz, çıkık elmacık kemikleri,
ela-yeşil, oval, iri gözler, Grek stilinde orantılı bir burun, dolgun,
biçimli dudaklar; açık kumral veya sarı renk saçlar; uzun boy, ince bel,
dolgun vücut hatları. Güzellikleriyle ünlenmeleri çok doğaldır yani.
Hamidullah Duacıoğlu: Çoğunluğunun Müslüman olması nedeniyle Türk
sanılan oysa damarlarında bir gram dahi Türk kanı bulunmayan,
kendilerine özgü bir Kafkas dili konuşan, Türklere kız vermemekle
övünen, bir dönem Türk ya da Tatar egemenliğinde yaşamış olan Karaçay
Çerkeslerini Türkçe'nin Tatarca şivesini konuşmaları nedeniyle hiç
sevmez, onları küçümser ve onlar bizden değildir dahi derler ama bu
konuyu sorarsanız, ''olur mu canım, onlar da bizim kardeşimiz'' derler.
Bence de her şeye karşın onlarda bizim kardeşlerimiz.
Keremcan Kader: Kızları güzeldir. Fakat kıymet bilmez ve
hayırsızdır o güzellerin pek çoğu.
Mehmet Alabora: Çerkes kadınları, sinirlenip gidince dönüp asla
arkalarına bakmazlar.
Cemal Kamacı: Bir Çerkes köyünde yaşlılardan biri yoldan
geçerken, onun geçmesini saygıyla beklemez ve yürüyüp gitmeye
kalkarsanız "kırooo" diye haddinizi bildirirler...
Sami Güzelses: Günümüzde Çerkeslik bayraktarlığı yapan ailelerde
bile Çerkes adetleri uygulanmamaktadır. Hani olur da Çerkes aileyle içli
dışlı olur da elinizi bir şeye sürmeye çekinmeyin diye diyorum...
Özetle; adet çok, uygulayan yoktur...
Yapılan tek şey düğün olunca oynamak ve de kaşenlik müessesinin bir
ucundan tutmaktır.
Cem Kara: Çerkeş kendinden başka bir şey değildir ve başka hiçbir
toplum Çerkeşler gibi değildir... Fransız yazar Claude Farrere Çerkeşler
için böyle demiştir. Katılırım.
Şıx Şamil: Çerkeş değil evladım Çerkes. Sonu ‘’S’’ yani…
Mahinur Çelebi: Var oldukları günden beri soyadlarına sahip
topluluktur. Bütün Çerkeslerin bir sülale ismi vardır ve isminden önce
söylenerek onun hangi sülaleden olduğu anlaşılır. 1934'deki soyadı
kanununda yine bu sülale adlarını nüfusa kaydettirmeyi başaran birçok
Çerkes sülale olmuştur. Mesela Ediz Hun'un sülalesi, bugün aynı zamanda
büyük bir kozmetik firması olmuş Hunca'dır.
Ayrıca Çerkesce'de isimden sonra eklenen 'ko' eki 'oğlu' anlamına
gelmektedir. Örneğin Aliko dediğimiz zaman Ali'nin oğulları, yani
Ali'nin sülalesini kastetmiş oluruz...
Veli Deprem: Hapishanesi olmayan tek halktır Çerkesler. Eğitim,
yaşam ve cezalandırma sistemi insanların hapsedilmesine gerek
bırakmamıştır. Bir insanın kendi toplumu tarafından dışlanması,
kendisiyle konuşulmaması, hatta selam dahi verilmemesi, onurunu her
şeyin üstünde tutan bir Çerkes için hapsedilmekten daha ağır bir ceza
olmuştur.
Devlet Bahçeli: Kendi törelerine, tarihlerine bağlı, atasını
ötesini bilen ama Türkiye’ye hiçbir zeval getirmeyen, ikilik çıkarmayan,
örnek gösterilmesi gereken, köken olarak ayrı topluluk. (Demeci veren
devlet beyle MHP Genel Başkanı Devlet beyin ilişkisi yoktur. Saece isim
benzerliğidir.) |