...................
...................
ÇERKES TEAVÜN CEMİYETİ

Elmas Zeynep Aksoy

Toplumsal Tarih, Eylül 2003

 
...................
 

Meşrutiyetin ilanının ardından, 4 teşrin-i sani 1324 (1) tarihinde Çerkez Teavün Cemiyeti (2) İstanbul’da faaliyete geçti. (3) Osmanlı ordusunun önde gelen isimlerinden Mareşal Merted Abdullah Paşa, Mareşal Berzeg Zeki Paşa, Gazi Muhammed Fazıl Paşa, general Pooh Nazmi Paşa, General Şhaplı Osman Paşa, Loh Ahmet Hamdi Paşa gibi isimlerin yanı sıra; Adige grameri üzerine ilk eseri veren aydınlardan Ahmet Cavit Therkhet Paşa, Kafkas Tarihi, Kadim Kafkasya gibi eserleri kaleme alan Met Çunatko İzzet Paşa, Tarihte Kafkasya adlı kitabın yazarı İsmail Berkok, Osmanlıdan romanın temelini atanlardan biri olan Ahmet Mithat Efendi ( Hagur ) cemiyetin aktif birer üyesiydi. (4)

Talimatnamesinin birinci maddesine göre cemiyetin kuruluş amacı, “anayasa ve danışma usulünün ve meşrutiyetin yürürlüğünün devamı, Çerkezler’in eğitim, ticaret ve tarım bakımından gelişmelerinin sağlanması ve herkesin güzel bulduğu, yasalara uygun bulunan ulusal geleneklerin korunması gibi hayırlı gayelere hizmet etmek ve merkezi İstanbul’da olmak üzere Çerkez İttihad ve Teavün Cemiyeti adıyla bir dernek kurulmuştur.” şeklinde açıklanmıştır. (5)

Doktor Vasfi Güsar’ın 1975 yılında Kafkasya Dergisi’nde yayımlamış olduğu yazısında bahsettiği üzere Çerkez Teavün Cemiyeti’nin kuruluşundaki önemli bir amaç da anayurt Kafkasya’nın bağımsız olmasıydı. Bağımsız Kafkasya demek, Osmanlı için kuzeyden gelmesi olağan saldırılara karşı geçilmez bir duvar demekti. Bu konuda daha aktif çalışılması gerektiğinin farkına varan Çerkez aydınlar, Çerkez İttihat ve Teavün Cemiyeti’nin siyasi kolu olan Şimali Kafkasya Cemiyeti’ni kurmuştur.

Çerkez Teavün Cemiyeti’nin ilk faaliyet alanı, Kafkasya’da okullar açılmasına yardımcı olmaktır. 1910 yılı başlarında Düzceli İbrahim Xızelt Kafkasya’ya gönderilen ilk öğretmen olmuştur. Gittiği yer olan Kuban bölgesinde Prenexes köyünde altı sınıflı özel bir okul açılmasına öncülük etmiştir. Okuldaki dersler Çerkezce okutuluyordu. Üçüncü sınıftan itibaren Rusça dersler veriliyordu. 1919 yılında Nuri Tsağe de, Kafkasya’ya gönderilmiştir. Nuri Tsağe, Nalçik’te bir lise bir de öğretmen okulu açmıştır. Ayrıca dernek üyelerinden Yusuf Suat Neğuç da gönderilenler arasında bulunuyordu. (6)

Çerkez Teavün Cemiyeti amaçlarını hemşerilerine ulaştırmak için Ğuaze (yol gösteren, kılavuz) adında bir gazete çıkartmaya başladı. Gazetenin ilk sayısı 2 Nisan 1911’de çıkmıştır. İmtiyaz sahibi Yusuf Suat Neğuç, müdürü ise Tevfik Talat’tır. Toplam 57 sayı yayımlanmıştır. On beş günlük ve haftalık olarak çıkartılmıştır. (7) İlk başlarda Türkçe çıkan gazete ağustos ayından sonra Türkçe ve Çerkezce çıkmaya başladı. Ğuaze sadece Türkiye’deki Çerkezlerin yayın organı değildi.Bu gazete Irak, Suriye, Mısır ve Ürdün’e de gidiyordu. Ğuaze’de kültürel, sosyal, siyasal, ekonomik alanda birçok makaleler çıkmış, anayurttan haberler verilmiştir. Ğuaze Türkiye’de yayımlanan ilk Çerkez gazetesiydi. İki yıl sürekli çıkan gazete Birinci Dünya Savaşı’nda kapandı. (8)

Teavün Cemiyeti’nin faaliyetleri arasında bulunan diğer önemli konu ise haremdeki Çerkez hanımlarıydı. 19. yüzyıl, sarayda Çerkez hanımlarının en çok olduğu dönemdi. Ve bu durum Çerkez aydınlarını rahatsız ediyor, haremdeki hanımların köylerine, ailelerine geri dönmeleri için çalışmalar yapıyorlardı. Dernek bu işi başarmak için Çerkez Deli Fuat Paşa’dan yardım istemiştir. Paşa, II. Abdülhamid’e dargın olduğundan İngiliz elçiliği müsteşarı Fiç Moris’i araya sokmuştur. Yapılan girişimler sonucunda haremdeki Çerkez kızlarının saraydan çıkartılıp ailelerinin yanlarına dönmeleri sağlanmıştır. (9) Cemiyet ayrıca Osmanlı Devleti’nde devam eden Çerkez köleliğini ortadan kaldırmak için çalışmış, Sadaret’e ve Meclis’e dilekçeler yollamıştır. (10) Bu faaliyetlerin Çerkez köleliğinin yasaklanmasında önemli katkıları olmuştur.

Cemiyet için diğer bir konu da Türkiye’deki Çerkez okullarıydı. Kafkasya’daki okulların açılması ile Çerkez Teavün Cemiyeti ilgilenmişti. Ama Türkiye’de kurulacak okullarla Çerkez Kadınları Teavün Cemiyeti ilgilenecekti. Bu cemiyet de Şimali Kafkas Cemiyeti gibi Çerkez Teavün Cemiyeti’nin bir koluydu. 1918 yılı Eylül başlangıcında kurulan cemiyetin kurucuları beş Çerkez kadındı. Bunlar Hayriye Melek Honç, Makbule Berzek, Emine Reşit Zalique, Seza Pooh ve Faika Hanım’dır. (11)

Çerkez Kadınları Teavün Cemiyeti’nin en büyük amacı, bir okul açmak ve Çerkez çocuklarının ulusal dil ve gelenekleri ile yetişmelerini sağlamaktı. O sıralarda Akaretlerde mali durumu bozulmuş, kapanmak üzere olan bir ilkokul vardı. Yapılan anlaşma ile bu okul “Çerkez Numune Okulu” (12) adı ile açılmıştır. Bu okul altı sınıflı özel bir okuldu. İlk ve ortaokul dengiydi. Okulun en önemli özelliği Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk defa Müslüman bir tebaaya ait bir okulda kız ve erkek öğrencilerin aynı çatı altında birlikte ders görmesiydi. Ayrıca 4-6 yaş öğrencileri için de bir anasınıfı konmuştu. (13) Derslerin çoğu Çerkesce’ydi. Bu okul sadece öğrenciler için değil kadınlar için de bir eğitim yeriydi. Okulun bir de dikiş hanesi vardı. Burada mali durumları yetersi olan Çerkez kadınları çalışıyordu. Okulda temel derslerin yanı sıra jimnastik ve beden eğitimi dersleri de veriliyordu. Öğrencilere polka, mazurka, kadril, vals gibi dönemin moda olan dansları öğretiliyor, ayrıca dil ve piyano kursları da veriliyordu. (14)

Öğrencilerden sadece aylık alınıyordu. Bununla kira, gerekli giderler ve birkaç yönetici ve öğretmenin maaşları karşılanıyordu. İlk ve orta okul dengi olan bu özel okulun öğrenci sayısı 150-180 arasındaydı, her sınıfta 25-30 kişi okuyordu. (15) Dersler Çerkez Teavün Cemiyeti’nin kabul ettiği Latin alfabesi ile yapılıyordu. Okulun çok güzel bir kitaplığı, tiyatro salonu ve sahnesi vardı. Erkek ve kız öğrenciler bu sahnede Çerkez ulusal kıyafetleri ile oynuyor, piyesler hazırlıyordu.

Çerkez Teavün Cemiyeti’nin yaymak istediği temel konulardan biri de Çerkesce'nin Latin alfabesi ile yazılmasıydı. Bu konuda çalışmalar yapan ilk kişi Ahmet Cavit Therkhet Paşa’dır. Ahmet Cavit Paşa’nın alfabesi 1897 yılında Arap harfleriyle basılmıştır. 1918 yılında Latin harfleriyle alfabe yapılmıştır. Hazırlanmış olan Çerkezce alfabe üç tanedir. Bunlar Çerkez Teavün Cemiyeti ve Şimali Kafkasya Cemiyeti’nin ortak çalışmaları ile hazırlanmış ve Çerkez Teavün Cemiyeti’ne bağlı tüm diğer cemiyet ve okullarda hatta Kafkasya’da kullanılmıştır. Bu alfabeler şöyledir.: Hüseyin Şami Tümer tarafından 1919 yılında hazırlanan Adige Saerf (Çerkezce dilbilgisi), 1919 yılında Blenav Batuk tarafından hazırlanmış olan Latin esaslı Adige Alfabesi ve üçüncü olarak da Beşiktaş İnan Terakki Müdürü Mustafa Butbay tarafından yine 1919 yılında hazırlanan Çerkez Abhaz Elifbası. Bu alfabelerden başka çeşitli tarihlerde yazılmış başka alfabeler de vardır. (16)

Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ile cemiyetin yayın organı olan Ğuaze kapanmış, cemiyet üyelerinin büyük bir bölümü savaşa katılmışlardır. Savaşın Kafkasya’nın bağımsızlığı açısından yararlı olabileceği düşünüldüğünden Çerkezler arasında katılım çok fazlaydı. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın yenilgisi üzerine İstanbul’a giren İngilizler, Beyoğlu’ndaki Şimali Kafkas Cemiyeti’ni kapatmıştır. (17)

Lozan Konferansı’nda tartışılan en önemli konulardan biri de “azınlık” sorunuydu. İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon ile Türk delegasyonu başkanı İsmet Paşa arasında azınlıklar hakkında uzun tartışmalar geçmiş, bu tartışmaların birinin konusunu da Çerkezler oluşturmuştur. Curzon, Çerkezlerin azınlık statüsüne konulmasında ısrar etmiş, İsmet Paşa ise “Çerkezler bizim öz kardeşimizdi. Onları Hıristiyan ve Museviler gibi bizden ayrı göremeyiz, ayıramayız” demiş ve 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile Çerkezlere azınlık statüsü tanınmamıştır. (18) Bu antlaşmadan bir ay sonra ise Çerkez Teavün Cemiyeti ile İstanbul Çerkez Kadınları Teavün Cemiyeti kapatılmıştır. Çerkez Numune Okulu ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın İstanbul Maarif Müdürlüğüne verdiği emirle 5 Eylül 1923 tarihinde kapatılmıştır.

 

Dipnotlar
1-17 Kasım 1908
2-Çerkez Teavün Cemiyeti birçok belgede Çerkez İttihat ve Teavün Cemiyeti olarak geçmektedir. Farklı gözüken bu iki cemiyet aslında aynıdır. Bkz. Sefer E. Berzeg, “Gurbetteki Kafkasya’dan Belgeler” , Ankara, 1985.
3-“Şimali Kafkasya Cemiyeti ve Şubelerine gönderdiği 1919 tarihli bir talimatname” . Kuzey Kafkasya Dergisi, sayı 69, s.12-14
4-"Çerkes Teavün Cemiyeti" , Kafkasya Dergisi, no. 47 (1975), s. 28.
5-“Şimali Kafkasya Cemiyeti ve Şubelerine gönderdiği 1919 tarihli bir talimatname” , Kuzey Kafkasya Dergisi, no. 69 , s. 12-14
6-"Çerkes Teavün Cemiyeti" , Kafkasya Dergisi, no. 47 (1975), s.28.
7-agm, s.33.
8-agm, s.33.
9-Hasan Amca, “Çerkez Kızları Saraydan Niçin Çıkarılmıştır?" Yeni Tarih Dünyası, no.1 s. 24-25
10-Zafer Gölen, "Çerkez Köleliğini Önlemeye Yönelik Faaliyetler" , Toplumsal tarih, no. 57 (1998), s. 54.
11-Vasfi Güsar "Çerkez Kadınları Teavün Cemiyeti" , Kafkasya Dergisi, no. 48 (1975), s. 21
12-Bazı yerlerde Çerkez Örnek Okulu olarak geçmiştir.
13-Vasfi Güsar, agm, s. 22.
14-agm, s. 46.
15-Vasfi Güsar, agm, s. 24.
16-Huşt Fatih İşler’in internetteki bir yazısından alınmıştır.
17-"Çerkes Teavün Cemiyeti", s. 36.
18- Vasfi Güsar, agm, s. 24.